CHP’nin hukuken değilse bile fiilen ikiye bölündüğünü hep birlikte izliyoruz. İki grup arasında medya ve sosyal medya üzerinden acımasız, “kuralsız bir savaş” devam ederken, “Biz CHP’liyiz, partimizi korumalıyız” diyenlerin sayısı da az değil.
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatının aksine, Özgür Özel de CHP Grup Başkanı sıfatıyla partisinin Meclis Grubu’nu topladı. Başta CHP’nin eski Genel Sekreteri Önder Sav ile uzun süredir yaşlılığa bağlı hastalıklar nedeniyle tedavi gören eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay olmak üzere çok sayıda milletvekili ve partili grup salonunu doldurdu. İstanbul’dan gelen çok sayıda gazeteci de CHP Grubu’nu izledi.
12 Temmuz’da kurultayın toplanması için imza veren 111 milletvekilinin büyük bir bölümü grup toplantısına katılmadı.
Bayram tatilinden sonraki ilk çalışma gününde TBMM kulisleri oldukça kalabalıktı. Uzun süredir tanıdığım, Özgür Özel’e yakın kıdemli bir CHP milletvekili ile uzun süre sohbet ettik. Söz dönüp dolaşıp yeni partiye geldi. “Atılmadığım sürece CHP’deyim. Mücadelemi parti içinde sürdüreceğim” diyen milletvekiline, Ekrem İmamoğlu’nun yeni parti kurulmasına ilişkin açıklamalarını hatırlattım.
İmamoğlu istediği yere gidebilir…
Aldığım cevabı aynen yazıyorum:
“Ekrem İmamoğlu istediği yere gidebilir. Ben 17 yaşımdan beri CHP üyesiyim. Her kademesinde görev yaptım. Partimi bırakmam.”
Medya ve sosyal medya mecralarında yürütülen “kuralsız savaşları” gündeme getirdiğimde aynı milletvekili, “Diyalog kapılarını kapatmadık. Sürekli görüşüyoruz. Açıkça söylemeliyim ki İmamoğlu tarafından seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel’e büyük baskı var” açıklamasında bulundu ve devam etti:
“Özgür Özel, baştan Kemal Kılıçdaroğlu ile uzlaşmalıydı ama o direnmeyi seçti. Kurultay bu temmuzda ya da gelecek temmuzda toplanmış, ne fark eder? Her kurultayın kazanacak ismi zaten Özgür Özel.”
İmamoğlu ihraçları önlemek istiyor
“O zaman bu acele niye?” dediğimde ise CHP milletvekili ihraç iddialarını hatırlattı. Meğer İmamoğlu, hem kendisinin hem de partideki ekibinin ihracını önlemek için yetkili kurullar oluşmadan kurultaya gidilmesi için baskı yapıyormuş.
Güvenpark’a gelenlerin çoğunluğu CHP’li değildi
Yine Özgür Özel’e yakın bir başka milletvekili, Güvenpark’ta mutlak butlana karşı vatandaşların kendiliğinden bir araya gelip Anıtkabir’e yürümesinin kendileri için moral olduğunu belirterek, “Vatandaş Özgür Özel’in yanında” dedi.
Katılanlar arasında sol örgütlerin ve bazı milliyetçi partililerin bulunduğunu da hatırlatınca şu cevabı aldım:
“Güvenpark’a gelenlerin üçte ikisi CHP’li değildi. Mutlak butlandan rahatsız olan vatandaşlardı. İtiraf etmeliyim ki kemik CHP tabanı henüz kendini göstermedi. Bizim asıl bu tabanı ikna etmemiz lazım.”
Polis müdahalesi dengeleri değiştirdi
Eskiden Kemal Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen, şimdilerde ise orta çizgide duran milletvekilleriyle de konuştum. CHP Genel Merkezi’ne polis müdahalesiyle girilmesi dengeleri değiştirmiş. Kamuoyunun ve parti örgütlerinin tepkisi bu milletvekillerini de etkilemiş.
Kılıçdaroğlu’nun “kinle hareket eden” çok dar bir ekiple çalıştığını ve milletvekillerine danışmadığını anlatan bu milletvekilleri, diğer kırılma nedenlerini şöyle sıraladı:
- “Haram para ile alındı” denilerek satışa çıkarılan araçların, Kılıçdaroğlu’nun eski makam araçları olduğunun ortaya çıkması.
- Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye FETÖ ajanlarının sızdığını açıklaması.
Bu iki başlık da parti içinde çok tepki çekmiş. Bazı milletvekilleri hem öfkeli hem de kafaları oldukça karışık.
Yeni iki parti
Milletvekillerine göre Özgür Özel ve İmamoğlu, “her ihtimale karşı” iki yedek parti kurdu. Kurultayın 12 Temmuz’da toplanması sağlanamazsa Özel ve 70 arkadaşı CHP’den istifa ederek yeni partiye katılacak.
Kılıçdaroğlu şaşırttı
Bazı CHP milletvekilleri de Kılıçdaroğlu’nun kamuoyu desteği bulamamasına oldukça şaşırmış. Bir milletvekili durumu şu sözlerle değerlendirdi:
“Çok şaşırdım. Kılıçdaroğlu’na az da olsa kamuoyu desteği bekliyordum. Ne yazık ki ne örgütlerimizde ne de Meclis Grubu’nda Kemal Kılıçdaroğlu’na destek var.”



