İmamoğlu "sağ liberal", Özgür Özel "sol liberal" çizgide mi? DEVA ve Gelecek Partisi kökenlilerin yönetimdeki ağırlığı tabanı neden rahatsız etti? Yeni anayasa yolda mı? Parlamenter sistem mi, Yarı Başkanlık mı?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 01 Ocak 2026 Perşembe - 08:43 | GDH Haber
Yeni yılın ilk yazısında tekrar bir aradayız merhaba.
Yılbaşı soflarında belki de en çok konuşulan konu CHP’nin durumu oldu. Kimisi Ekrem İmamoğlu’nun artık unutulduğunu, ekonomi ve Terörsüz Türkiye Sürecinin gerçek gündem olduğunu dile getirdi. Kimi CHP’liler de partinin tek gündeminin İmamoğlu olmasına tepki gösterdi ve ‘’neden sadece İmamoğlu? Zeydan Karalar, Muhittin Böcek üvey evlat mı?’’ sorunu yöneltti.
Parti içinde İmamoğlu’na tepkiler giderek yükseliyor. Asgari ücretin açlık sırının altında kaldığını, çiftçi ve esnafın çok zor günlerden geçtiğini hatırlatan kıdemli bir CHP’li ‘’Partimiz çizgisinden ayrıldı. Ekonomi, insan hakları ve laiklik başta olmak üzere Cumhuriyet’in temel ilkeleri artık gündemde yok’’ serzenişinde bulundu.
‘’Partiyi Liberaller Yönetiyor’’
CHP’liler, Ekrem İmamoğlu’nun ‘’sağ liberal’’, Genel Başkan Özgür Özel’in de ‘’sol liberal çizgide’’ olduğunu düşünüyor.
“CHP’nin emekçileri” diye bilinen, çocuk yaştan itibaren CHP’de siyaset yapan gruplar da Parti Meclisi ve MYK’nın liberallerden seçilmesinden oldukça rahatsız. Özellik Deva ve Gelecek partilerinden gelenlerin parti yönetiminde görev almaları da CHP tabanını rahatsız etti. Bu duruma tepki gösteren bir CHP’linin şu değerlendirmesi oldukça ilginç: ‘’Maalesef partimizin üzerinde hala Ekrem İmamoğlu’nun vesayeti var. Parti Meclisi, MYK ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu üyelerin büyük bir bölümünü İmamoğlu belirledi. Siyasal İslamcılar, Kürtçüler, liberaller… Ne ararsan var ama Atatürkçüler, CHP’liler parti yönetiminde azınlıkta. İmamoğlu CHP’yi ANAP’a benzetti ama kötü bir ANAP.’’
Murat Emir’in Süreç Açıklaması
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir’in gazeteci Cansu Camlıbel’e yaptı açıklamada, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının Terörsüz Türkiye Sürecini ‘’enfekte’’ ettiğini söylemesi tepkilere yol açtı. Emir’in en başından bu yana çözüm sürecine, İmamoğlu’nun tutuksuz yargılanması şartını getirmesi DEM Parti’de de rahatsızlık yarattı. Murat Emir’in gazeteci Çamlıbel’in ‘’Sorum aslında şuydu; 19 Mart olmasaydı CHP’nin eli siyasi iradenin önereceği yasal çerçeveye ve diğer adımlara katkı sunma noktasında daha rahat olur muydu olmaz mıydı?’’ soruna verdiği yanıt gerçekten ilginç:
‘’19 Mart Darbesi olmasaydı bu süreç tabii ki daha kolay olurdu. Bizim elimiz de daha rahat olurdu. Toplumsal destek daha yüksek olurdu. Tabii ki bizim demokratikleşmeye, hukuk devletine bu kadar odaklanmamızın sebebi olanlardır. 19 Mart Darbesi’nin bu süreci enfekte ettiği kesin. Belediyelerimize müdahale edilmiş olmasaydı elbette ki Türkiye’de bugünkünden çok daha olumlu koşullarda bir süreç yürütme fırsatı bulunabilirdi. Çünkü demokrasi bu kadar çiğnenip yok edilmişken, hukuk devleti yerle bir olmuşken varış noktası demokratikleşme olması gereken böyle bir sürecin sahiciliği yara aldı. Biz bunu şöyle formüle ediyoruz; ‘Diyarbakır’da barış, İstanbul’da savaş’. Yaşanan, rejimin kendine yeni bir düşman tarif etmesidir. Seçmenimiz de bunu böyle görüyor. Başta Sayın İmamoğlu olmak üzere CHP’li siyasetçilerin tutukluluğunu ve bunlar üzerinden siyasi dizayn yapmayı hedefleyen saldırılar varken, iktidarın bir şekilde Kürtlerle barışacağına dönük bir samimiyet içinde olduğuna inanmıyorlar ve güvenmiyorlar. Kürtler güveniyor mu? Kimse güvenmiyor.’’
CHP İmamoğlu Davasına Hazırlanıyor
CHP bir yandan da mart ayında başlayacak Ekrem İmamoğlu davasına hazırlanıyor. Haberler doğruysa CHP İmamoğlu için 2 bin avukat görevlendirdi. Genel Başkan Özel’in de davaları İstanbul’da takip etmesi bekleniyor. Parti yönetimi, İmamoğlu iddianamesinde adı geçen parti yöneticilerinin dokunulmazlık dosyalarının gündeme alınması ihtimalini de değerlendiriyor.
Yeni Anayasa Gelir mi?
Bu yıl TBMM’de yeni sivil bir anayasanın görüşülmesi de bekleniyor. Bu konuda çeşitli iddialar var. Kimileri yeni anayasa ile yeniden parlamenter sisteme geçileceğini iddia ederken kimileri de bu sistemim yarı başkanlık modeli olacağını söylüyor.
Bu arada Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin devam edeceğini savunanların bulunduğunu da belirtmeliyim.
Devamını Oku
07 Ocak 2026 Çarşamba - 08:48
Devamını Oku
31 Aralık 2025 Çarşamba - 08:28
Devamını Oku
28 Aralık 2025 Pazar - 08:00