Ahlaki üstünlüğün ve toplumsal çoğunluğun olmadığı bir iklimde savrulan "gün gelecek devir dönecek" mesajları, CHP’yi demokratik bir alternatif olmaktan çıkarıp kendi kazdığı kuyuya mı itiyor?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 17 Şubat 2026 Salı - 08:36 | GDH Haber
CHP Genel Başkanı Özgür Özel Aralık 2025’teki Edirne Mitinginde,“Edirneliler, Meriç’i sıkı tutun. 15 Temmuz darbesinden sonra 1 yılda 2 bin FETÖ’cü yakalandı ya burada, bu darbeciler de günü gelince Edirne’den kaçmak isterlerse Meriç’ten Dedeağaç’a size emanet serhat şehri” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a, “O devir bitiyor. Bizim devrimiz başlayınca yalvarsan da seni affetmem. Bu vakitten sonra dönsen de affetmem. Gün gelecek devir dönecek. O gün geldiğinde acırsam namerdim” diye mesajlar attı.
Rövanşizm: İntikamcılık
Aslında tarihsel olarak Fransızların yaşadıkları savaşlar sonucunda kaybettiği toprakları geri alma inancını siyasal bir bilinç haline getirmeleri ile oluşmuş bir kavram. Ancak etkin olduğu her devirde etnik milliyetçiliğin abartıldığı ve başkalarının özgürlüklerine ve topraklarına tecavüz edildiği de bir gerçektir.
İç siyasetteki rövanşizm ise, iktidardan uzak olanın, iktidara geldiğinde mevcut güçlüden almayı planladığı intikamı anlatır.
Bu, bir başka toplumsal kesimin menfaatleri, kazanımları ve hakları olabilir. Bu hakların geriye götürülmesi yönünde bir intikamcılık güdülebilir.
Ya da muktedir olan siyasi elitlere karşı bir intikamcılık olabilir. Bu kişilerin en iyi ihtimalle yargılanmasına yönelik bir intikamcılık olabilir.
Farklı inanç, etnik unsur, kültürel kesim, yaşam biçimi…
Bürokratik kadro, askeri kadro, sermaye grupları, fikir insanları…
İntikam her an, herkesten alınabilir. Rövanş duygusunun büyüklüğü, ele geçirilecek siyasal güç, toplumsal destek ve uluslararası konjonktüre göre sertlik dozu değişebilir.
Rövanşizm, muhalefette olanı, zorda olanı aslında motive eder. İktidara gelebilmek için bir motivasyon gücü oluşturur. Peki Türkiye’de mevcut muhalefet genel başkanının yukarıdaki iki açıklamasında gördüğümüz rövanşizm duygusu ona fayda sağlar mı? Bu temel soru için 5 soru soralım. 5 de cevap verelim.
Sorular,
1- Rövanş alacak olanlar ahlaki üstünlüğü ve haklılığı elinde bulundurmalı.
2- Rövanşizmin ortaya çıkardığı birinci sonuç kutuplaşmadır. Kalabalık olan kutup hangisi?
3- Rövanşın alınacağı alanlar (değerler, kişiler, kurumlar…) toplumun ne kadarı tarafından sahipleniliyor.
4- Rövanş alacak olanlar konsolide mi? Aynı duyguları paylaşıyorlar mı?
5- Konjonktür müsait mi?
Cevaplar,
1- Son zamanlarda belediye başkanlarına yapılan operasyonlar şu anda iç meşruiyetleri için birincil faktör. Üç meşruiyetin sağlanması noktasında da başarı var. Ancak Yolsuzluk iddiaları o algının çok paralelinde değil. Yani rövanş için ortaya atılan bahanenin karşısında baklava kutuları var. Sadece algı ile süreç sonuca yürüyemez.
2- En iyi ankette bile CHP yüzde 33. Muhalefetin geri kalanından bütün halinde bir destek yok. Sosyolojik olarak rövanş için çoğunluğu yakalaması da imkansız.
3- Asıl sorunlu alan burası. Muhafazakar değerlerden mi rövanş alacaksın? Recep Tayyip Erdoğan’dan mı? Diyanetten mi? Bu millet buna izin verir mi?
4- Sadece CHP’liler içinde düşünsek bile daha 3 yıl önce helalleşme için ter döken insanların hepsi senin gibi intikamcı mı?
5- Çözüm süreci, dünyada yükselen Erdoğan gibi konular konuştuğumuz bu dönemde kimden, neyin intikamı?
Gördüğünüz üzere şartlar uygun değilken ve ahlaki üstünlük elinde değilken. İçinde beslediğin duygunun nitelik alt yapısı yokken. Niceliksel çoğunluk yokken. Bu davranışlar yalnızca kalabalığın senin karşında siyasal olarak kutuplaşmasına yol açar. Ve daha birkaç sene önce senin ülkeyi yönetmen için çalışan ortaklarına bile “CHP ile işimiz olmaz” dedirtir. Bu bataklık CHP’yi içine çeker. Ve Cumhurbaşkanına yarar. Ama Türkiye’ye ve demokrasinin vazgeçilmezi olan muhalefete yaramaz.
Devamını Oku
13 Şubat 2026 Cuma - 08:32
Devamını Oku
10 Şubat 2026 Salı - 08:34
Devamını Oku
06 Şubat 2026 Cuma - 08:58