
Galatasaray teknik direktörü Okan Buruk, Süper Kupa finali öncesinde belki de riskli bir açıklama ile "Kupayı kazanan takım psikolojik avantaj elde edecek." demişti. Peki avantaj şimdi Fenerbahçe'de mi?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 12 Ocak 2026 Pazartesi - 10:44 | GDH Haber
9 Ocak 2026. Süper Kupa basın toplantısında Okan Buruk, Mauro Icardi, Domenico Tedesco, Nelson Semedo mikrofon karşısında. Galatasaray teknik direktörü Okan Buruk şöyle bir cümle kuruyor.
Kupayı kazanacak takım psikolojik avantaj elde edecek.
Takımı ateşleme adına kurulmuş, riskli bir cümle olarak gözükebilir. Belki de hoca bir soğumayı görüp bu cümleyi kurmuştu. Çünkü Galatasaray’ı düzenli izleyenler bilir. Yılın belli dönemlerinde Galatasaray’ın üzerine ölü toprağı serpilir. En fanatik Galatasaraylı bile maçın 35. dakikasında sonucun istediği gibi olmayacağını bilir. Geçtiğimiz yıl Süper Kupa finalinde Beşiktaş’a karşı alınan hezimette olduğu gibi. AZ Alkmaar deplasmanı, Prag’daki karşılaşma gibi. Bir benzeri de değil, aynısı, aynı ruhsuzluk, aynı inançsız oyun, aynı hazırlıksız saha kenarı ekibi bu kez Atatürk Olimpiyat Stadı’ndaydı.
Okan Buruk’un dediğine göre psikolojik avantaj, artık Fenerbahçe’de. Maç sonrası Guendouzi’nin karşılaşmanın oyuncusu seçilmesi sadece oyuncu için muhteşem bir artı ve daha ilk maçtan inanılmaz kredi anlamına gelmiyor.
Teknik direktör Tedesco da ilk transfer döneminde istediği Musaba ve Guendouzi ile 2’de2 isim belirlemiş bir teknik adam özgüveniyle yoluna devam edecek. Ve daha da önemlisi santrafor ile kanatlardan istediği verimi alamayan Fenerbahçe, asıl büyük bütçeyi ayırdığı hücum ismini henüz transfer etmedi, büyük imza da yakında İstanbul’a inecek.
Sadettin Saran ise, Ali Koç yönetiminin cüzi pazarlıklar için haftalar süren görüşmelerin yerini anında bitirilen transferlere bırakarak ilk kupasını sadece aylar içinde ezeli rakibine karşı kaldırdı. Yönetim de artık ödenen bonservisler, transfer pazarlıkları üzerinden olası eleştirileri en az birkaç aylık üzerinden kaldırdı.
Galatasaray tarafına dönecek olursak. Osimhen’den yoksun takım, derbi kalibresini asla kaldıramadı. Barış, Sane, Yunus üçlüsü asla varlık gösteremedi. Ve Galatasaray’ın derbilerdeki sürklase kaynağı orta saha merkezi. Yıllardır orta sahada üstünlüğü alır Galatasaray derbilerde. Süper Kupa finalinde ne oldu?
Lemina-Torreira= 8
Guendouzi-İsmail Yüksek= 20
Lemina-Torreira= 3
Guendouzi-İsmail Yüksek= 8
Lemina-Torreira= 0
Guendouzi-İsmail Yüksek= 7
Lemina-Torreira= 5
Guendouzi-İsmail Yüksek= 14
Okan Hoca net bir şekilde eski alışkanlıkları devam ettirip, Lemina’nın üstün derbi performanslarına göre ezbere kadro hazırladı, form tutmuş Sara-Torreira ikilisini bozdu ve orta saha merkezden verim alamadı.
Fenerbahçe planını kağıt üzerinde en güçsüz gözüktüğü yerden kurdu. Maç öncesinde Levent-Sane ve Mert-Barış eşleşmelerine baktığımızda Galatasaray’ın net bir üstünlüğü gözüküyordu. Tedesco ne yaptı? Oyun ilk yarı boyunca tamamen bekler üzerinden kuruldu. Stoperler tüm topları beklere aktardı ve çizgi üzerinde kurulan 2’li, 3’lü oyunlarla top rakip bölgeye taşındı. Bu da isimlerin değil, takımın bir planı olduğunu ortaya çıkardı.
Galatasaray tarafında gerek top kayıpları, gerek pas tercihlerinde oyuncuların “bireysel” çabalara, suçlamlara, mücadelelere, öfkeye, arzuya dayandığı çok aşikar, yüzlerinden bir çocuk dahi okuyabilir bunu. Tıpkı AZ Alkmaar, Prag ve Beşiktaş maçlarındaki gibi.
Bu maçların en büyük özelliği takıma bir tokat olarak dönüp mayıs ayına kamçı olarak takımı itmişti. Ama bu sefer Fenerbahçe hiç olmadığı kadar planlı, sistemli ve istekli.
Soru şu.
Galatasaray gerekli bir yumrukla silkelenecek ve hem lig, hem Avrupa’da düştüğü yerden geri mi gelecek?
Yoksa Okan Buruk’un dediği gibi psikolojik avantajı arkasına alan Fenerbahçe “o sene bu sene” mi diyecek?
Devamını Oku
09 Ocak 2026 Cuma - 17:01
Devamını Oku
05 Ocak 2026 Pazartesi - 10:44
Devamını Oku
02 Ocak 2026 Cuma - 09:31