
İktidar, çoğu zaman sanıldığı gibi sadece gücü elinde tutmak değildir. Asıl iktidar, sorumluluğun kime ait olduğunu belirleme kudretidir. Çünkü güç paylaşılsa bile, hesap her zaman tek bir deftere yazılır.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 21 Aralık 2025 Pazar - 08:00 | GDH Haber
iktidar, sorumluluğun kime ait olduğunu belirleme kudretidir.
İktidar, çoğu zaman sanıldığı gibi sadece gücü elinde tutmak değildir. Asıl iktidar, sorumluluğun kime ait olduğunu belirleme kudretidir.
Çünkü güç paylaşılsa bile, hesap her zaman tek bir deftere yazılır.
Siyasette bazen öyle dengeler kurulur ki, herkes masadadır ama yük yalnızca bir omuzdadır.
Kararlar ortak görünür, fakat bedeller bireyselleşir.
Alkışlar çoğul, faturalar tektir.
İşte bu noktada siyaset, görünenden çok daha derin bir oyuna dönüşür.
Büyük tuzak tam da burada başlar.
Gücü merkezileştiren lider, zamanla yalnızlaşır.
Her mesele ona bağlanır, her kriz onunla anılır, her çözüm ondan beklenir.
Başarı da başarısızlık da aynı adreste toplanır.
Bu durum dışarıdan bakıldığında mutlak güç gibi görünür; oysa gerçekte bu, mutlak sorumluluk halidir.
Ve tarih bize şunu öğretir!
Mutlak sorumluluk, çoğu zaman mutlak yalnızlığı doğurur.
Siyasetin ince aklı ise burada devreye girer. Sahnenin tam ortasında durmak yerine, sahnenin kenarından oyunu okumayı tercih edenler vardır.
Ne koparlar ne de tam sahiplenirler. Ne karşı dururlar ne de yüklenirler. Sessiz kalırlar ama not tutarlar. Beklerler.
Çünkü bilirler ki, zaman her şeyin hakemidir.
İşler yolunda giderse, övgü yükün altına girene aittir.
Ama işler tersine dönerse, “biz başka türlü düşünüyorduk” cümlesi tarihin en güvenli sığınağıdır.
Bu bir kötülük değildir.
Bu bir ihanet de değildir.
Bu, siyasetin çıplak gerçeğidir.
Yükü taşıyanla yönü gösteren aynı kişi olmak zorunda değildir.
Ve çoğu zaman yönü gösterenler, yükün altında kalanlardan daha uzun yaşar.
Asıl tehlike açık karşıtlık değildir.
Açık karşıtlık uyanıklık üretir.
Asıl tehlike, denge adı altında kurulan sessiz mesafedir.
Çünkü bu mesafe, lidere kendini güçlü hissettirirken, fark ettirmeden onu tek başına bırakır.
Tarih boyunca büyük liderler iki şeyle sınanmıştır.
Güçle ve yalnızlıkla.
Güç insanı yükseltir, yalnızlık ise onu çıplak bırakır.
Ve çoğu zaman tuzak, düşmanın kurduğu değil; müttefik görünen sessiz aklın zamanla şekillendirdiği zemindir.
Bu yüzden siyasette asıl soru şudur!
İnsan gerçekten iktidarda mı, yoksa iktidarın bütün ağırlığı altında mı duruyordur?
Cevabı zaman verir.
Ama bedeli her zaman önce yükü taşıyan öder.
Vesselam…
Devamını Oku
28 Aralık 2025 Pazar - 08:00
Devamını Oku
20 Aralık 2025 Cumartesi - 08:00
Devamını Oku
17 Aralık 2025 Çarşamba - 08:00