


Holokost’ta kökü kazınmak istenen bir halkın mirasçıları, aynı toprakları paylaştıkları komşularına soykırım uyguluyor. İşte bu, tarihin en büyük ironisi ve en ağır çelişkisidir. Gazze’nin yalnızlığı, çaresizliğin değil, direnişin yalnızlığıdır.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 24 Eylül 2025 Çarşamba - 09:08 | GDH Haber
Gazze…
Yeryüzünün en kalabalık sessizliği.
Her taşın altında bir hikaye, her yıkıntının gölgesinde bir dua, her çocuğun gözlerinde yarım kalmış bir gülüş saklı.
Dünyanın bütün ekranlarında, manşetlerinde, kürsülerinde adı geçse de aslında en çok yalnız bırakılan şehirdir Gazze.
Onun yalnızlığı, sadece bir coğrafyanın yalnızlığı değil, insanlığın terk ettiği vicdanın ta kendisidir.
Bir çocuk, enkazların arasında göğe bakıyor.
Gökyüzünde bir yıldız seçmeye çalışıyor ama her patlama gökyüzünü yeniden parçalıyor.
O çocuğun bakışlarında dünyanın suskunluğu, kalabalıkların körlüğü, büyük devletlerin çıkar oyunları var. Gazze, işte o bakışın içinde hem en çok sevilen hem en çok terk edilen şehir olarak duruyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler kürsüsünde sarf ettiği sözler, bu yalnızlığa dokunan bir yankı gibiydi!
“Gazze’deki katliam tüm şiddetiyle sürüyor.
Elini vicdanına koyan hiç kimse yaşananları kabul edemez, dahası böyle bir soykırıma sessiz kalamaz.”
Bu sözler, yalnızlığın en derin yerine işaret ediyor; sessizlik…
Çünkü Gazze’yi bombalar kadar yakan şey, dünyanın sessizliğidir.
Bugün Filistin davası artık bütün dünyanın davasıdır.
Ama dünya, ya susarak ya da gözlerini kapatarak bu yükten kaçıyor.
Oysa Gazze’nin her damla kanı, her sökülmüş kökü, her yetim kalan çocuğu insanlığın alnına kazınan kara bir yazıdır.
Netanyahu terör hükümeti, kendi tarihinin en büyük yarasını “hatırlamak” için değil, “tekrar etmek” için kullanıyor.
Holokost’ta kökü kazınmak istenen bir halkın mirasçıları, aynı toprakları paylaştıkları komşularına soykırım uyguluyor. İşte bu, tarihin en büyük ironisi ve en ağır çelişkisidir.
Gazze’nin yalnızlığı, çaresizliğin değil, direnişin yalnızlığıdır.
Çünkü Gazze boyun eğmiyor.
Açlıkla, susuzlukla, ölümlerle sınanıyor ama diz çökmüyor.
Yeryüzü sırtını döndüğünde, gökyüzü onun şahidi oluyor.
İnsanlar unuttuğunda, Allah onun kalbine sabır indiriyor.
Bu yüzden Gazze’nin yalnızlığı, zayıflığın değil, hakikatin gücüdür.
Bir gün, bu yalnızlık da bitecek. Çünkü hiçbir hakikat ebediyen yalnız kalmaz.
Zulüm ne kadar büyük olursa olsun, mazlumun duası ondan büyüktür. Gazze’nin çocukları yeniden koşacak, annelerin gözyaşları yerini tebessüme bırakacak, sokaklar yeniden ezanla ve çocuk kahkahasıyla dolacak.
Gazze yalnız…
Ama boyun eğmiş değil.
Onun yalnızlığı, insanlığın utancı, ümmetin imtihanı, hakikatin ise en parlak şahididir.
Ve tarih bir gün yazacak!
Gazze, yalnız bırakıldı ama asla teslim olmadı.
Vesselam…
Devamını Oku
10 Mayıs 2026 Pazar - 00:05
Devamını Oku
03 Mayıs 2026 Pazar - 00:02
Devamını Oku
26 Nisan 2026 Pazar - 00:35