
Anadolu'yu fetihlerle, sınırlarla veya taş binalarla mı tanımlıyoruz? Oysa bu toprakların asıl hikayesini; Toroslar'ın kayıp vicdanı Anadolu Parsı, ormanların görünmez öğretmeni Vaşak ve sokağın onurlu direnişçisi Anadolu Kedisi anlatıyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 01 Şubat 2026 Pazar - 09:11 | GDH Haber
Anadolu’yu anlatırken çoğu zaman taşından, toprağından, fetihlerinden ve sınırlarından söz ederiz.
Oysa bu kadim coğrafyanın asıl hafızası yalnızca insanla yazılmadı. Dağların zirvesinden evlerimizin baş köşesine kadar uzanan sessiz, vakur ve kadim bir varlık yaşam sürüyor burada!
Kediler.
Anadolu’nun gerçek sahipleri, bizden önce de buradaydı; bizden sonra da olmaya devam edecek.
Bir zamanlar Toroslar’ın ve Doğu’nun sarp kayalıklarında dolaşan Anadolu Parsı, yalnızca bir yırtıcı değil; bu toprakların kaybolmuş asaleti, geri gelmeyen vicdanıydı.
Gücüyle değil, görünmezliğiyle hükmeden bir efendi…
Bugün yokluğu, insanın tabiatla kurduğu hoyrat ilişkinin en acı tanığıdır.
Bozkırın rüzgarını sırtına alan Karakulak, püsküllü kulaklarıyla avına havada yön veren bir atlettir.
Sessiz, hızlı ve kararlı…
Ormanların gölgesinde ise Vaşak yaşar; kamuflajın ustası, görünmezliğin öğretmeni.
Onlar bize bağırmadan da güçlü olunabileceğini fısıldar.
Sulak alanların kenarında iz sürerseniz Saz Kedisi çıkar karşınıza.
Suyun içinde avlanan, yüzmekten çekinmeyen bu nadir canlı, tabiatın tek tipe indirgenemeyecek kadar zengin olduğunu hatırlatır.
Bozkırın ve çölün benekli gizemi Asya Yaban Kedisi, evcilleşmemiş bir sır gibidir.
Yaban Kedisi ise ev kedilerinin atası olarak şunu söyler!
Evcillik bir kader değil, bir tercihtir.
Ve Anadolu’nun göz bebeği…
Van Kedisi.
Suyu seven, mavi ve kehribar gözleriyle gökyüzünü ve toprağı aynı yüzde buluşturan bir mucize.
Van Kedisi sadece bir ırk değildir; Doğu’nun asaleti, Anadolu’nun sabrıdır.
Gösterişli ama mesafelidir.
Sevilmeyi kabul eder ama kendini asla teslim etmez.
Bu coğrafyanın karakterini belki de en iyi anlatan canlıdır.
Tarihle birlikte anılan bir diğer asil miras ise Ankara Kedisidir. Saraylardan dünyaya yayılmış, zarafetiyle ün kazanmış ama kökünü bu topraklarda bırakmış bir beyazlık!Asaletin sessiz hali.
Ve hayatın tam ortasında duranlar!
Kısa Tüylü Türk Kedisi, yani Anadolu Kedisi.
Sokağın gerçek efendisi.
Yüzyıllardır bu iklime, bu yokluğa, bu kalabalığa uyum sağlamış; zeki, dirençli ve onurlu.
Ne vitrinliktir ne süs.
Hayatın içindedir, hayatın kendisidir.
Bir de adı ırk kataloglarına yazılmayanlar var!
Tekirler, sarmanlar, calicolar…
Eşsiz melezler.
Her biri ayrı bir desen, ayrı bir mizaç, ayrı bir gen hazinesi.
Anadolu’nun en sahici biyografisi belki de onların gözlerinde yazılıdır.
Anadolu’nun gerçek sahipleri tapu istemez, unvan beklemez.
Sessizce yaşar, sessizce öğretirler. Sabretmeyi, mesafeyi, merhameti!
Bir coğrafyanın medeniyeti, en çok koruyabildiği sessiz canlar kadar derindir.
Belki de Anadolu’yu anlamak için arşivlere değil, bir Van kedisinin gözlerine bakmak yeterlidir.
Vesselam…
Devamını Oku
25 Ocak 2026 Pazar - 08:49
Devamını Oku
17 Ocak 2026 Cumartesi - 23:36
Devamını Oku
11 Ocak 2026 Pazar - 09:43