
Bugün söz tohumdur diyebilen kaç kişi kaldık? Çiçek yerine neden sürekli diken ekiyoruz? Sosyal medyadan sokağa kadar her yerin aşağılama ve öfkeyle dolduğu bir çağda; bir ayakkabıya "dua" yükleyen usta, bize kayıp pusulamızı gösteriyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 08 Şubat 2026 Pazar - 10:58 | GDH Haber
Mustafa Kutlu’nun bir hikayesinde geçen şu kadim sahne, bugünün gürültülü dünyasına ince bir sitem gibi düşer:
Ayakkabıcı, elindeki ayakkabıya dikiş atarken onunla konuşur.
“Seni giyen yanlış yere gitmesin…” der.
“Seni giyenin yolu tekkeye düşsün…”
Bir zanaatkar, elindeki nesneyi sadece deri ve iplik olarak görmez.
Ona bir kader, bir yön, bir niyet yükler. Ayakkabıya konuşur çünkü bilir!
Her eşya, insanla birlikte bir yolculuğa çıkar.
Ve o yolculuğun istikameti, bazen en küçük niyetlerle belirlenir.
Bugün bunu garip buluyoruz.
Eşyaya konuşmak…
Ama asıl garip olan, artık insana bile söz söylemememiz.
Birbirimizin kalbine dokunmadan, niyet taşımadan, dua etmeden yaşar olduk.
Oysa söz tohumdur.
Toprağa düşer.
Ya çiçeğe durur ya diken olur.
Bir çocuğa söylediğin bir cümle, onun bütün hayatını şekillendirir.
Bir insana attığın bir laf, onun kaderinde bir dönemeç açar.
Bir mazluma ettiğin bir dua, hiç ummadığın bir vakitte senin önüne bir kapı olarak çıkar.
Biz bugün sözün bu kudretini unuttuk.
Söz artık sadece bir ses sanılıyor.
Oysa söz ruhtur.
Söz kaderdir.
Söz, görünmeyen bir el gibi hayatın yönünü değiştirir.
Ayakkabıcı ustası bunu biliyordu.
Dikiş atarken “seni giyenin yolu tekkeye düşsün” derken aslında bir insanın hayatına dua işliyordu.
Belki o ayakkabıyı giyen genç, yıllar sonra bir dergahın kapısından içeri girdi.
Belki bir kötülüğün eşiğinden döndü.
Belki bir kırık kalp, o ayakkabılarla yürüyerek şifaya vardı.
Kim bilir?
Ama biz şunu biliyoruz!
Söz, toprağa düşen bir tohum gibidir.
Toprağın kalbi temizse, çiçek olur.
Kalp kirliyse, diken olur.
Bugün sosyal medyada, sokakta, siyasette, ekranlarda savrulan sözlere bakın.
Ne kadar çok diken var…
Ne kadar az çiçek…
İnsanlar birbirine konuşurken dua etmiyor artık.
Lanet ediyor, aşağılıyor, yaralıyor.
Sonra da neden bu kadar yaralı bir toplum olduğumuzu soruyoruz.
Belki de yeniden ayakkabıcı ustalarının dünyasına dönmeliyiz.
Yaptığımız her işe, söylediğimiz her söze bir niyet katmalıyız.
Bir mesaj atarken, bir paylaşım yaparken, bir evladımıza seslenirken içimizden şunu geçirmeliyiz!
“Bu söz, onu yanlış yere götürmesin.”
Çünkü bazen bir insanın kaderi, hiç tanımadığı birinin dilinden çıkan tek bir cümleyle değişir.
Söz tohumdur.
Ve biz, her gün birbirimizin kalbine tohum atıyoruz.
Ne ektiğimize dikkat edelim.
Vesselam…
Devamını Oku
01 Şubat 2026 Pazar - 09:11
Devamını Oku
25 Ocak 2026 Pazar - 08:49
Devamını Oku
17 Ocak 2026 Cumartesi - 23:36