

Yeniye olan ihtiyacı okumak bir başarıysa, o ihtiyaca cevap olabilmek de ayrı bir başarıdır. Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti hem yeniye olan ihtiyacı okudu hem de bu ihtiyaca karşılık olabilmek için birçok şey yaptı.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 19 Mayıs 2026 Salı - 08:21 | GDH Haber
AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş’in koordinesinde İzmit’te on binlerce gencin katılımıyla ve coşkuyla “Gençlik Şöleni” düzenlendi.
Bir kısım muhalif sosyal medya kullanıcısı, “Zorla götürüldüler, yüzlerini sakladılar, bindirilmiş kıtalar” falan yazdı. Bu yazanların zaten bir önemi yok, gerçekliği yok, karşılığı yok. Çünkü bunlar hep bunları dedi ve hep seçim dönemlerinde “kendilerince olmayan karşılığı” gördüler.
Benim sözüm, “Bu gençler bizim gençlerimiz değil, öyle dans mı olur, bu açık kızlar ne, Eser Yenenler’in ne işi var, bu işler AK Parti’ye ters” diyen RECEP TAYYİP ERDOĞAN’I HİÇ TANIMAMIŞ OLANLARA!
Türkiye’nin teminatı kapsayıcılığı ve kadınlar
1994 Yerel Seçimleri’nde SHP, ideolojik yönü ağır basan ve “Bugüne kadar size yaptıkları yetmedi mi? Yine sağa mı oy vereceksiniz?” gibi bir söylemle seçim kampanyasını yürüttü.
ANAP ve DYP birbirlerine laf yetiştirerek ve ikisi de yeni, genç ve kendilerince karizmatik liderlerini öne çıkararak bir seçim kampanyası yürüttü.
CHP ve DSP’nin çok etkin olamadığı o yıllarda Ülkücüler 1991 Seçimleri’ndeki ittifaktan pişman ve kendi kabuklarına dönen bir yol izledi.
Bu seçimde belki de en “Cemaat gibi görünen” en “kapalı yapı” olmasına rağmen toplumun her kesimini kucaklayan bir seçim kampanyası tercih etti. “Türkiye’nin Teminatı,” “Adil Düzen,” “Şehirlerin belediyeden, belediyenin yerinden yönetildiği bir Türkiye” gibi sloganlarla “toplumun her kesiminin ihtiyacına” hitap etti.
Türkiye’nin Teminatı sloganının seçim kampanyası boyunca türetilerek her alana hitap etmesi karşılık buldu. “Özgür ve hak sahibi doğanların, özgür ve hak sahibi olarak yaşadıkları bir Türkiye’nin teminatı” sloganı özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde kullanıldı. Batı’da ise yaşam standartlarına karışılmayan bir slogan tercih edilirken, sanayi kentlerinde işçilere, tarımda köylülere, öğrenci şehirlerinde gençlere yönelik sloganlar ‘Türkiye’nin Teminatı’ çatısı altında türetildi.
Bunun yanında girilmeyen evin kalmaması, tokalaşılmayan esnafın kalmaması stratejisiyle dolaylı iletişimden ziyade doğrudan iletişim benimsendi. Bu sıralarda Refah Partisi’nde daha önce görülmeyen ve diğer partilerde de çokça önemsenmeyen bir stratejiyi İstanbul Adayı Recep Tayyip Erdoğan hayata geçirdi.
Kadın Kolları her eve girdi. Ev hanımlarının dertleri ile ilgilenildi. Evlere promosyonlar bırakıldı ve Erdoğan’ın saha çalışmalarına kadın kolları eşlik etti. Kadınlar bu seçimin anahtarı oldu.
Erdoğan’ın Genelev ziyareti çokça eleştirilmişti ama o dönem Erdoğan bu ziyaretini ve ağlayan kadınları her yerde anlatmıştı.
İşte Erdoğan bu şekilde tabuları yıkmıştı.
Her Şey Türkiye İçin
2002 Seçimleri Türkiye demokrasi tarihinin en önemli seçimleridir ve en büyük değişimidir. Eskilerin tamamının tasfiye olduğu ve “Yeninin eskiyi yendiği” bir seçimdir.
Yeniye olan ihtiyacı okumak bir başarıysa, o ihtiyaca cevap olabilmek de ayrı bir başarıdır. Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti hem yeniye olan ihtiyacı okudu hem de bu ihtiyaca karşılık olabilmek için birçok şey yaptı.
