


Annelik, bu coğrafyada en kutsal değerlerden biri olarak görülür. Fakat bugün görüyoruz ki; evladın canına can katan, ona süt veren, fedakârlığın timsali olan anneler, kendi elleriyle büyüttükleri evlatlarının kurbanı olabiliyor. Bundan daha büyük bir felaket olabilir mi?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 27 Eylül 2025 Cumartesi - 07:00 | GDH Haber
Türkiye’de son yıllarda giderek artan ve her defasında yüreğimizi kanatan bir tabloyla karşı karşıyayız.
Evlatların annelerine yönelttiği şiddet ve cinayetler…
Muğla’da 22 yaşındaki bir gencin, ava gitmesine izin vermeyen annesini katletmesi, sadece bir haber metninden ibaret değil.
Bu hadise, toplumsal çürümenin, aile bağlarındaki kopuşun ve merhamet damarlarımızın nasıl kuruduğunun en acı göstergelerinden biridir.
Annelik, bu coğrafyada en kutsal değerlerden biri olarak görülür.
Bir evladın ilk öğretmeni, en güvenilir limanı, en derin duasıdır anne.
Fakat bugün görüyoruz ki; evladın canına can katan, ona süt veren, fedakârlığın timsali olan anneler, kendi elleriyle büyüttükleri evlatlarının kurbanı olabiliyor. Bundan daha büyük bir felaket olabilir mi?
Bu cinayetlerin artışı sadece bireysel öfke patlamalarıyla açıklanamaz.
Sorunun kökleri çok daha derinde… Toplum olarak değerlerimizi kaybediyoruz.
Dijital dünyanın hoyratlığı, aile içi iletişimsizlik, tüketim kültürünün doyumsuzluğu ve otoriteye saygının yok olması gençleri şiddete daha yatkın hale getiriyor.
Evladın annesine el kaldırabilmesi, en temelde vicdanın sustuğunu, insafın yitirildiğini gösteriyor.
Çözüm, sadece cezaların ağırlaştırılmasında değil.
Asıl mesele; çocuklarımıza küçüklükten itibaren merhameti, sabrı, saygıyı ve insana kıymet vermeyi öğretmek.
Aile içi eğitimin, manevi değerlerin, toplumsal dayanışmanın yeniden diriltilmesi gerekiyor.
Çünkü şiddetin panzehiri sevgidir. Sevgiyle büyüyen bir çocuk, annesi için yaşayan, onu koruyan bir evlat olur.
Bugün bu acı haberlerle sarsılıyoruz. Yarın bir başkasının annesi, belki de bir başkasının babası, kardeşi ya da çocuğu aynı kaderi paylaşacak.
Bu gidişatı durdurmazsak, kaybolan her hayat bizim vicdanımızda yeni bir yara açacak.
Annelere uzanan kuruyası eller, aslında toplumun bağrına saplanan hançerlerdir.
Ve bu hançeri çıkarıp atmadıkça, huzurlu bir toplumdan bahsetmemiz mümkün olmayacak.
Vesselam…
Devamını Oku
10 Mayıs 2026 Pazar - 00:05
Devamını Oku
03 Mayıs 2026 Pazar - 00:02
Devamını Oku
26 Nisan 2026 Pazar - 00:35