Kore Savaşı Nasıl Başladı? Türkiye Kendini Nasıl Uzak Doğu'da Savaşırken Buldu?
25 Haziran 1950 sabahı dünya yeni bir savaşın eşiğine uyandı.
İkinci Dünya Savaşı'nın üzerinden henüz beş yıl geçmişti. Avrupa harabeye dönmüş, milyonlarca insan hayatını kaybetmişti. Ancak bu kez savaşın merkezi Avrupa değil, binlerce kilometre uzaklıktaki Kore Yarımadası olacaktı.
Peki Türkiye, Anadolu'dan yaklaşık sekiz bin kilometre uzakta yaşanan bu savaşın içine nasıl girdi?
Cevap, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından şekillenen yeni dünya düzeninde gizliydi.
Japonya'nın 1945 yılında teslim olmasının ardından Kore, 38. paralel boyunca ikiye ayrıldı. Kuzeyde Sovyetler Birliği'nin desteklediği komünist yönetim, güneyde ise Amerika Birleşik Devletleri'nin desteklediği hükümet kuruldu.
Başlangıçta bu bölünmenin geçici olması düşünülüyordu.
Fakat Soğuk Savaş derinleştikçe iki taraf da ayrı bir devlet haline geldi. Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki gerilim her geçen gün arttı.
Ve 25 Haziran 1950 sabahı Kuzey Kore birlikleri sınırı geçerek Güney Kore'yi işgal etti.
Birkaç gün içinde başkent Seul düştü.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, saldırıyı uluslararası barışa yönelik bir tehdit olarak değerlendirdi ve üye ülkelerden Güney Kore'ye asker göndermelerini istedi.
Türkiye bu çağrıya olumlu cevap veren ilk ülkelerden biri oldu.
Dönemin hükümeti yalnızca Birleşmiş Milletler kararına destek vermek istemiyordu. Aynı zamanda Türkiye'nin Batı dünyasıyla yakınlaşmasını ve NATO üyeliği hedefini de güçlendirmeyi amaçlıyordu.
Böylece yaklaşık beş bin kişilik Türk Tugayı Kore'ye gönderildi.
Türk askerleri Ekim 1950'de Kore'ye ulaştı.
Kısa süre sonra savaşın en kritik safhalarından biri yaşandı.
Kasım 1950'de Çin Halk Gönüllü Ordusu savaşa dahil olunca Birleşmiş Milletler kuvvetleri geri çekilmeye başladı. Tam bu sırada Türk Tugayı Kunuri bölgesinde çok üstün sayıdaki Çin birlikleriyle karşı karşıya kaldı.
Günler süren çetin çatışmalarda Türk askerleri ağır kayıplar vermesine rağmen direnmeye devam etti. Bu direniş, geri çekilen Birleşmiş Milletler kuvvetlerinin kuşatılmadan kurtulmasına önemli katkı sağladı.
Kunuri Muharebesi, Türk askerinin disiplinini ve savaşma azmini dünya kamuoyuna gösteren olaylardan biri oldu.
Savaş üç yıl sürdü.
27 Temmuz 1953'te imzalanan ateşkesle çatışmalar sona erdi. Ancak dikkat çekici olan, savaşın resmen hiç bitmemiş olmasıdır. Bugün bile Kuzey Kore ile Güney Kore teknik olarak hâlâ savaş halindedir. Aralarında yalnızca ateşkes bulunmaktadır.
Türkiye ise Kore Savaşı boyunca yaklaşık 15 bin asker gönderdi.
Yüzlerce Türk askeri hayatını kaybetti, binlercesi yaralandı veya gazi oldu.
Kore Savaşı'nın Türkiye açısından en önemli sonuçlarından biri ise uluslararası alandaki konumunu güçlendirmesi oldu. Türk Tugayı'nın savaşta gösterdiği performans, Türkiye'nin Batı ittifakı içindeki yerini pekiştirdi ve ülke 1952 yılında NATO'ya kabul edildi.
Bugün Güney Kore'de Türk askerlerinin hatırası hâlâ saygıyla yaşatılıyor.
Çünkü binlerce kilometre öteden gelen o askerler, kendilerine ait olmayan bir toprakta, tanımadıkları insanlar için savaşmış ve tarihte unutulmayan bir iz bırakmıştı.



