Muhalefet, nasıl iktidar olur? Güven vererek! Veriyor mu? Karşı taraftan oy alması lazım. Onlara düşmanlık etmemesi lazım. Öyle mi?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 10 Şubat 2026 Salı - 08:34 | GDH Haber
Örnekleri 2002’den tutup da yapılan bir havalimanına kadar uzatabiliriz.
Muhalefet, nasıl iktidar olur? Güven vererek!
Güvenin unsurları,
Tutarlılık, sözünün eri olmak, güçlü bir iç cephe, referans, yönetebilme güveni verme.
Tutarlı mı?
Erken seçim için tarih açıklayıp, olmayınca tarihi revize etmek tutarlılık mıdır?
“Çift forvetim var” dedikten birkaç ay sonra birini apar topar aday yapmak tutarlılık mıdır?
Sözünün eri mi?
“32 saatlik görüntü var” dedikten sonra 23’e düşürüp hala yayınlamamak sözünün eri olmak mıdır?
Güçlü bir iç cephe var mı?
“Kavgalı eve kız vermezler” sözü çokça kullanılır siyasete güven unsurunun inşası ile ilgili. CHP’de kavgasız bir gün var mı? Bir önceki genel başkanının “Arının” diye video çektiği bir partide iç cephe tahkim edilmiş midir?
Referansları güçlü mü?
Son yerel seçimlerde kazanılan belediyeler referansları olacaktı ve iktidara yürüyeceklerdi. Ancak aylardır yolsuzluk iddialarını konuşuyoruz. Sizce bu belediye yönetimleri iktidara gelmek için iyi bir referans oldu mu?
Yönetebilme güveni veriyor mu?
Esad bavulunu toplarken görüşmeyi öneren, “Libya’da ne işimiz var” diyen, “Hamas terör örgütü” diyen, İspanya ile görüşmek için uluslararası arenada trip atan bir lider -ki yardımcısı iki lider dedi- yönetebilme güveni veriyor mu?
Ya hepsini geçtim bir belediye başkanı genel başkan yardımcısına CIA ajanı yakıştırmalı tweet atar mı?
Bakın iktidara gelebilmek için gerekli unsurların birincisini söyleyince yaptığımız küçük bir analizde neler ortaya çıkıyor. Ama bunların hepsi iki şeyden kaynaklanıyor,
1- Siyasetin finansmanı
2- Antierdoğanizme hapsedilmiş siyasetsizlik sorunu
Finansmanı neden bir numaraya koydum. Çünkü bir belediye başkanının iki yıl öncesine kadar maaşlı elemanı olan onlarca kişi parti yönetimine, belediye başkanlıklarına, örgütlerin başına yerleştirilmiş ise ben burada bir numaraya siyasetin finansmanını koyarım. Ki zaten bu konu farklı davalar ile yargıda ve bir organize suç örgütü iddiası ile soruşturuluyor.
İkinci maddede yazının başında değindiğim konu aslında. İş üretmeyince karşıtlık ürettiler. İşe yaradı. Büyüdüler çünkü iktidar 23 yılda çokça hatalar yaptı. İşleri özellikle ekonomide çokça ters gitti. Toparlamaya çalışırken daha da kötüye götürdüler. Birçok farklı alanda yapılan hatalara karşı muhalefet güven veremedi ve seçmen belirli bir partiye yönelmek yerine iktidardaki partinin dahi 17 puan üzerine çıkmış olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşıtlıkta kendini konsolide etti.
Ancak partiler bu konsolidasyonu kendilerine bir rahatlık gördüler. İş üretmek yerine hazır karşıtlık varken orada sörf yaptılar. Ancak bir şeyi atladılar. Ona karşı olanlar sana bir müddet mecbur kalırlar. Yazının başında gündeme getirdiğim “Erdoğan’a yarar” sebepli saçmalamaları o sörfteki alkışı kaybetmemek için yaptın. Ancak o kitlenin konsolidasyonu eskisi gibi değil. Milli menfaatlerin ön plana çıktığı konularda, ortak yaraların tamirindeki konularda, hayati konularda sen eski alışkanlığınla siyaset yaparsan, yanılırsın.
Muhalefet, “Deprem bölgesinde hiçbir şey yapılmadı” ya da “Sınıra IŞİD geldi” demeyi TÜİK’in önüne gitmek, Sabiha Gökçen’in yapımına karşı çıkmak sandı. Yıllar önceki 367 ve benzeri hatasına düştü. Ve CHP, muhalefeti kendi etrafında toplamamışken, parti içi sorunlarını çözmemişken, beka denilecek gündemlerle ilgili içlerindeki ideolojik farklılıkları ve parti tutarsızlıklarını çözmemişken bu hataya düştü. O zamanki gibi arkasında askeri vesayet, yargı vesayeti ya da bürokrasi yokken bu hataya düştü. Hatta arkasındaki medya da aslında kendisine bağlı değil, o ilk maddedeki finansman sorununu yaratanların medyasıyken düştü. -Gerçi onu fark ettiler ve yeni arayıştalar-
Biz biliyoruz ki Özgür Özel farkında.
Özel, “Erdoğan karşıtlığı ile iktidar olamayız” dedi.
Ama onun da elinden bir şey gelmez. Ve dediğinin altında da en çok onu eziyorlar / ezdiriyorlar / kendini ezdiriyor.
NOT:
Yazıyı yayınlamadan Mesut Özarslan’a Özgür Özel’in attığı mesajları gördük. Bu notu eklemem gerekti. Bir genel başkana zaten bu şekilde kontrolü kaybetmek yakışmadı. Her türlü eleştiri burada karşısına çıkacaktır ama beni hayal kırıklığına uğratan sayın Özel’in rövanşizm kokan mesajları oldu.
“Onların devri bitiyor, bizim devrimiz geliyor. O gün gelince elime düşeceksin. Acırsam namerdim” diyen Özel’e yönelik olumlu olan görüşlerimde sarsıntı yaşandı. Çünkü ben başından beri Özel’in üzerindeki vesayet sebebiyle hatalar yaptığını düşünüyordum. Ama bu düşmanlık ve intikam duygusundan çok rahatsız oldum.
Devamını Oku
06 Şubat 2026 Cuma - 08:58
Devamını Oku
03 Şubat 2026 Salı - 00:00
Devamını Oku
30 Ocak 2026 Cuma - 08:34