
Duvardaki çerçeveden hayatın mizanına: 'Allah güzeldir, güzeli sever' sözü bir slogan mı, yoksa bir terazi mi? Vitrinlerin dolup vicdanların boşaldığı bir çağda 'güzel insan' olmanın manifestosu.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 01 Mart 2026 Pazar - 07:42 | GDH Haber
Ne kadar söylendi ama ne kadar yaşandı?
Ne kadar yazıldı ama ne kadar hayata karıştı?
Biz bu sözü çoğu zaman çerçeve yapıp duvara asmayı sevdik.
Oysa bu söz, çerçeve değil, mizandır.
İnsanın sözünü, işini, ticaretini, niyetini tartan bir terazidir.
Güzel söz demek,tatlı laf değil.
Doğruyu incitmeden söylemektir.
Hakkı bağırmadan haykırmaktır.
İnsanı aşağılamadan uyarmaktır.
Kalbi kırmadan, kalbi doğrultmaktır.
Bugün bakıyoruz!
Söz var ama zarif değil.
Hitap var ama haysiyet yok.
Eleştiri var ama merhamet yok.
Doğru söyleniyor belki ama güzel söylenmiyor.
Oysa Allah güzel olan sözü sever.
Kalp yakmayan, ruhu incitmeyen, insanı küçültmeyen sözü…
Güzel hareket de budur.
Birine yardım ederken fotoğraf çektirmemektir.
Bir iyilik yaparken karşılık beklememektir.
Bir hata gördüğünde insanı değil, hatayı hedef almaktır.
Bir güç elde ettiğinde, zayıfı ezmemektir.
Bugün çok şey yapılıyor ama az şey güzel yapılıyor.
Çünkü hız var, hırs var, gösteriş var, ama edep yok, zarafet yok, vicdan yok.
Ticaret de güzellik ister.
Kazanç uğruna insanı ezmemeyi ister.
Sözleşmede açık olmayı ister.
Alırken de satarken de kul hakkını gözetmeyi ister.
Bugün nice dükkan açık ama nice vicdan kapalı.
Nice hesap tutuyor ama nice kalp iflas etmiş.
Oysa güzel ticaret, sadece kar getirmez, helal getirir.
Ve helal , insanın evine sadece para değil, huzur taşır.
Biz dindarlığı çoğu zaman ibadetle sınırladık.
Namaz var, oruç var, dua var…
Ama söz çirkin, ticaret kirli, davranış hoyrat.
Oysa Allah güzeli sever.
Sözde güzel olanı, işte temiz olanı, ahlakta zarif olanı, ticarette adil olanı.
İnsanın kıymeti ne kadar çok konuştuğuyla değil, ne kadar güzel konuştuğuyla ölçülür.
Ne kadar kazandığıyla değil, nasıl kazandığıyla tartılır.
Ne kadar güçlü olduğuyla değil, gücünü kime karşı nasıl kullandığıyla anlaşılır.
Bu çağın en büyük yoksulluğu para değil, güzelliktir.
Kalbin güzelliği, niyetin berraklığı, ahlakın asaleti…
“Allah güzeldir, güzeli sever”.
Bize bir hayat biçimi önerir:
Kırmadan konuşmayı, incitmeden kazanmayı, kirletmeden yürümeyi…
Belki de bugün ihtiyacımız olan şey, daha çok slogan değil,daha çok güzel insan.
Ve belki de kurtuluş, daha yüksek sesle değil, daha güzel bir ahlakla gelecek.
Çünkü Allah, sadece çok yapanı değil, güzel yapanı sever.
Vesselam…
Devamını Oku
22 Şubat 2026 Pazar - 08:16
Devamını Oku
15 Şubat 2026 Pazar - 12:19
Devamını Oku
10 Şubat 2026 Salı - 10:49