20°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

text
text

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Uzay

Tarih

Pozitif

Teknofest

Yaşam

İnfografik

Podcast

Seçim

Galeri

Televizyon

Biyografi

Canlı Gelişmeler

Eğitim

‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌

GDH, dünya gündemini yakından takip eden haber platformu.

Gizlilik politikamızı okuyun.

Ana SayfaCanlı GelişmelerHava DurumuGazete ManşetleriİnfografikPodcastGaleriGündemDünyaYerel Haberler
EkonomiSavunmaTeknolojiSporKültür & SanatTarihSağlıkYaşamEğitimYakın Plan
YazarlarCuma HutbeleriDeprem HaritasıBiyografiUzayPozitifTeknofestTelevizyonSeçim
Hakkımızdaİletişim BilgileriKünyeReklam ve İş BirliğiBize Haber GönderGizlilik PolitikasıKullanım KoşullarıÇerez PolitikasıSosyal MedyaKariyer
© 2026 gdh.digital
Bizi Takip Edin:
HEMEN İNDİR
App Store
HEMEN İNDİR
Google Play
20°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

text
text

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Uzay

Tarih

Pozitif

Teknofest

Yaşam

İnfografik

Podcast

Seçim

Galeri

Televizyon

Biyografi

Canlı Gelişmeler

Eğitim

‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
  • GDH
  • Yazarlar
  • Yusuf Alabarda
  • SAHA EXPO 2026 ve Türk modelinin küresel yürüyüşü
Yusuf Alabarda
Yusuf Alabarda

[email protected]

Sosyal Medya Hesapları:

Sosyal Medya Hesapları:

SAHA EXPO 2026 ve Türk modelinin küresel yürüyüşü

1700’den fazla firmanın katılımı, 8 milyar dolarlık devasa bir iş hacmi hedefi ve dünyanın dört bir yanından gelen askeri delegasyonlar SAHA’da boy gösteriyor. Bu tablo, artık Türkiye’nin savunma sanayiinde bir pazar değil, bir merkez olduğunu da dosta düşmana kanıtı.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 08 Mayıs 2026 Cuma - 08:37 | GDH Haber

editor avatar
Yusuf Alabarda

Yazar

Abone Ol

Google News Logo
NSosyal Logo
NSosyal Logo

İstanbul’da teknolojinin ve stratejinin buluştuğu SAHA EXPO 2026, sadece bir fuar organizasyonu olarak değil, Türkiye’nin son yirmi yılda yazdığı endüstriyel gelişimin zirvesi olarak kapılarını açtı. 1700’den fazla firmanın katılımı, 8 milyar dolarlık devasa bir iş hacmi hedefi ve dünyanın dört bir yanından gelen askeri delegasyonlar SAHA’da üç gündür boy gösteriyor.

Bu tablo, artık Türkiye’nin savunma sanayiinde bir pazar değil, bir merkez olduğunu da dosta düşmana gösteriyor.

Yerelden Küresele: SAHA’nın Dönüşümü

SAHA EXPO’nun serüveni, aslında Türk savunma sanayiinin gelişim grafiğinin bir özeti niteliğindedir. 2018 yılında ilk kez sahne alan SAHA İstanbul, bugün Avrupa’nın en büyük sanayi kümelenmesi haline gelmiş durumda. İlk yıllarında daha çok KOBİ ölçekli firmaların bir araya gelerek ekosistem oluşturma çabası olarak görülen bu yapı, 2026 yılına gelindiğinde dev teknoloji holdinglerinin, üniversitelerin ve uluslararası devlerin boy ölçüştüğü bir arenaya dönüştü.

Yapamazsınız, olmaz denilen bir ortamda azim ve kararlılıkla bu husus ortaya koyuldu.

