Mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Başkanlığı görevine yeniden gelen Kemal Kılıçdaroğlu başta Özgür Özel ve destekçileri olmak üzere muhalif medya ve muhalif sosyal medya tarafından linç ediliyor. Ekrem İmamoğlu’nun “dahili bedhah kayyum” dediği, Özgür Özel’in meydanlarda “Hain Kemal” sloganları attırdığı Kemal Kılıçdaroğlu bildiğiniz üzere 13 yıl AK Parti ve Erdoğan’a en sert muhalefeti etti. Ve şimdi iktidarla iş birliği yapmakla ve hatta “13 yıl boyunca zaten hep birliktelerdi” denilerek suçlanıyor.
13 yıllık genel başkanlık devri unutulmamalı. Yaptığı muhalefet bence unutulmamalı. Bu muhalefetin dozu tape dinletmeden, Adalet Yürüyüşü yapmaya, TÜİK önüne gitmeden, 6’lı Masa’yı oluşturmaya kadar farklı dönem ve yöntemlerde değişiklik gösterdi. Ancak ben şimdi Kemal Bey’in genel başkanlık döneminden bahsetmeyeceğim. Görevde olmadığı iki buçuk yılda yazdığı köşe yazılarından bahsedeceğim.
5 Mayıs 2024 T24 - Tek bir yüzükten, saraydaki saltanata…
Bu yazıya Kemal Kılıçdaroğlu nasıl başlıyor biliyor musunuz?
"Ben, rahmetli Demirel, rahmetli Erbakan, rahmetli Ecevit gibi demokrasiyi içselleştirmiş bir siyasi rakiple değil, yargısıyla, askeriyesiyle, istihbaratıyla “BAAS” partisi benzeri, devletleşmiş bir yapıyla mücadele ettim"
Bu adam mı iktidarın adamı?
15 Aralık 2024 T24 - Şimdi “OBİT - Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı” zamanı…
Bu yazıya Kemal Kılıçdaroğlu ne diyor biliyor musunuz?
“Birileri, IŞiD terör örgütünden korkup vatan toprağımızı Süleyman Şah Türbesi'nin yerini değiştirerek terk ederken, Suriye’de (İdlib) 34 askerimizin Rusya tarafından şehit edilmesine karşın Putin’in kapısında kaç dakika bekletildiği bütün dünyaya izletilirken, Türkiye Cumhuriyeti Devletini para karşılığında bir sığınmacı deposuna dönüştürürken, bugün kahramanlar gibi CHP’yi suçlama gafletinde bulunabilmektedir. CHP Suriye konusunda en akılcı, tutarlı politikaları üreten Parti olmuştur.”
25 Şubat 2025 T24 - Dönüşümün yönüne karar verme noktasındaki Türkiye
Bu yazıya Kemal Kılıçdaroğlu nasıl başlıyor biliyor musunuz?
“Zaman, coğrafya ve halklar sihirli üçlüsünün doğal akşını hukuk ve ahlak dışı yollarla değiştiren emperyal güçlerin kurgusu sonucunda, giderek otoriterleşen bir süreci yaşıyoruz. Evet, bugün dönüşümün yönüne karar verme noktasında olan bir Türkiye gerçeği ile karşı karşıyayız.”
31 Mayıs 2025 T24 - Vasallığa Doğru mu?
Bu yazıya Kemal Kılıçdaroğlu ne diyor biliyor musunuz?
“Türkiye, Erdoğan iktidarıyla birlikte bu vasallık zincirinin giderek daha görünür bir halkası hâline gelmektedir.“
Daha bir ay önce 4 Mayıs 2026 T24 - Çürüyen sosyal zemin ve yönetim aklının iflası
Bu yazıya Kemal Kılıçdaroğlu ne diyor biliyor musunuz?
“Okul saldırıları bir sonuçtur; daha kötüsü ise bunun bir başlangıç olma ihtimalidir. Sorun çift taraflıdır: Düşünmeyen ve çözüm üretemeyen yönetim + yeterince sorgulamayan toplum… Eğer bir ülke; gençlerini koruyamıyorsa, eğitim kurumlarında güvenliği sağlayamıyorsa, toplumsal yapıyı ihmal ediyorsa, o ülkedeki sorun, artık yönetim krizi değil, akıl krizidir.”
Kemal Kılıçdaroğlu mutlak butlan öncesinde görüldüğü üzere “Butlanı kapmak için” iktidara yalakalık yapmıyormuş. Hatta Özgür Özel -benim desteklediğim- normalleşme sürecini işletmeye çalışırken bu sürece direkt cephe almıştı Kemal Bey. Bu süreci Özgür Bey işletirken Gazeteci Aytunç Erkin’e konuşan Kılıçdaroğlu, “Erdoğan ağır ekonomik krizin yükünü de normalleşme – 'kendine çekme' stratejisiyle muhalefetin sırtına yıkacak, böylece AKP'den ayrılanların dönüşünü sağlayacaktır. Ve bu tavizleri uluslararası kamuoyuna ve kararsız seçmenlere yönelik yeni bir imaj çizmek için de yapacaktır. Böylece Erdoğan, 'kendine çekme' politikasıyla muhalefeti sisteme dahil edecektir" demişti.
Neyse bunlar geçti. Mutlak butlan çıktı. Peki Kemal Kılıçdaroğlu parti içi kavgaya girdi diye iktidara hiç dokunmadı mı? Butlan kararından dolayı bir minnet mi duydu? Be yaptı? Bakalım…
CHP Genel Merkezi’ne 2 buçuk yıl sonra geldi ve kürsüye çıktı ve şöyle dedi, “418 milyar dolar kavgamıza, güçlendirilmiş parlamenter sistem mücadelemize bin selam olsun, bin selam olsun aydınlık geleceğimize. Kardeşlerim, şimdi beni iyi dinleyin. Beni, beni iyi dinleyin. Sarayı dalkavukları da dinlesin, baronlar da dinlesin. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını sömüren beşli çetelerde dinlesin. Sokaklarımızı zehirleyen uyuşturucu baronları da dinlesin. Halkın tepesine çöken mafya artıkları da dinlesin. Kemal Kılıçdaroğlu hayatta olduğu müddetçe, bu can bu bedende kaldığı müddetçe size asla ve asla geçit vermeyeceğiz. O çaldığınız milyar dolarları, bu milletin kasasına geri getireceğim. Korkmuyorum. Sizden korkmayacağız. Ben bu kavgayı yeniden başlatıyorum. Yanımda mısınız?”
Şimdi soruyorum. Bu Kılıçdaroğlu iktidara hizmet mi ediyor?