Cem Uzan’ın Genç Partisi gibi, İsmail Cem’in Yeni Türkiye Partisi gibi partiler de aslında bu ihtiyacı okuyan partilerdi ama bir şey eksikti. O da toplumla eşit seviyede, göz göze temas ve Türk Halkının ortalaması olmak, o ihtiyaçları bilmek ve buna yanıt vermek.
2002’de kampanya, istikrarsız koalisyon dönemlerinin sona ermesi üzerine şekillendi. "Her Şey Türkiye İçin" ana sloganıyla "Temiz Siyaset", "Güçlü Meclis, Güçlü Hükümet" gibi mesajlar ön plana çıkarıldı.
O dönem siyasi yasaklı olan Erdoğan kampanyanın merkezindeydi. Mitinglerle ülkeyi karış karış geziyordu ama AK Parti tüm kesimlerden kendine çekmeyi başardığı güçlü ve “geçmişten bagajı olmayan” kadrolarıyla sahaya tam anlamıyla inmişti.
94’ten gelen tecrübeyle Erdoğan kadınları ve gençlik kollarını Türkiye sathına “merkezi bir teşkilat yönetimi” ile yaymıştı. Görseller, sloganlar, giydirmeler, müzikler merkezden belirlenmişti ama her mahalleye teşkilat başkanları ve ekipleri yerleştirilmişti ve sıkı bir raporlama sistemi ile denetleniyordu.
Muhafazakar demokrat kimlik ön planda tutularak toplumsal kutuplaşmalardan kaçınıldı. Dar gelirli, esnaf ve ekonomik krizden etkilenen geniş kitlelere hitap eden kapsayıcı bir dil benimsendi. Özellikle eğitim ve sağlık sisteminde ezilen halka yönelik çözüm odaklı vaatler her yerde anlatıldı.
94’te tabuları yıkan Erdoğan, 2002’de de sandıkları patlatmıştı.
Vesayetle mücadele
Size burada bir kronoloji yapmayacağım, AK Parti’ye askerlerin veya yargıçların yaptıklarını da anlatmayacağım. Sadece kısaca bir siyasi liderin tavrından ve aslında o gün için “imkansız” görülen bir davranış biçiminden bahsedeceğim.
MGK toplantısında bol yıldızlı bir generale masaya vurup, “Sus Ulan” diye bağırmak, “Yeter artık keseceksin sesini” demek…
Bakın bu imkansızdı. O günlerde bu sözleri orada söylemek, geneleve gidip propaganda yapmaktan daha zordu. Yapılan propaganda seni en fazla parti içinde linç ettirirdi ama o günlerde birileri başbakana merhum Menderes’i hatırlatacak hadsizliği yapacak pervasızlıktaydı.
Yusuf İbiş liderini tanıyor ama sosyal medyadakiler küçülmek niyetinde
İşte Tayyip Erdoğan böyle bir lider. Bunları yapan ve bunlardan daha çok örnekler verebileceğimiz bir lider. En zor zamanda “açılım” demiş, Davos’ta “One minute” demiş, başörtüsü yasağını kaldırmış, muhafazakarların istediği her şeyi onlara vermiş ama seküler yaşantıdan hiçbir şey eksiltmemiş, onlara saygı duymuş ve hatta bana göre seküler yaşam tarzının kendi döneminde daha yayılmasını sağlayacak bir özgürlük alanı oluşturmuş bir lider. (Teknoloji ve dünyaya entegrasyonun da katkısıyla)
Neyse ki Yusuf İbiş, Eyyüp Kadir İnan gibi genç ve liderini tanıyan isimler var da sosyal medyadaki o bir dönemin Refah’ının düştüğü “değişime direnelim varsın küçülelim” diyenlerden olmuyorlar. Zaten öyle olsalar Tayyip Erdoğan da onlarla çalışmaz. Çünkü tüm bunlar zaten onun isteği ve 94’ten ve daha öncesinden hedefindeki vizyon çerçevesinde oluyor.
Devamını Oku
15 Mayıs 2026 Cuma - 08:22
Devamını Oku
12 Mayıs 2026 Salı - 08:47
Devamını Oku
08 Mayıs 2026 Cuma - 08:26