Fuarın bu yılki büyüklüğü, geçmiş yıllarla kıyaslandığında geometrik bir artış gösteriyor. Önceki yıllarda katılımcı sayıları ve imzalanan sözleşmeler, 2026’daki 1700 firma ve 8 milyar dolarlık hedef ile kıyaslandığında, Türkiye’nin bu alandaki ihracat odaklı büyüme stratejisinin ne kadar isabetli olduğunu kanıtlıyor. 

Artık sadece milli değil, uluslararası standartları belirleyen bir yapıya dönüştüğümüzü söylersek hata etmiş olmayız.

Muharebe Alanının Yeni Efendileri

SAHA EXPO 2026’nın şüphesiz en çok konuşulan ismi, insansız hava araçları (İHA) teknolojisinde dünyada bir marka haline gelen Baykar grubu oldu. Firmanın bu fuarda lansmanını yaptığı üç yeni sistem, modern savaş konseptlerini kökten değiştirecek özelliklere sahip:

  • Sivrisinek: Şehir savaşları ve nokta operasyonlar için tasarlanmış, düşük radar kesit alanına sahip mikro-İHA. Sürü teknolojisiyle entegre çalışabilen bu sistem, düşman hava savunmasını felç etmek için birebir çözüm.
  • Mızrak: Yüksek irtifa, uzun menzil ve taşıdığı mühimmat kapasitesiyle stratejik bir güç çarpanı olacağı şimdiden kesin bir silah. Geleneksel hava kuvvetlerinin riskli gördüğü operasyonlarda, gelişmiş radar sistemlerini aşabilen yapısıyla doygunluk da oluşturabilecek bir sistem.
  • K2 Kamikaze Dron: Hedefini bulduğunda geri dönüşü olmayan, yüksek infilak gücüne sahip ve yapay zekâ destekli hedef takibi yapan ve 2000 kilometrelik menziliyle çok önemli bir silah. Modern muharebe sahasında ucuz ama ölümcül olmanın tanımını bu sistem ile yeniden yapılıyor.

Bu üç sistem, Ukrayna’dan Karabağ’a, Libya’dan Suriye’ye kadar sahada test edilen Türk İHA doktrininin, yapay zekâ ve otonomi ile nasıl bir sonraki seviyeye taşındığını gösteriyor.

SAHA 2026 ve Dört Temel Sütun: İnsansız Sistemler, Hava Savunma Sistemleri, Zırhlı Araçlar ve Elektronik Harp

Fuarın genel mimarisine bakıldığında, fuardaki firmaların dört ana sütun üzerinde ürünler üreterek SAHA’ya taşıdıklarını söyleyebiliriz.

İnsansız Sistemler: 

Sadece havada değil, karada (İKA) ve denizde (İDA) de insansız araçların hüküm sürdüğü bir dönemdeyiz. Fuarda sergilenen insansız sistemlerin çokluğu, günümüz muharebelerinde yeni paradigmanın ne olduğu konusunda da bizlere yeterli veri sağlıyor.

Hava Savunma Sistemleri: 

Türkiye’nin "Çelik Kubbe" projesinin bileşenleri olan SİPER, HİSAR ve KORKUT sistemlerinin yanı sıra alçak irtifa hava savunması için geliştirilen lazer silahları, geleceğin tehditlerine (dron saldırılarına) karşı en etkili çözüm olarak sunuluyor.

Yeni Nesil Zırhlı Araçlar: 

FNSS, BMC, Otokar gibi devlerin sergilediği araçlar artık sadece zırhlı bir kutu değil, her biri birer mobil veri merkezi, elektronik harp istasyonu ve insansız araç kumanda merkezi. Hibrit motor seçenekleri ve modüler zırh yapıları, Türk zırhlılarının dünya pazarındaki pazar payını neden sürekli artırdığını açıklıyor.

Elektronik Harp (E/H): 

ASELSAN’ın başını çektiği E/H unsurları, fuarın görünmez kahramanları. 

Düşman radarlarını kör eden, haberleşmesini kesen ve akıllı mühimmatları saptıran bu sistemler, Türk ordusunun sahada önce dijital üstünlüğü kurma vizyonunun bir parçası.

