


Her çağın insanı aynı soruyu sormuştur; “Nereden başlamalıyım?” Ama bizim çağımızda bu soru daha çok yankı buluyor, çünkü hiçbir yerden başlayamıyoruz. Zihinlerimiz yorgun, kalplerimiz dağınık, ruhlarımız savrulmuş.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 18 Ekim 2025 Cumartesi - 07:00 | GDH Haber
Her çağın insanı aynı soruyu sormuştur;
“Nereden başlamalıyım?”
Ama bizim çağımızda bu soru daha çok yankı buluyor, çünkü hiçbir yerden başlayamıyoruz.
Zihinlerimiz yorgun, kalplerimiz dağınık, ruhlarımız savrulmuş.
Her şey bir yerlere yetişmeye çalışıyor ama kimse nereye gittiğini bilmiyor.
Başlamak için önce durmak gerek.
Durup düşünmek.
Bir sesin içimizde yankılanmasına izin vermek.
O ses bazen vicdandır, bazen iman, bazen sadece bir sessizlik…
Çünkü insan bazen bir gürültüyle değil, bir sessizlikle yola çıkar.
Belki de “şimdi”nin kıymetini unuttuk. Hep geçmişe mahkumuz, geleceğe borçluyuz.
Oysa hakikat daima “şimdi”dedir.
Allah insana her an yeni bir başlangıç imkanı verir; biz ise o anı ya erteliyoruz ya da dünün gölgesinde harcıyoruz.
Nereden başlamalıyız, biliyor musunuz?
Kalpten.
Zira bozulma kalpte başladıysa, diriliş de oradan başlar.
Kalbi temizlemeden toplum düzelmez, evlatlar yoldan çıkmaz, şehirler çürümez.
Kalp bir milletin çekirdeğidir, orada iman ,adalet ve merhamet varsa, her şey yeniden yeşerir.
Sonra kelimelerden başlamalıyız. Çünkü dil kirlenince düşünce bozulur.
Düşünce bozulunca davranış yozlaşır.
Yani bir toplumu yeniden inşa etmek istiyorsak, önce kelimeleri kurtarmalıyız. “Onur”, “vakar”, “şeref”, “adalet” “merhamet” gibi kelimeleri.
Onları anlamından, ruhundan soyup sadece süs cümlelerinde kullanmakla kalbimizi de eksiltiyoruz.
Ve belki en sonunda “insan”dan başlamalıyız.
Zira ne devlet, ne sistem, ne ideoloji…
İnsan olmadan hiçbir şeyin anlamı yok.
İnsan insana yeniden dokunmadıkça, dünya ısınmayacak.
O halde soruyu bir kez daha soralım!
Şimdi nereden başlamalıyız?
Kırdığımız bir kalpten özür dilemekle, ihmal ettiğimiz bir dostu aramakla, sustuğumuz bir haksızlığı dillendirmekle…
Küçük bir adım gibi görünür belki, ama unutma; bütün büyük yürüyüşler küçük bir adımla başlar.
Belki de mesele şudur!
Başlamak için her şeyin mükemmel olmasını bekleme.
Çünkü hiçbir zaman o “mükemmel an” gelmez.
Ama kalbinin “artık yeter” dediği bir an gelir.
İşte o an ,bu an dır.
Vesselam…
Devamını Oku
10 Mayıs 2026 Pazar - 00:05
Devamını Oku
03 Mayıs 2026 Pazar - 00:02
Devamını Oku
26 Nisan 2026 Pazar - 00:35