Önümüzdeki Temmuz’da ABD’nin Bağımsızlık Bildirisinin 250. Yıldönümü kutlanacak… ABD bağımsızlığını büyük törenlerle kutlamaya hazırlanıyor. Dünya ve ABD’nin müttefikleri bu kutlamalara katılırken, aslında ABD ve Çin karşısında kendi bağımsızlıklarından endişe ediyor ve kendi bağımsızlıklarını muhafaza edecek veya artıracak yol ve yöntemler arıyorlar. En son İtalyan Başbakanı Meloni ABD Başkanı Trump’ı demokratik müttefiklerine otoriter rakiplerinden daha kötü davranmakla itham etti. Asıl mesele, demokrasi- otoriterlik, müttefiklik-rakiplik meselesini aşan bir egemenlik meselesi…
ABD Yönetimi bu ay, Anthropic'in öncü yapay zeka modelleri olan Mythos 5 ve Fable 5'e tüm yabancı uyrukluların erişimini kısıtlama kararıyla, bu konuda yeni ve ciddi bir tartışma alanı açtı. Avrupa ve ABD’nin diğer müttefikleri için alarm zilleri çaldı. Trump yönetimi belki bu politikasını değiştirebilir. Ancak ABD yapay zeka modellerinde yabancılara erişim kısıtlaması, çok önemli bir mesaj ve uyarı gibi görünüyor. Mythos olayı, Fransa'nın en önde gelen yapay zeka girişim şirketi Mistral'in CEO'su Arthur Mensch'in bu yılın başlarında yaptığı bir iddiayı destekler nitelikteydi. Mensch, yapay zekanın dünya ekonomisinin işleyişi için giderek daha kritik hale gelmesiyle ilgili olarak bir panelde şunları söylemişti : "Avrupa için en büyük risk... tüm endüstrimizin, ABD'nin karar vermesi halinde kapatılabilecek bir teknoloji üzerinde çalışmasıdır." Bu ihtimalden endişelenen Avrupa hükümetleri, ABD şirketlerine ve modellerine olan bağımlılıklarını azaltmak anlamına gelen "yapay zeka egemenliği" ihtiyacından giderek daha fazla bahsediyor.
Mesele yapay zekayla sınırlı değil… Yarı iletkenler, enerji, dijital alem, iletişim, uydular, ve güvenliği, ödeme ve uzlaşma sistemlerine kadar genişliyor… ABD Başkanı tarafından ABD’nin 51 . eyaleti olarak hitap edilen Kanada, bağımsızlığını korumak konusunda çok endişeli. Gideon Rachman Financial Times’daki 23 Haziran 2026 tarihli “Amerika'nın müttefikleri ABD'den bağımsızlık ilan etmeyi hedefliyor” başlıklı yazısında ( https://www.ft.com/content/a718bd51-c56e-4d02-b23f-028c7936bab2?syn-25a6b1a6=1 ) bu konuyu tartışıyor. Buna göre Kanada Hükümeti yaptırdığı özel araştırmalarda egemenlik açısından dokuz ekonomik alan belirlemiş durumda. Egemenliği sadece müttefik ABD değil, rakip Çin de tehdit ediyor. Gideon Rachman aşırı bağımlılığa karşı tam bağımsızlığın zorluğunu vurguluyor. ABD ve Çin’e karşı “karşı bağımlılık” ve pazarlık yolu bulmanın daha doğru olabileceği söylüyor:
“Japonya ve İngiltere'yi kapsayan ancak Çin ve ABD'yi dışlayan bir orta güç ticaret anlaşmasının bir etkisi olabilir. Yine de, dünyanın en büyük iki ekonomisi ve yapay zekada küresel lider olan Çin ve Amerika'dan tam ekonomik bağımsızlık kurma fikri hala çok uzak bir ihtimal olarak kalıyor. Ancak, Trump'ın veya haleflerinin iyi niyetine aşırı bağımlılığın sorunları hakkında düşünmenin başka yolları da var. Yapay zeka, silahlanma veya enerji konusunda Amerikan teknolojisinin aniden devre dışı bırakılması tehdidine verilecek cevap, muhtemelen ABD teknolojisinden veya kaynaklarından tamamen bağımsız olmaya çalışmak değildir. Böyle bir politika pahalı, verimsiz ve nihayetinde gerçekçi olmayacaktır. Alternatif bir strateji ise Çin'in zaten sergilediği stratejidir: Kendi kapatma düğmenizi bulun. Xi hükümeti, son derece yüksek Amerikan gümrük vergilerine, kritik minerallerin ihracatını ciddi şekilde kısıtlayarak karşılık verdi. Bu, ABD'yi gümrük vergilerini düşürmeye zorlayan etkili bir taktikti. Diğer dünya güçlerinin de, ihtiyaç duymaları ihtimaline karşı, kendi ekonomik silahlarını bulmaları gerekiyor. Hindistan için bu, ülkenin jenerik ilaç üreticisi olarak oynadığı kritik rol olabilir. Kanada için ise, Amerikan çiftliklerinin bağımlı olduğu gübrelerin önemli bir bileşeni olan potasyum olabilir. Avrupa için ise, Hollandalı ASML şirketinin sağladığı benzersiz teknolojiler veya Avrupa'nın uranyum ve türbin ihracatçısı rolü olabilir.”
Görüldüğü gibi egemenlik savaşlarında artık ekonomi çok önemli ve egemenliğini koruyabilmek için kendi ekonomik silahınızı bulmak zorundasınız. ABD’nin Bağımsızlığının 250. yıldönümünde dünya ülkeleri ve ABD’nin müttefikleri kendi bağımsızlık ve egemenliklerini koruyacakları ekonomik silahlar aramakla meşguller…




