9°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Uzay

‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌

GDH, dünya gündemini yakından takip eden haber platformu.

Gizlilik politikamızı okuyun.

Ana SayfaCanlı GelişmelerHava DurumuGazete ManşetleriİnfografikPodcastGaleriGündemDünyaYerel Haberler
EkonomiSavunmaTeknolojiSporKültür & SanatTarihSağlıkYaşamEğitimYakın Plan
YazarlarCuma HutbeleriDeprem HaritasıBiyografiUzayPozitifTeknofestTelevizyonSeçim
Hakkımızdaİletişim BilgileriKünyeReklam ve İş BirliğiBize Haber GönderGizlilik PolitikasıKullanım KoşullarıÇerez PolitikasıSosyal MedyaKariyer
© 2026 gdh.digital
Bizi Takip Edin:
HEMEN İNDİR
App Store
HEMEN İNDİR
Google Play
9°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

text
text

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Uzay

‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
  • GDH
  • Yazarlar
  • Hasan Basri Akdemir
  • Benden isim mi istiyorsunuz? Tarif edeyim!
Hasan Basri Akdemir
Hasan Basri Akdemir

[email protected]

Benden isim mi istiyorsunuz? Tarif edeyim!

Silivri'de olanı olduğu gibi anlatmak isteyen gazetecileri oradan uzaklaştırmak bir plan olabilir. Hatta olmayanı bile yazmak isteyebilirsiniz. Ama geçit yok. Gerçekler mahkemede de medya da da ortaya çıkacak.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 24 Mart 2026 Salı - 08:25 | GDH Haber

editor avatar
Hasan Basri Akdemir

Yazar

Abone Ol

Google News Logo
NSosyal Logo

Bugün yazacağım yazının üslubundan dolayı baştan özür dileyeyim. Çünkü bilirsiniz ki veriye ya da bilgiye dayalı yazı yazarım. “Bence” ve “bana göre” gibi kelimeler pek kullanmam. Meseleleri kişiselleştirmem. Yorumlarımda tarafsız olduğumu iddia etmem ama haberlerimde tarafsızımdır. Ancak bu yazıda haksızlığa uğrayan biri olarak cevap hakkımı kullanıyorum.

Silivri’deki duruşmaları takip ediyorum. Gazetecilerin Ekrem İmamoğlu’na soru sorduğu ve onun da salondan ayrılırken cevap verdiği günle ilgili TGRT Haber’de bazı şeyler söylemiştim. Bunun üzerine Sabah Gazetesi bir haber yaptı ve Gazeteci Faruk Bildirici de bir yazı yazdı. Bunun üzerine bana karşı sosyal medyadan gazeteciler yazmaya başladı. Meselenin iç yüzünü anlatayım sonra fa cevap kısmına geçeyim.

Mahkeme Başkanı davaya ara vermişti ve bir gün sonra buluşmak üzere duruşmadan ayrılmıştı. Tutuklu sanıklar tek tek tünelden geçerek salondan ayrılıyordu. En son Ekrem İmamoğlu kaldı. Önce avukatlarla konuştu, sonra da imkanlar el verdiğince gazetecilere doğru yanaştı. Gazeteciler 3 soru sordu. İmamoğlu da bu 3 soruyu cevapladı. Hatta ilk soruyu Hilmi Hacaloğlu sormuştu. Ekrem Bey de açıkçası öyle slogan falan atmadan Ağaç AŞ ve itirafçı ile ilgili sorulara cevap verdi ve salondan ayrıldı. Bu sırada “benim gördüğüm” bir arkadaşımız kalp işareti yaptı.

Ben bunu akşam TGRT Haber’deki yayında söyledim. Ama öncesinde orada zaten “Gördün mü bak kalp yaptı” falan diye konuşuldu zaten. Yanlış anlaşılmasın konuşanlar arasında herkes “Yandaş” değildi.

O yayında “Gazetecinin işinin soru sormak olduğunu, gazetecilerin yerinin değiştirilmesinin haksız olduğunu, Ekrem İmamoğlu’nun da sorulan soruya cevap vermesinin hakkı olduğunu, düzeni sağlama görevinin hakimin ve kolluğun olduğunu söyledim ve onlar konuşturmasaydı” dedim.

Sabah Gazetesi “hiç tasvip etmediğim bir dille” haber yapana kadar bu olay kimsenin umrunda olmadı açıkçası. Bu haberden sonra bana önemli bir medya yüzü, “Bizim arkadaş değil mi? Benim de kulağıma geldi çünkü” dedi. Daha sonra Gazeteci Faruk Bildirici aradı beni. Gazetecilik etiği sohbeti yaptık ve “bu hareketin doğru olmadığını” söyledi. Benim de “isim vermem gerektiğini çünkü diğer arkadaşların da töhmet altında kaldığını” söyledi. Ben de olanı olduğu gibi anlattım. “Genç bir arkadaşı hedef göstermenin doğru olmadığını” söyledim. Açıkçası bu işin uzamasından da rahatsız olduğumu ifade ettim.

