21’inci yüzyılın ikinci çeyreği ile netleşen durum şu ki, jeopolitik mücadelede temel hedef ister hasım ister müttefik olsun, küresel tedarik zincirlerini ve ekonomik sistemleri akamete uğratmak. Bu uğurda en etkili metot ise hedef ülkeleri Ukrayna-Rusya Savaşı ya da bugün Hürmüz Krizi’nde olduğu gibi sürdürülebilir savaşların içerisinde tutmak. Bir yandan hedef ülkelerde refahın artması ve yayılması önlenirken diğer yandan, enerji ve nadir toprak elementi kaynaklarını ele geçirecek hamleler yapılmakta. Bu hedefleri gerçekleştirmek için kullanılan yeni silahlar ise dronlar, hipersonik füzeler ve belli ki virüsler. Hatta somut ve yakın bir tehlike teşkil etmese dahi salgınlara dair panik yaratacak haberler yaymak. Dünya Covid-19 salgınının ekonomiler üzerinde yarattığı yıkımı yeni yeni aşarken içerisinde bulunduğumuz Mayıs ayının ilk günlerinde artık bu kabusun net bir şekilde geride kaldığına dair bir haber ajanslara düştü. İsmine bu salgınla beraber aşina olduğumuz biyoteknoloji firması BioNTech, artık talep olmadığı için Covid-19 aşısı üretiminden çekilme ve bu alanı tamamen ortağı Pfizer şirketine devretme kararı aldığını ilan etti. Hatta bünyesine kattığı rakibi CureVac’ın Tübingen’deki üretim tesislerini de 2027 sonuna kadar kapatma kararı aldı. Bu haberlerle dünyanın rahat bir nefes alması gerekirken bir anda Atlantik Okyanusu’ndan bir Hanta virüs salgını haberi sosyal medyaya salındı.
Normal şartlarda insandan insana geçmediği bilinen ya da iddia edilen bir virüsün Atlantik Okyanusu’nu aşan MV Hondius adlı lüks yolcu gemisinde ortaya çıkarak bu denli yayılmasını anlamak mümkün değil. Dahası vaka kısa sürede uluslararası basın kuruluşları aracılığıyla küresel bir boyut kazandı. Adeta Hanta virüsün küresel popülerlik kazanmasına yönelik bir kampanya ile karşı karşıyayız.
HANTA VİRÜS NASIL VE NEDEN POPÜLER KILINIYOR?
Hanta virüsün ismi, ABD’li aktör Gene Hackman ile eşi Betsy Arakawa’nın New Mexico’daki evlerinde 26 Şubat 2025 günü ölü olarak bulunmalarıyla dünya çapında duyuldu. Naaşlarının bulunmasından yaklaşık bir buçuk ay sonra Hackman ve eşinin ölümleriyle ilgili teşhis konabildi. Betsy Arakawa’nın 12 Şubat’ta öldüğü, bakıma muhtaç durumdaki 95 yaşındaki Hackman’ın ise ilaçlarını da alamamasının etkisiyle 18 Şubat’ta hayatını kaybettiği tahmin edildi. Trajik olan ise bahçe bakımıyla ilgilenen çalışan durumdan şüphelenene kadar yani yaklaşık 2 hafta boyunca Oscar ödüllü aktörün ve eşinden haber alınmaması çocukları dahil kimsenin dikkatini çekmemişti.




