İmar yetkisini belediyelerden almayı planlayan CHP yönetiminin, söz dinlemeyen başkanları "İttihat ve Terakki" usulü yumruklarla hizaya getirdiği o akılalmaz kavga...TBMM'de kurulan şiddet komisyonunun 'Finlandiya gezisi' krizi Ali Öztunç'un müdahalesiyle nasıl engellendi?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 03 Mayıs 2026 Pazar - 00:01 | GDH Haber
Yeniden iyi pazarlar. Her hafta olduğu gibi bugün de hiçbir mecrada yer almayan, duvar arkasında kalmış Ankara Fısıltıları’nı sizlere aktarmaya çalışacağım. Çayınız, kahveniz hazırsa başlayalım.
İlk başlığımız CHP’den. Ama bu ne bir siyasi kulis ne de parti içindeki hiziplerin mücadelesi. Konumuz, yoldan çıkan belediye başkanları ve bir CHP yöneticisinin onları “uçan tekme” ile hizaya sokması. Şimdiden “yok artık” dediğinizi duyar gibiyim. Ama kesinlikle doğru efendim.
Biliyorsunuz, CHP’li Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın gözaltına alınmasıyla başlayan belediye operasyonları hâlâ devam ediyor. Ortaya saçılan deliller ve savcılık iddianameleriyle bazı belediyelerde yolsuzluk yapıldığını CHP yönetimi de aslında kabul ediyor.
İmar yetkisi belediyelerden alınsın
Kaynağımın aktardığı bilgiye göre, belediyelerde ortaya çıkan skandallarla bir türlü baş edemeyen CHP yönetimi bir yasa taslağı da hazırlatmış. Buna göre, “CHP iktidarında” imar yetkisi belediyelerden alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devredilecek.
Bu hazırlıkla da yetinmeyen CHP Genel Merkezi, bazı yöneticileri belediyelere göndermiş. Yöneticiler, özellikle imar konusunda dikkatli olunmasını istiyor ve başkanları sert bir tonda uyarıyor. Başkanlar bu uyarıları “tamam efendim” diyerek onaylıyor. Ancak birkaç belediye başkanı, CHP yöneticisine “Sen kimsin? Burayı ben yönetiyorum. Halk beni seçti” diyerek çıkışıp onu belediyeden kovmaya kalkmış.
Peki bu durumda ne olmuş dersiniz? CHP’li yönetici, uçan tekme ve yumruklarla belediye başkanlarını yere serdikten sonra hırsını alamamış, içeri giren korumaları da dövmüş.
Ankara’da hep şu espri yapılır: “İttihat ve Terakki Cemiyeti hâlâ CHP’de yaşıyor…” Siz ne dersiniz?
Çocuklarımızı Finlandiya’da mı arayacağız?
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta öğrencilerin evlerinden getirdiği silahlarla yaptığı saldırılar sonrası TBMM’de oy birliğiyle Meclis Araştırması açılması kabul edildi. Araştırmayı yürütecek komisyon toplandı ve divan yönetimini seçti.
Divanda bir ana muhalefet milletvekilinin ya da bir Kahramanmaraş milletvekilinin bulunması önerisi kabul edilmedi. Ancak bir milletvekilinin “Finlandiya ve İsveç’e gidip eğitim sistemlerini inceleyelim” önerisi kabul edildi.
Bu duruma itiraz eden CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, “Çocuklarımızı Finlandiya ve İsveç’te mi arayacağız? Bunu millete anlatamayız. Gazeteci olarak söylüyorum, komisyon daha çalışmaya başlamadan toplumun tepkisini çekecek. İsveç’te 70 öğrencinin öldürüldüğü katliamı nasıl hatırlamazsınız?” diyerek karara tepki gösterdi.
Yapılan yeni bir oylama ile Finlandiya ve İsveç’e gidilmesi kararı kaldırıldı.
“Adam sosyete”
Milletvekillerinin kulislerde yaptıkları esprileri ve şakaları sizlere aktarmaya devam ediyorum.
İki erkek milletvekili arkadaşlarına “Yarın sabah maça geliyor musun?” diye sordu. Milletvekili de “Tabii, geleceğim; raket yanımda” cevabını verdi. Davet sahibi milletvekilleri “Yanlış anladın, futbol maçı” karşılığını verince orada bulunan bir kadın milletvekili espriyi patlattı:
“Adam sosyete… Kayak, tenis… Bu adam futbol oynar mı?”
Tabii milletvekilleri kahkahayı bastı.
“Ben Orban’ı devirdim de geldim”
Meclisin genç milletvekillerinden CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, esprili kişiliğiyle tanınan vekillerden. Bankoğlu, gazetecilerle hal hatır sorarken gülerek, “Artık benden korksunlar” dedi.
“Neden?” diye sorduğumuzda ise şu cevabı verdi:
“Ben Macaristan’dan Orban’ı devirdim de geldim.”
Şaşkınlıkla birbirimize bakarken Bankoğlu gülerek devam etti:
“Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi adına seçimleri izlemeye gittim. Ve 13 yıllık Orban hükümeti gitti. Korksunlar benden… Şimdi 2028 yılını heyecanla bekliyoruz.”
Milletvekili seçmene ekran beğendiremiyor
Muhafazakâr bir muhalefet milletvekilini kuliste dert yanarken duyduk:
“Halk TV’ye çıkınca memleketten arıyorlar, ‘O kanalda ne işin var?’ Akit TV’ye çıkınca seçim bölgemden arıyorlar, ‘O kanalda ne işin var?’”
Allah başka dert vermesin ama gerçekten zor bir ikilem. Vekilimizin yerinde olmak istemezdim.
Divan Kapısı’na yeni kimlik
TBMM’nin dünyaca ünlü Divan Kapısı’nın önünde her gün yüzlerce kişi fotoğraf çektiriyor. Burası, Cumhurbaşkanları ve TBMM başkanlarının Genel Kurul Salonuna girdiği kapı. Kapıdan girildiğinde, birleşimi yöneten Başkanlık Divanı üyelerinin dinlenmesi ve toplantı yapması için bir oda da bulunuyor.
Sarı metalden yapılan kapının iki kanadında da 16 Türk devletini temsilen 16 üzüm salkımı yer alıyor. Üzüm salkımları aynı zamanda millî birliği sembolize ediyor.
İşte o kapının sağına TBMM’nin kurumsal logosu, soluna ise Türk bayrağı yerleştirildi. İşte o ünlü kapı…
Trump el koymadan alın
Gazeteci arkadaşımız Osman Cerit, Rusya’da bir malt içeceği görüyor. Markası “Grönland”. Üzerinde de Ruslara özgü bir espri yazıyor:
“Trump el koymadan alın…”
Bu pazar da bu kadar.
Esen kalın.
Devamını Oku
30 Nisan 2026 Perşembe - 08:30
Devamını Oku
29 Nisan 2026 Çarşamba - 06:59
Devamını Oku
26 Nisan 2026 Pazar - 00:35