


Gazze’de açlıktan ölen bir kadının ardından yazılan bu satırlar, sadece bir yas değil. Bu yazı, insanlığın kendini sorgulaması için tutulmuş bir aynadır.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 04 Ağustos 2025 Pazartesi - 09:17 | GDH Haber
“5 gündür hiçbir şey yemedim… Haya ederim ama açım.”
Bu sözler bir dilenciye değil, bir onur abidesine, bir mahşer toprağında yaşamaya çalışan Gazzeli Salva’ya aitti.
O sadece aç değildi.
Aynı zamanda utanç içindeydi. Çünkü bir şey istemek, istemek zorunda kalmak, insanın en ağır imtihanıdır.
Hele ki bir kadına, hele ki edep timsali bir yüreğe düşmüşse bu imtihan, açlık bile hayadan geçemez olur.
Ve işte o Salva…
Bir deri bir kemik kalmış haliyle, dünyanın gözlerinin içine baka baka şöyle diyordu:
“Vallahi kahroluyoruz…”
Ama dünya kahrolmadı.
Dünya sadece baktı.
Kameralar baktı.
Haber bültenleri geçti.
Vicdanlar suskun kaldı.
Bir avuç insan hariç, kimse kahrolmadı.
Sonra o kadını, Salva’yı, toprağın altına koydular. Açlığın, utancın, sabrın ve Allah’a şikayetin şahidi olarak gitti. Şehit oldu.
Doymadan…
Doyurulmadan…
Unutulmuşların hanesine bir çentik daha atıldı.
Dünya düzeni bir kez daha çürüdü.
İsrail bir kez daha katletti.
Bir kez daha “en ahlaklı ordu” yalanına sarıldı.
Ve biz…
Biz bir kez daha geç kaldık.
Bir kez daha sadece yazabildik.
Bir kez daha Salva’nın gözlerine bakıp başımızı eğdik.
Salva’nın açlığı, insanlığın tok gözlülüğüne çarptı.
Onun haya ile örtülü çığlığı, dünya denilen bu edna yerin utanmaz duvarlarında yankı bulamadı.
Ama Allah duydu.
Melekler şahit oldu.
Ve Salva, aç bir bedenden arınarak, tok bir ruhla Rabbine kavuştu.
Gazze’de açlıktan ölen bir kadının ardından yazılan bu satırlar, sadece bir yas değil.
Bu yazı, insanlığın kendini sorgulaması için tutulmuş bir aynadır.
Salva’nın ismi, artık sadece bir kadın adı değildir.
O, utanç çağının dili kesilmiş duasıdır.
Vesselam..
Devamını Oku
10 Mayıs 2026 Pazar - 00:05
Devamını Oku
03 Mayıs 2026 Pazar - 00:02
Devamını Oku
26 Nisan 2026 Pazar - 00:35