
Trump ve Almanya Şansölyesi Merz polemiği, Batı ittifakında tarihi bir deprem yarattı. Washington'ın cezalandırma hamlesi olarak Almanya'dan 5 bin asker çekme ve kritik hipersonik füze konuşlandırmalarını iptal etme kararı, Avrupa'nın güvenlik şemsiyesini kökünden sarsıyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:51 | GDH Haber
ABD ve Avrupa arasındaki çatlak büyüyor
ABD ile Avrupa arasındaki anlaşmazlık, derinleşerek devam ediyor. ABD Başkanı Trump ile Almanya Şansölyesi Merz arasındaki beklenmedik tartışma, çatlağın derinleştiğini ve anlaşmazlığın çözümü için lider diplomasisinden uzak olunduğunu bir kez daha gösterdi. ABD ile Almanya arasındaki sert tartışama şaşırtıcıydı çünkü Almanya ABD’nin savunma harcamalarının artması ve Avrupa’nın savunma inisiyatifinin artması talebine en yakın dönüşümü sergileyen ülkeydi.
Financial Times’ın verdiği bilgiye göre daha birkaç hafta önce Almanya’nın Avrupa savunmasında özel rol oynamayı taahhüt ettiği savunma stratejisi, Pentagon'un politika şefi Elbridge Colby tarafından onaylanmıştı. Peki bu arada ne oldu da, ABD ile Avrupa arasındaki çatlak Almanya üzerinden derinleşti? Geçtiğimiz günlerde GDH’da “ABD İran’la Savaşırken Müttefikleriyle de Çatışıyor” başlıklı yazımızda (https://share.google/KjQt8umWKHFvu6JLE) bu konuyu tartışmıştık.
Almanya Şansölyesi Merz, Trump’ın açtığı yoldan giderek ABD’yi stratejisiz bir şekilde İran ile savaşa girmek ve İran Devrim Muhafızları karşısında aşağılanmakla yaftalamıştı. Merz bu tür savaşların Afganistan gibi uzayabileceğini ve savaştan çıkmayı bilmek gerektiğini vurgulamıştı. ABD’nin savaşa girerken müttefiklerine sormadığını ve şimdi de yardım istediğini, savaşın Avrupa ve Almanya ekonomisine çok olumsuz etkileri olduğunu ve biran önce bitmesi gerektiğini söylemişti. ABD Başkanı Trump beklenebileceği gibi Merz’e sert bir cevap verdi ve Merz’in İran’ın nükleer silaha sahip olmasının yaratabileceği güvenlik riskini anlayamadığını söyledi. Merz daha sonra tartışmayı yumuşatacak açıklamalar yapmış olsa da, bu tartışmayı başlatarak Trump’ı kızdırmak dışında ne sonuç almayı beklediği anlaşılamadı.
Sadece bu tartışma dahi sadece ABD’nin değil Avrupa’nın da bizdeki ifadesiyle “kaht-ı rical” (devlet adamı kıtlığı) sıkıntısı yaşadığını bir kez daha göstermiş oldu. Tartışma sözde kalmadı ve ABD, Almanya’daki 80.000 askerinden 5000’ini çekme ve daha da önemlisi özel uzun menzilli taarruz taburunun konuşlandırılmasını iptal etme kararı aldı. Pentagon bu kararın açıklanmayan bir değerlendirme raporuna dayandığını açıklasa da, herkes bu kararların Merz-Trump tartışmasının bir devamı olarak ABD’nin Almanya’yı cezalandırması olduğunu düşünüyor.
