Adaletin kıskacındaki siyasette kartlar yeniden dağıtılıyor! Gazeteci Emre Erciş'in ortaya çıkardığı belge, İmamoğlu davasında kilit rol oynayan Gülibrahimoğlu'nun aylar önce saf değiştirmek istediğini gözler önüne serdi. Ancak asıl bomba Adalet Bakanı'ndan geldi:
0:00
--:--
Son Güncelleme: 08 Mayıs 2026 Cuma - 08:26 | GDH Haber
İmamoğlu Davası’nda Cebeci Maden Sahası’ndaki kaçak hafriyat dökümü ve bununla bağlantılı kamu zararı eylemi olan Eylem 59’un savunmaları alınmaya devam ediyor. Bu eylemin başrolü olan ve firari durumda olan iş insanı Murat Gülibrahimoğlu’na dair Gazeteci Emre Erciş çok çarpıcı bir belge ortaya çıkardı.
Ekrem İmamoğlu’nun 2021 sonrası kasası olmakla suçlanan, İSTAÇ ve İSFALT’ı bypass edip İstanbul’un tüm hafriyat işini tekeline aldığı iddia edilen Gülibrahimoğlu için Ekrem İmamoğlu “Akit’e ve Murat Kurum’un kampanyasına para aktardı” dedi. Kurum anında yalanladı ve onun doğru olmadığı ortaya çıktı. Fakat Murat Gülibrahimoğlu’nun hükümet çevreleriyle, kamu kurumları ve bürokrasiyle arasının iyi olduğu gerçeğini de kimse değiştiremez.
Ekrem İmamoğlu aslında “Benim örgütümde bu AK Partili’nin ne işi var” diyerek örgüt iddiasını zayıflatma stratejisi güdüyor. Örgüt suç isnadına karşı iyi bir strateji.
Şimdi gelelim Gazeteci Emre Erciş’in ortaya çıkardığı o kritik belgeye…
26 Mayıs 2025 tarihinde Gülibrahimoğlu’nun avukatının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu bir dilekçe.
Dilekçede diyor ki,
“Müvekkil hakkında yukarıda soruşturma numarası yazılı dosyadan yakalama emri çıkartılmış ve bu yakalama emrine istinaden müvekkil halen aranmaktadır.
Müvekkil yurt dışında bulunmakta olup, soruşturulduğu dosyada 2019 yılından bu yana icbar suretiyle irtikap kapsamında kendisine yönelik gerçekleştirilen eylemler dolayısı ile şüpheli sıfatı ile soruşturulduğundan, yurt dışından Türkiye'ye gelerek kendisine yönelik ibar(zorlama)'a ilişkin ayrıntılı beyanlarda bulunacak olup,
Dosyanın esası açısından müvekkile isnad edilen eylemlerde suçlar oluşmamış olup zira müvekkil aslen soruşturması konusu suçların şüphelisi değil mağdurudur, müvekkil 2019 yılından beri dosyadaki diğer şüphelilerin haksız tutum ve davranışları karşısında, haklı bir işini gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek ve kendisine yönelik haksız eylemler yapılacağı düşüncesi ile hareket etmiş olup, zorlamaya maruz kalmıştır.
Müvekkilin yukarıda bahsettiğimiz hususlarda soruşturmayı aydınlatacak ve sağlıklı yürümesini sağlayacak bilgileri vermeye hazırdır. Ancak müvekkil Türkiye'nin en büyük iş adamlarından olup, bir çok şirketinin yönetimini devam ettirmesi ve bu şirketlerde çalışanlara istihdam sağlaması gerektiğinden tutuklanması halinde senelerdir yapmış olduğu birikimin kaybolması ihtimali bulunduğu, ayrıca aılesine ve çalışanlarına bakma zorunluluğu bulunduğu, bu nedenle Türkiye'ye gelerek ifade vermeye iştirak etmesi ve tutuklanması durumunda ileri de telafisi imkansız zararlara sebep olacagından müvekkile tutuklanmaması konusunda güvence belgesi verilmesi halinde ifade vermeye gelmesi konusunda elinden geleni yapmaya hazırdır.
Sonuç ve istem; Yukarıda açıklanan nedenlerle, müvekkilin ifadesinin alınması için savcılığınıza gelmesi halinde tutuklanmayacağı hususunda güvence belgesi verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.”
Yani kısacası “Beni zorladılar.”
Murat Gülibrahimoğlu’nun aylar önce İmamoğlu’nu sattığını, ancak serbest kalma şartı öne sürdüğü ve samimi bulunmadığı için Başsavcılık tarafından bu dilekçesinin iki gün sonra reddedildiği bilgisini de Emre Erciş yayınladı.
CHP’nin zor gecesi “Acaba ne anlattılar?”
Adalet Bakanı Akın Gürlek TGRT Haber’de Gazeteciler Gürkan Hacır ve Fatih Atik’in sorularını yanıtladı ve siyaset gündemine bomba gibi düşen iki bilgiyi tek cümlede kılı dahi kıpırdamadan verdi.
“Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlık ifadesi verdi.”
“Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım etkin pişmanlık ifadesi vermek için başvurdu.”
Sayın Bakan son derece soğuk kanlı bir biçimde savcılık, hakimlik dönemlerinden kalma çok normal bir şeymiş gibi bu sözleri söyledi, bir siyasetçi şovuna dönüştürmedi ama bu iki bilgi karşısındaki gazetecileri diğer konulara geçmekten alıkoydu. Ekran başında biz “doğru mu duyduk?” dedik. Neden mi?
- Özkan Yalım’ın Uşak Belediyesi kasasından Özgür Özel’in aracının VİP dönüşümünü yaptırdığına dair iddianın dekontları çıkmıştı.
- Özkan Yalım’ın çeşitli belediyelerde “arkadaşlarının” bankamatik memuru olduğu ortaya çıkmıştı.
- Özkan Yalım’ın “Beni partiden atamazlar” dediğini ve Genel Merkez üzerinde bir baskı oluşturduğunu Gazeteci Fatih Atik bir kulis bilgisi olarak anlatmıştı ve bu ağırlığın kaynağının Özgür Özel ile yakın ilişkisi olduğunu söylemişti.
- 38. Kurultay dönemine ve Yalım’ın önceki vekillik sırası değişimine dair birçok iddia da siyaset kulislerinde konuşulmuştu.
İşte şimdi tüm bunları düşünerek aklımızda tek bir soru canlandı. “Acaba ne anlatacak?” Sadece bizim değil, CHP Genel Merkezi’nin de aklında aynı soru gece boyu dönüp durmuştur.
Ayrıca Gökhan Böcek’i unutmayalım. Antalya iddianamesinde birçok kişinin “Muhittin Böcek’in adaylaşmadı için Genel Merkez’e para vermişler. Gökhan’dan duydum” şeklinde beyanları vardı. Bunun yanında Akın Gürlek’in de bu konuyu daha önce gündeme getirdiğini unutmayalım.
Şimdi yine akıllarda aynı soru, “Acaba ne anlattı?”
Eğer bu iddialar doğru değilse rahat bir uyku dışında gecenin bir farkı olmaz. Ama gerçeklik payları biraz olsun varsa o gece uykusuz bir gece oldu.
Devamını Oku
05 Mayıs 2026 Salı - 09:20
Devamını Oku
01 Mayıs 2026 Cuma - 08:30
Devamını Oku
28 Nisan 2026 Salı - 08:25