Verilerle Türk Savunma Sanayii

Dünyanın Türkiye’yi neden bu kadar yakından izlediğini anlamak için rakamlara bakmak yeterli. 2000’li yılların başında savunma ihtiyaçlarının %80’ini ithal eden bir ülke, bugün 180’den fazla ülkeye savunma sanayii ürünü ihraç eder hale geldi.

  • İhracat Rekoru: 2025 yılını 10 milyar doların üzerinde bir ihracat rakamıyla kapatan Türkiye 2026 için çok daha yüksek rakamları hedefliyor. Sadece tek bir fuar kapsamında 8 milyar dolarlık sözleşmesinin imzalanması ihracata direkt bir etkisi olmasa da katkı sunacağı aşikâr. 
  • Ar-Ge Yatırımı: Türkiye, GSYH içindeki Ar-Ge payını artırırken, bu payın en büyük dilimini savunma teknolojileri alıyor. Bu da kopya teknolojiden özgün tasarıma geçişin anahtarı olmuş durumda.
  • Ekosistem Gücü: SAHA İstanbul bünyesindeki 1000'den fazla firmanın yarattığı yerlilik oranı, stratejik parçalarda (motor, optik sistemler, mikroçipler) %80'leri aşmış durumda.

Bir Endüstriden Daha Fazlası

SAHA EXPO 2026, Türkiye için sadece bir satış platformu değil. 

Bu fuar, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık iddiasının ve Türkiye Yüzyılı vizyonunun somutlaşmış halidir.

Dünya bugün savunma sanayiinde "Türk Modeli"ni konuşuyor dersek mübalağa etmiş sayılmayız.

Türk savunma sanayisi hızlı karar alan, sahadaki ihtiyacı anında teknolojiye dönüştüren ve en önemlisi "maliyet-etkin" çözümler sunan bir yapı. SAHA EXPO’dan yükselecek olan  milyar dolarlık imzaların sesi, aslında küresel savunma dengelerinin yeniden kurulduğunun ve Türkiye’nin izleyici olmadığının işaretidir.


yazarın diğer yazıları

Sözde demokrat, özde darbeci

Türkiye'nin demokrasi sınavında 'maskelerin' düştüğü o gece: 27 Nisan e-muhtırası...Muhtıradan medet uman siyasetçilerden, 'Adım tank olur' diye tehdit savuran gazetecilere kadar geniş bir 'eyyamcı' tablosu.

Devamını Oku

30 Nisan 2026 Perşembe - 08:57

Tel Aviv’in konuşan ağzı: Ursula Von Der Leyen

Brüksel'de konuşan Ursula von der Leyen, aslında Tel Aviv'in mi sözcülüğünü yapıyor? Avrupa'nın güvenlik kalkanı ve NATO müttefiki Türkiye'nin, AB Komisyonu Başkanı tarafından Rusya ve Çin ile aynı "tehdit" kefesine konmasının perde arkası aralanıyor.

Devamını Oku

23 Nisan 2026 Perşembe - 12:18

Klavye kullananlar parmak kullananlara karşı

Urfa ve Maraş’taki okul katliamları, toplum olarak yüzleşmekten kaçtığımız dijital bir çürümeyi ifşa etti. Bir yanda teknolojiyi üreten 'klavye' toplumları, diğer yanda karanlık odalarda zihinleri avlanan kayıp bir nesil...Kötülüğe açık zihinleri nasıl inşa ederiz?

Devamını Oku

17 Nisan 2026 Cuma - 10:09

Yazarın Tüm Yazıları

diğer yazarlar

Yazar
Murat Yılmaz
[email protected]

Yazar
Fazıl Ergüt
[email protected]

Yazar
Mehmet Kancı
[email protected]

Yazar
Hasan Basri Akdemir
[email protected]

Yazar
Yusuf Alabarda
[email protected]

Yazar
Taceddin Kutay
[email protected]