Bir zamanlar seküler mahallenin tepkilerini ve reflekslerini belirleyen ideolojiler vardı. Sosyal demokrasi, ulusalcılık ya da sol-liberalizm gibi… Ama bugün değişti. Kendilerine “Milliyetçi” diyen ama ideolojik birikimi olmayan bir nesil geldi. Kim bunlar?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 16 Ocak 2026 Cuma - 08:15 | GDH Haber
Çocukluğumdan beri bize öğretilen ve sosyal hayatı okumaya başladığımız ilk andan itibaren insanları ikiye bölen “muhafazakar mahalle” ve “seküler mahalle” kavramları üzerine görüşlerim yıllar içinde çok değişti.
İki mahallenin de varlığı bir gerçek. Ülkemizde sınıf temelli okumalar maalesef doğru sonuç vermez. Bizdeki saflaşma kültüreldir. Özellikle dinin kültürdeki tesirine karşı batılılaşma ya da Bernard Lewis’in tanımlamasıyla modernleşme döneminin tesiri bu kültürel kamplaşmanın kodlarını belirlemiştir. “Bu mahalleler yoktur” diye başlayan hiçbir cümle “Türkiye için” söz konusu değildir.
Seküler mahallenin cahil ve tepkisel milliyetçilikle imtihanı
Saraçhane protestolarında oradaki gençlerin kim olduğunu anlamaya çalışmıştım. Belki yüzlercesiyle konuşmuştum. Sohbet esnasında fikirlerini, o fikirlere onlar sevk eden bilgilerini, mevcut siyasi aktörlere dair görüşlerini hep sormuştum. Sonra yaptığım yayınlarda orada gördüklerimi ve duyduklarımı anlattım.
Bu çocuklar CHP’li değildi. Kendilerini “Milliyetçi” olarak tanımlıyordu. Milliyetçiliğe dair pek bir bilgileri yoktu. Temel motivasyonları Erdoğan karşıtlığı ve yabancı karşıtlığıydı. Bu çocuklar reaksiyoneldi ve protestti. Mahalleler konusunda pek bir bilgileri olmamasına rağmen kendilerini sorulunca seküler olarak tanımlıyordu.
Ekrem İmamoğlu’na karşı operasyon gerçekleştikten sonra Saraçhane’de bu çocuklar vardı. Ve bunun dışında TKP ve benzeri gibi daha soldaki gruplar.
Sosyal medyadaki seküler mahalle reflekslerini ele geçirdiler
O gün bu gündür takip ediyorum. Açıkçası Sayın Ümit Özdağ’ı suçluyordum. Ama süreç içinde gördüm ki Özdağ sadece gençlerin sosyal medya üzerinden ve günün furyasına kapılarak sürüklendiği bu yeri görmüş ve üzerinde sörf yapıyor.
Durum daha vahim. Bugün öncelikle sosyal medyada ve eylemlerde görüyorum ki bu mahalleye yön vermeye başlayan bu bilgisiz ve yönlendirilmeye açık yığın söz konusu.
Sosyal demokratlar ve ulusalcılar seküler mahalleyi kaptırdı
Seküler mahallenin amiral gemisi hiçbir zaman net sol olmadı. Ama sosyal demokrasi oldu. Bu özellik, onları sınıf mücadelesine duyarlı, işçinin ve düşük gelirlinin dostu, sorunları dile getiren, temel hakları korumaya çalışan ve hümanist bir düzlemde kitleleri tuttu.
Sosyal demokrasinin zayıfladığı zamanlarda seküler mahallede hakim ideoloji ulusalcılık oldu. O zaman da bu mahallede devlet refleksi, militer yaklaşımlar, antiemperyalizm gibi özellikler baskın oldu. Her dönemin eleştirilecek yönleri olsa da kitlelerin yönü hep rasyonel ya da vicdani idi.
Son dönemde sol liberallerin etkisi de söz konusuydu ve onların etkin olduğu Anti-Erdoğancı ve Batı yanlısı politika dönemi şu anki tepkisel kitlenin oluşmasında etkili olmuş olabilir.
Bu kitle ana muhalefete yön veriyor
Son olarak gördüğüm büyük arıza da şu: Bu kitlenin tepkileriyle politika sanarak politikasızlığını şekillendiren bir ana muhalefet var. Normalleşme başta olmak üzere birçok konuda bunu gördük. En çok da nereden çıktığı belli olmayan “Ekrem İmamoğlu aday ilan edilsin” çalışmasında bunları ve bunları yönlendirme kabiliyeti kazandırılan akademisyen, gazeteci ve haber hesaplarını görmüştük. İBB iddianamesinde bunların bazılarına kaynak aktarımı da söz konusu iddialar arasındaydı.
Devamını Oku
21 Ocak 2026 Çarşamba - 16:25
Devamını Oku
20 Ocak 2026 Salı - 10:45
Devamını Oku
09 Ocak 2026 Cuma - 08:20