


Devlet Bahçeli’nin “Türkiye, Rusya ve Çin ittifakı kurulmalıdır” çıkışı, sadece bir siyasi söylem değil; geleceğe dair güçlü bir stratejik okumanın ipuçlarını da barındırıyor. Dünya, artık eski dünyanın kurallarına göre işlemiyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 19 Eylül 2025 Cuma - 10:14 | GDH Haber
Türkiye, Rusya ve Çin
Devlet Bahçeli’nin “Türkiye, Rusya ve Çin ittifakı kurulmalıdır” çıkışı, sadece bir siyasi söylem değil; geleceğe dair güçlü bir stratejik okumanın ipuçlarını da barındırıyor.
Dünya, artık eski dünyanın kurallarına göre işlemiyor.
Batı merkezli düzen çatırdıyor; Amerika’nın hegemonyası sorgulanıyor, Avrupa Birliği içten içe dağılmanın sancılarını yaşıyor.
Böylesi bir dönemde Türkiye’nin, kendi coğrafyasının gerçeklerine yaslanarak yeni bir ittifak arayışına yönelmesi aslında kaçınılmazdır. Çünkü Atlantik dünyası Türkiye’ye hiçbir zaman eşit ortaklık vadetmedi. Her zaman emir alan, sınırlandırılan, köşeye sıkıştırılan bir ülke görmek istediler.
Oysa Türkiye; tarihi, medeniyeti, stratejik konumu ve askeri gücüyle kendi başına bir eksen olmaya mecburdur.
Rusya ve Çin ile kurulacak güçlü bir işbirliği; sadece enerji ve ticaret alanında değil, güvenlikten teknolojiye, uzaydan savunma sanayiine kadar geniş bir yelpazede Türkiye’ye yepyeni kapılar aralayacaktır.
Bu ittifak, aynı zamanda Batı’nın ikiyüzlü politikalarına verilmiş en net cevap olacaktır.
Bahçeli’nin sözlerini sadece bir öneri değil, bir yön tayini olarak okumak gerekir.
Çünkü bu üçlü ittifak, “çok kutuplu dünya” gerçeğinin en güçlü tezahürlerinden biri olabilir.
Türkiye, Rusya ve Çin’in buluştuğu yerde, yeni bir küresel denge doğar. Bu denge; sömürgeciliğe, tek kutuplu dayatmalara, Batı merkezli tahakküme karşı “adalet merkezli” bir güç odağına dönüşebilir.
Elbette bu yol kolay değil.
Çelişkiler, rekabet alanları ve hassas dengeler var.
Ama unutulmamalıdır ki; tarih, cesur adımlar atan milletleri yazar. Bahçeli’nin çıkışı, tam da böyle bir cesaret çağrısıdır.
Türkiye, artık “batının kapısında bekleyen ülke” olmaktan çıkmalı; doğunun, kuzeyin ve kendi coğrafyasının merkezinde yeni bir medeniyet ittifakının öncüsü olmalıdır.
Bugün bu fikri tartışmak, yarın bu adımı atmanın ilk işaret fişeğidir. Çünkü 21. yüzyılın dünyasında ittifaklar kaderleri tayin edecek.
Ve belki de Türkiye’nin kaderi, Moskova ve Pekin ile kurulacak bu yeni yolda saklıdır.
Vesselam…
Devamını Oku
10 Mayıs 2026 Pazar - 00:05
Devamını Oku
03 Mayıs 2026 Pazar - 00:02
Devamını Oku
26 Nisan 2026 Pazar - 00:35