31 Mart 1918’de Bakü, Şamahı ve Kuba’da yaşanan olaylarda on binlerce Azerbaycan Türkü hayatını kaybetti. Bu tarih, sadece bir facia değil; hafızalarda kalan derin bir kırılmadır. Unutulmayan acı, tarihî bir uyarı olarak bugün de varlığını sürdürüyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 31 Mart 2026 Salı - 10:26 | GDH Haber
31 Mart 1918, Azerbaycan tarihinde derin izler bırakan trajik olayların yaşandığı bir dönüm noktasıdır. Bakü başta olmak üzere Şamahı, Kuba ve çevresinde meydana gelen kitlesel şiddet olayları, sadece dönemin siyasi dengelerini değil, bölgenin demografik ve toplumsal yapısını da köklü şekilde etkilemiştir.
I. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru, Çarlık Rusyası’nın çöküşüyle birlikte Kafkasya’da ciddi bir otorite boşluğu oluştu. Bu ortamda farklı siyasi ve silahlı gruplar arasında güç mücadelesi başladı. Bolşeviklerin Bakü’de kontrolü ele geçirmesiyle birlikte, yerel unsurlar arasındaki gerilim hızla tırmandı. 30 Mart’ta başlayan çatışmalar kısa sürede geniş çaplı şiddet olaylarına dönüştü.
31 Mart ve devam eden günlerde, özellikle Müslüman Azerbaycan Türk nüfusuna yönelik saldırılar yoğunlaştı. Şehir merkezlerinde ve kırsal alanlarda birçok yerleşim yeri tahrip edildi, siviller hedef alındı. Şamahı ve Kuba gibi bölgelerde yaşanan olaylar, yerel tanıklıklar ve dönemin raporlarıyla da belgelenmiştir. Özellikle Kuba’da daha sonraki yıllarda ortaya çıkarılan toplu mezarlar, yaşananların boyutuna dair önemli arkeolojik veriler sunmaktadır.
Bu süreçte hayatını kaybedenlerin sayısına dair farklı kaynaklarda değişen rakamlar bulunsa da, on binlerce Azerbaycan Türkünün hayatını kaybettiği genel kabul görmektedir. Olaylar sadece can kayıplarıyla sınırlı kalmamış; aynı zamanda kültürel ve dini yapılar da zarar görmüş, bölgedeki toplumsal hafıza derin bir travma yaşamıştır.
Azerbaycan Cumhuriyeti, 1998 yılında aldığı kararla 31 Mart’ı “Azerbaycanlıların Soykırımı Günü” olarak ilan etmiş ve bu tarihi, ulusal hafızanın önemli bir parçası haline getirmiştir. Bu anma günü, yalnızca geçmişte yaşanan acıları hatırlamak değil, aynı zamanda benzer trajedilerin bir daha yaşanmaması için tarihsel bilincin canlı tutulması amacı taşımaktadır.
Sonuç olarak, 31 Mart 1918 olayları, Kafkasya’nın çalkantılı döneminde yaşanan en ağır insani kırılmalardan biri olarak değerlendirilmektedir. Bu tarih, yalnızca Azerbaycan için değil, bölgesel tarih açısından da dikkatle incelenmesi gereken bir dönemi temsil eder. Geçmişin doğru anlaşılması, hem akademik çalışmalar hem de toplumsal hafıza açısından büyük önem taşımaktadır.
Devamını Oku
01 Nisan 2026 Çarşamba - 10:08
Devamını Oku
30 Mart 2026 Pazartesi - 09:30
Devamını Oku
28 Mart 2026 Cumartesi - 09:51