13 Mayıs 1915 gecesi küçük bir Osmanlı destroyeri, dev İngiliz zırhlısı HMS Goliath’ı Çanakkale’nin karanlık sularında birkaç dakika içinde batırdı. Muavenet-i Milliye’nin unutulan baskını, savaşın kaderini değiştiren en cesur operasyonlardan biriydi.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:55 | GDH Haber
Çanakkale denildiğinde hafızalarda genellikle Nusret Mayın Gemisi, Seyit Onbaşı ya da kara savaşları canlanır. Ancak 13 Mayıs 1915 gecesi yaşanan bir deniz operasyonu vardır ki, yalnızca Çanakkale Cephesi’nin değil, dünya deniz harp tarihinin de en cesur baskınlarından biri olarak kabul edilir. Buna rağmen bugün çok az kişi tarafından hatırlanır: Muavenet-i Milliye’nin HMS Goliath’ı batırması.
1915 baharında İtilaf Devletleri’nin hedefi açıktı. Çanakkale Boğazı’nı geçmek, İstanbul’a ulaşmak ve Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakmak. İngiliz ve Fransız donanması bu amaçla boğazı yoğun bombardıman altında tutuyordu. Özellikle İngilizlere ait HMS Goliath adlı dev savaş gemisi, Arıburnu ve Seddülbahir çevresindeki Osmanlı mevzilerine ağır ateş desteği vererek ciddi kayıplara yol açıyordu.
Yaklaşık 13 bin ton ağırlığındaki bu dev zırhlı, dönemin en güçlü savaş makinelerinden biriydi. Osmanlı donanmasının mevcut gücüyle açık çatışmada böyle bir gemiyi durdurması neredeyse imkânsız görünüyordu.
Fakat Osmanlı tarafı farklı bir plan hazırladı.
Görev, Osmanlı donanmasına bağlı küçük bir destroyer olan Muavenet-i Milliye’ye verildi. Geminin komutasında Binbaşı Ahmet Saffet Bey bulunuyordu. Plan son derece riskliydi: Gece karanlığından faydalanılarak düşman hattına sessizce yaklaşılacak ve yakın mesafeden torpido saldırısı yapılacaktı.
13 Mayıs gecesi Muavenet-i Milliye, Çanakkale’nin karanlık sularında sessizce ilerlemeye başladı. İngiliz savaş gemilerinin projektörleri boğazı tarıyor, en ufak bir hareket ölüm anlamına geliyordu. Küçük Osmanlı destroyeri, kıyıya yakın seyrederek fark edilmeden ilerlemeyi başardı.
Ve beklenen an geldi.
Muavenet-i Milliye, HMS Goliath’a oldukça yakın bir mesafeden üç torpido fırlattı.
Üçü de hedefini buldu.
Dev İngiliz zırhlısı birkaç dakika içinde ağır şekilde yan yatmaya başladı. Kısa süre sonra ise Çanakkale’nin karanlık sularına gömüldü. Gemide bulunan 500’den fazla İngiliz denizci hayatını kaybetti.
Bu baskın yalnızca bir geminin batırılması değildi. İngiliz donanmasında büyük bir şok etkisi oluşturdu. Çanakkale’deki deniz operasyonlarının güvenliği sorgulanmaya başlandı. Baskının ardından İngiliz komutanlığında ciddi değişiklikler yaşandı ve İtilaf Devletleri’nin boğaza yönelik stratejisinde önemli kırılmalar meydana geldi.
Dünya deniz harp tarihinde küçük bir destroyerin, gece baskınıyla dev bir savaş gemisini batırdığı örnekler çok azdır. Muavenet-i Milliye’nin gerçekleştirdiği operasyon, bu yönüyle modern deniz komandoculuğu ve asimetrik harp anlayışının erken örneklerinden biri olarak görülür.
Ancak bugün bu olay, Çanakkale destanının diğer büyük hikâyelerinin gölgesinde kalmış durumdadır.
Oysa 13 Mayıs 1915 gecesi, birkaç Osmanlı denizcisinin cesareti; tonlarca çelikten oluşan bir imparatorluk gemisini denizin dibine göndermişti. Çanakkale’de bazen savaşın kaderini büyük filolar değil, karanlıkta sessizce ilerleyen küçük bir gemi değiştiriyordu.
Devamını Oku
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:25
Devamını Oku
26 Nisan 2026 Pazar - 10:46
Devamını Oku
23 Nisan 2026 Perşembe - 09:40