Telefon görüşmesinin akşamı yine TGRT Haber’de konuyu özellikle açtım ve artık çok mesele olmasın diye. “Orada zaten İBB TV personeli de var, Ekrem Bey’in basın ekibi de yani aktif gazetecilik yapmayanlar da var” diyerek konunun kapanması için uğraştım.

Faruk Bildirici aramızdaki konuşmadan yazıyı ilgilendiren kısımları da koyarak yazdı. Daha sonra oradaki arkadaşlar tweet atmaya başladı. “İddia sahibi açıklasın” diyorlar. Bunu gören daha oraya o gün dahil uğramamış, son hafta bir kez gelmiş ve gazeteciler kısmında dahi oturmamış bir Gazeteci! Çıkıp ileri geri konuşuyor. Ya sen önce kendi geçmişine bakacaksın. Kartel medyasında Türk Ordusu’na operasyon çektiğin günlerden hatırlıyorum ben seni. Türkçe’yi katlettiğin tweetlerinle, maddi hatalarla dolu haberlerinle, Türkiye’nin her kritik döneminde Batılıların papağanlığını yapmanla hatırlıyorum ben seni. Utanmadan bir de “ben oradayım ve takip ediyorum öyle bir şey yok” diyorsun. Senin ilk geldiğin günü bile ben yazdım!

Bunları gören troller “Kabataş yalanı” benzetmesi yapıyor. Ben hepinizin alnını karışlarım. Kabataş yalanıymış. 

Can Özçelik’in Notbir hayırlı ve bol okuyuculu olsun. 

Orada okudum, “notbir.com.tr‘nin haberine göre, ’kalp’ işareti yapan gazetecilerin ulusal televizyon kanallarında görev yaptığı öğrenildi” deniyor. Can Abi ile de başka arkadaşlarla da konuştum. Neyse!

Daha dün Özgür Özel’in 15 Ocak 2024 tarihinde bulunduğu yer ile ilgili iddialara karşı haberi yaptım. Özgür Bey’in lehine ve CHP’den alınan bilgilerle. Bugün Aytunç Erkin yazana kadar Özgür Bey’in lehine olmasına rağmen kaynak benim diye haber yapamadınız. Ama Aytunç Abi “Gazeteci” olduğu için “Bu haberi ilk Hasan Basri Akdemir yaptı” diye yazdı. Çünkü o bu mesleği yapıyor. Bu mesleği bir yerlere yaslamıyor. Siz haberi yapmak yerine “Abi çok iyi haberdi” diye anca telefon edersiniz. 

Şimdi benden isim istiyorsunuz. İsim verdim işte. Gazetecilik dışı davranışları sıraladım. Bazı şeyleri gizleyen, bazı şeyleri yazan kimlerse onlar işte. Bugün İmamoğlu’na kalp yaparlar, yarın taş atarlar. Bugün Erdoğan’a kalp yaparlar, yarın taş atarlar. Kılıçdaroğlu’na yapılanları hatırlayın!


yazarın diğer yazıları

Bir yıl sonra 19 Mart

İddianame masada, perdeler kalkıyor: İmamoğlu davasında 'esas' neden gizlenmek isteniyor? Tutukluluklara itirazdan, itirafçıların dinleneceği o gerilimli duruşmalara uzanan süreçte; Türkiye’nin geleceği bu dosyaların içinden çıkacak.

Devamını Oku

22 Mart 2026 Pazar - 00:48

İmamoğlu sadece iletişimle dışarı çıkabilir mi?

CHP lideri Özel’in "5 milyarlık bütçede 20 milyar yolsuzluk olur mu?" çıkışı Silivri’deki duruşma tutanaklarıyla ne kadar örtüşüyor? İddia makamının tezleri, MASAK’ın rakamları ve mahkemede aslında kimin neyi sorduğuna dair çarpıcı gerçekler: İletişimle değil, dosyayla savunulur.

Devamını Oku

17 Mart 2026 Salı - 10:52

İsrail, PKK’nın tasfiyesini engelleyemeyecek

Bölgemize emperyalist ve siyonist müdahale gerçekleşirken bundan nemalanacak gücü terör örgütünde bırakmayan Türkiye’nin gücünün ve etkisinin farkında olalım.

Devamını Oku

13 Mart 2026 Cuma - 08:17

Yazarın Tüm Yazıları

diğer yazarlar

Yazar
Murat Yılmaz
[email protected]

Yazar
Fazıl Ergüt
[email protected]

Yazar
Mehmet Kancı
[email protected]

Yazar
Yusuf Alabarda
[email protected]

Yazar
Hasan Basri Akdemir
[email protected]

Yazar
Taceddin Kutay
[email protected]