Asker çekme ve bilhassa karadan fırlatılan Tomahawk seyir füzeleri ve deneysel hipersonik füzelerle donatılmış planlanan bir görev gücünün konuşlanma kararının iptal edilmesi, Avrupa savunması için ciddi endişe kaynağı. Tarafların anlaşmasıyla bir plana dayanmadan ve Avrupa’da ciddi savunma eksikliği yaratacak şekilde siyasi polemiğin devamı olarak cezalandırılma amacıyla bu tür kararlara alabilmeleri, meselenin vahimleştiğini ortaya koyuyor. Ukrayna ve İran savaşlarını 1000 milden uzun füze ve insansız hava araçlarının önemini gösterdiği bu günlerde, fevri bir şekilde böyle önemli kararın alınabiliyor olması Avrupa’nın ABD’ye güvenini temelden sarsacaktır. Bu kriz, ABD ve Avrupa arasındaki çatlağın ve aradaki güven kaybının büyüklüğünü yeniden gösterdi. Bu tür kararların savunma dışında çok ciddi ekonomik etkileri de olacaktır. 5000 ABD askerinin çekilmesiyle Almanya’daki bir yerleşim yerinin bütün ekonomisi yeniden düzenlenmek mecburiyetinde kalınacaktır. Asker çekilen bir ilçenin ötesinde savunma sektörünün yeniden planlanmasının bütün ülke ve hatta kıta ekonomisindeki etkilerini düşünmek de icabediyor.
Finacial Times yayın kurulu 7 Mayıs 2026 tarihli “Amerika Birleşik Devletleri, Avrupalı Müttefiklerine Bir Savunma Yol Haritası Borçludur” ( https://www.ft.com/content/accfaf82-1dae-4493-bc78-72c795172140?syn-25a6b1a6=1 ) başlıklı yazısında adeta bir “boşanmaya” giden ABD-Avrupa ilişkilerinin, “anlaşmalı boşanma” şeklinde olması ve ABD’nin Avrupa için bir yol haritası sunması gerektiğini vurguluyor:
“İster bir misilleme eylemi isterse de plansız bir güç geri çekme olsun, ABD'nin bu kararı, NATO'nun ihtiyaç duyduğu dikkatlice koordine edilmiş yük paylaşımından daha da uzaklaştırıyor. Amerika Birleşik Devletleri, güçlerini ve yeteneklerini nasıl geri çekmeyi planladığına ve Avrupalı müttefiklerinin ne zaman ve nasıl devreye girmesi gerektiğine dair Avrupa'ya bir yol haritası sunmakla yükümlüdür. Avrupalılar bu günlerde Washington ile yapılacak herhangi bir anlaşmaya pek güven duymayabilirler, ancak bu en azından onları harekete geçirmeye ve uzun menzilli füzeler, istihbarat, gözetleme, keşif, hava savunması ve Avrupa'nın ABD'ye aşırı bağımlı olduğu diğer yeteneklerin -tercihen ortaklaşa- tedarikini hızlandırmaya yardımcı olacaktır. Avrupalılar, ABD'nin Avrupa'da aktif kalacağını varsayan NATO savunma planlarına göre yeniden silahlanıyorlar. Bu planlar zaten güncelliğini yitirmiş durumda.”
Almanya Başbakanı Merz bir süre önce Avrupa’nın Pax Amerika’nın güvenli ikliminden uzaklaşacağı uyarısını yapmıştı; son kriz Merz’in dahi tahmin edemeyeceği bir hızla Avrupa’nın ABD barışından uzaklaşableceğini göstermiş oldu. Bu krizin, Avrupa’nın içindeki dengelerle beraber Türkiye dahil Avrupa’nın bütün etrafını ve dünyadaki jeopolitik dengeleri etkileyebileceği açıktır. Almanya’nın yeniden silahlanması ise şimdiden tarihçi Lianna Fix’in “Alman Gücünün Tehlikeleri” başlıklı yazısında olduğu gibi tarihin derin dondurucusundan endişelerin çıkmasına yol açabilir… Almanya’nın silahlanması beklendiğinin aksine Avrupa’nın bütünleşmesi yerine, Avrupa içindeki tarihi anlaşmazlıkların tazelenmesine ve ayrışmaya yol açabilir…
Devamını Oku
08 Mayıs 2026 Cuma - 08:30
Devamını Oku
05 Mayıs 2026 Salı - 09:07
Devamını Oku
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:44