
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in Kara Kuvvetleri Komutanı Randy George’un emekliye ayrılmasını istemesi, İran'a düzenlenmesi planlanan kara harekatına Amerikan ordusu içerisinde ciddi bir direnç olduğunu gösteriyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 03 Nisan 2026 Cuma - 10:52 | GDH Haber
Randy George - Reuters
ABD'nin 28 Şubat'ta İsrail ile birlikte başlattığı İran Savaşı, Başkan Donald Trump’a olan kamuoyu desteğinin dibi görmesine yol açarken, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Kara Kuvvetleri Komutanı Randy George’un emekliye ayrılmasını istemesi, Washington’da büyük bir kaosun yaşandığını doğruluyor.
Hegseth’in savaşın devam etmesinden yana olduğu biliniyor. Trump, savaşın hedeflerine ulaşılamaması halinde Hegseth’i satmaya hazır olduğunun mesajını verdi bile. Bu ortamda Hegseth neden George’un istifasını istedi?
Kuşkusuz ABD’nin savaşa girdiği dönemdeki beklentisi, Ali Hamaney’in denklem dışı kalmasıyla rejim içerisinde bir çözülme yaşanmasıydı. Venezuela’da yaşananların bu konuda Trump yönetimini gereksiz bir iyimserliğe sürüklediğini söylemek mümkün. Gelinen noktada İran; savaşı Körfez’e yaymış, öldürülen isimlerin yerini farklı kadrolarla doldurarak rejimin işleyişini sürdürmeyi başarmış bir devlet. Haliyle rejimin çökmemesi, savaşın hedeflerine ulaşılamaması konusunu da tartışmaya açıyor. George’un istifasının istenmesi de bu ortamda anlam kazanıyor.
Esasen Washington, bu savaşın stratejik hedefinin ne olduğu konusunda hiçbir zaman net bir resim çizmedi. Trump yönetimi, bir gün İranlı muhaliflere yardım götürülmesinden bahsederken; bir başka gün de İran’ın nükleer silah geliştirmesinin önlenmesi hedefinden söz etti. Elbette bir rejim değişikliği yaşansa, bu hedeflere aynı anda ulaşılabilirdi. Ancak İran’da Venezuela gibi bir netice bekleyen Beyaz Saray ciddi bir hesap hatası yapmıştı.
Mevcut durumda Trump, savaştan çekilmeye hazır. Piyasaları rahatlatmak için İranlıların reddetmesine rağmen müzakerelerde bulundukları iddiasını sürdürüyor. Dahası İran’da rejimin değiştiğini bile iddia ediyor. Oysa rejim, tüm kurumlarıyla varlığını sürdürüyor. Ancak bir gerçek var: Savaş rejimi değiştirmese de dönüştürdü. Ülke içi dengeler açısından rolü zaten çok güçlü olan Devrim Muhafızları Ordusu’nun siyasi etkisini daha da pekiştirdi. Yani savaş, İran’ı daha da şahinleştirdi.
Böylesi bir ortamda savaştan çekilmek için Trump’ın “Öldürücü darbeyi indirdik, artık İsrail ve Körfez ülkeleri devam etsin ama biz yokuz.” diyebilmesi gerekir. Yani Trump’ın savaştan çıkmak için Amerikan halkına zafer olarak sunabileceği bir şeye ihtiyacı var.
Savaşın stratejik hedeflerine ulaşamayan ABD için bu ortamda zafer olarak sunulabilecek tek stratejik hedef, savaştan önce zaten açık olan Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması. Bunun için de en muhtemel senaryo, Birleşik Arap Emirlikleri’nin egemenlik iddiası bulunan İran adalarına; yani Ebu Musa, Büyük Tunb ve Küçük Tunb adalarına asker çıkarmak. Bu da İran’a kara operasyonu düzenlenmesi demek. Şimdi tekrar soralım: Hegseth neden Kara Kuvvetleri Komutanı’nın görevden ayrılmasını istedi?
Öyle görünüyor ki; Hürmüz Boğazı’nı açmaya dönük bir harekata yalnızca ABD’nin Avrupalı müttefikleri karşı çıkmıyor. Ordu içerisinde de bir direnç var. George da bu direnci nedeniyle görevden uzaklaştırılıyor.
Anlaşılacağı üzere George’un emekliye ayrılmasının istenmesi, Beyaz Saray’ın ara seçimlere giderken en azından Hürmüz Boğazı’nın açılması gibi bir kazanım elde etme arzusunda olduğunu gösteriyor. İran ile müzakerelerden bahsederken bölgeye yığınak yapmayı sürdüren ABD, müzakere söylemiyle zaman kazanıp kara çıkarmasına hazırlanıyor. Peki, böylesi bir operasyon Hürmüz Boğazı’nı açmaya yeter mi?
İran’ın Hürmüz Boğazı boyunca uzun bir kıyıya sahip olması, boğazın mayınlanmasına olanak tanıyor. İran’ın askeri kapasitesi de boğazdaki gemileri vurmaya gayet yeterli. Dolayısıyla Hürmüz Boğazı’nın açıldığı bir çıkarmanın yapılması halinde bile boğazda istikrar sağlanamayacak ve ticaretteki risk devam edecektir. Dahası ABD ve İsrail’in çıkarma yapması muhtemel adaları ne ölçüde savunabileceği de tartışmalı. ABD’nin çok sayıda kayıp vermesinin kaçınılmaz olduğu böyle bir operasyonun Amerikan askerlerinin tabutlarla ülkesine dönmesi anlamına geleceği aşikar.
Bu durum, Trump’ın zafer kazanıp çekilme planının ters tepmesine bile yol açabilir. Amerikan halkı, Orta Doğu’daki savaşları sona erdirme iddiasıyla göreve gelen bir Başkan döneminde başlatılan savaşın ülkeye dönen cenazelerle devam ettiğini gördüğünde ara seçimlerde Trump’ı cezalandırmayı seçebilir. Muhtemelen George da başarısızlığa mahkum bir stratejiye direndiği için emekliye ayrılacak.
Devamını Oku
30 Mayıs 2025 Cuma - 15:00
Devamını Oku
15 Mayıs 2025 Perşembe - 13:14
Devamını Oku
09 Mayıs 2025 Cuma - 11:54