İsrail’in hedefi, Irak Kürt Bölgesi ile İran’ın Zagros Dağları’nın batısındaki Kürt yerleşim yerlerinin birleştirilerek bir devlet kurulması vaadi ile Barzani, Talabani, PKK ve İran Kürtlerini İran rejimine karşı ayaklandırmak.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 06 Mart 2026 Cuma - 08:27 | GDH Haber
1982’de Lübnan, İsrail tarafından işgal edilir ve Beka Vadisi’ndeki “geçici eğitim kampı” PKK’nın uzun yıllar eğitileceği ve koordine edileceği kamp haline gelir.
1990-91’de Birinci Körfez Savaşı ile ABD öncülüğündeki koalisyon Irak’a operasyon düzenler ve Irak PKK için geçiş noktası haline gelir. Kürt Bölgesinin iyiden iyiye özerkleşmesi ile sonuçlanan süreç ile Türkiye sınırında PKK varlığı büyür ve 90’lı yılların kanlı günleri ve baskınlar başlar.
99’da Öcalan’ın yakalanıp yargılanmasının ardından kendi iç kargaşasına düşen PKK, 1999 yılında silahlı faaliyetlerini durdurduğunu ve 2002’de de kendini feshettiğini açıklamıştı. Ve yine 2003 yılında ABD’nin Irak’ı işgaliyle PKK’ya alan açıldı ve Kandil merkezli olarak terör faaliyetlerine devam ettiler. 2004 ile birlikte kanlı eylemlerine yine başladılar.
2009’da ilk adımları atılan ve 2015 yılına kadar sürdürülmesi için devletin çok kez yutkunduğu çözüm süreci ile şehit haberleri gelmez olmuş, PKK kademeli olarak silah bırakma yoluna girmişti. Ancak 2012 yılında başlayan Suriye İç Savaşına 2014’te yedi düvelin dahil olmasıyla PKK’ya Suriye’de alan açılmış ve PYD-YPG isimleriyle Suriye’de terör faaliyetlerine başlamışlardı. Süreç de akabinde bozuldu.
22 Ekim 2024’te MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin PKK Elebaşı Abdullah Öcalan’a çağrısıyla başlayan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın destek vermesiyle kurumsallaşan ve Abdullah Öcalan’ın fesih çağrısı ile fiiliyata geçen yeni sürecin önüne onlarca engel çıkarılmaya çalışıldı. Ancak bu sefer daha önceki süreçlerden dersini almış olan Türkiye önce terörle mücadeledeki kararlılığını göstermeye devam etti. Daha sonra meşru ile gayrimeşru aktörlerini birbirinden ayırdı ve Meclis’teki komisyon sürecini başlattı. Ve yine geçmiş tecrübelerinden dolayı Suriye’deki defteri net bir şekilde kapattı. Hemen ardından Kandil ve Sincar ile ilgili Irak’ı baskı altına aldı…Ki o noktada ABD ve İsrail’in İran saldırısı başladı.
İsrail’in hedefi, Irak Kürt Bölgesi ile İran’ın Zagros Dağları’nın batısındaki Kürt yerleşim yerlerinin -ki Kürtlerin çıkış noktasıdır- birleştirilerek bir devlet kurulması vaadi ile Barzani, Talabani, PKK ve İran Kürtlerini İran rejimine karşı ayaklandırmak. Şu an bunun gerçekleşmesi için İran’da sahadaki kontrolü sağlayabilecek tüm kolluk, Devrim Muhafızları ve Besic noktaları yok ediliyor. Bir isyan ve ayaklanma sonucu müdahale edilemeyecek ortamı sağlamak üzerine kurgulanan bir operasyon izliyoruz. Hem rejim elitlerinin hem de rejimin bastırıcı aygıtlarının hedeflendiği saldırıların bir ayağı Kürtler diğer ayağında Beluclar var.
Bu saldırıların ve kötü senaryonun tek bir panzehiri var. Terörsüz Bölge projesi. Eğer başarırsak ABD ve İsrail’in planlarını boşa çıkarabiliriz. Ancak süreci nihayete erdiremezsek hem PKK için yeni bir terör yaratma alanı oluşacak, hem Barzani ve Talabani ile ayrışan ve parçalı olan yapıları entegre olabilecek. Hem de Türkiye’nin müdahalesinin kolay olmayacağı bir durum ortaya çıkacak. Bir yandan uluslararası alanda tanınan Irak Kürt Bölgesi, diğer yandan sınırlarına uzak olan bir İran coğrafyasındaki dağlık bölge…
Bu nedenle iç cephenin tahkimi diye başlayan, çözüm diye, barış diye, demokratikleşme diye, Terörsüz Türkiye diye, Terörsüz Bölge diye… adına her ne dersek diyelim bu sürece sımsıkı tutunun. Bu oyunu bozmak bizim elimizde!
Devamını Oku
03 Mart 2026 Salı - 08:25
Devamını Oku
26 Şubat 2026 Perşembe - 17:29
Devamını Oku
24 Şubat 2026 Salı - 08:43