Cumhuriyet Halk Partisi, 6 Nisan 2025' de Ankara’da Nazım Hikmet Ran Kültür Merkezinde Olağanüstü Kurultaya gidiyor. CHP neden “olağanüstü” kurultaya gidiyor?
CHP, hukuk küresinde başlayan krizin siyasi alana taşmasıyla olağanüstü günler ve kriz yaşıyor… Kriz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun hileli yatay geçiş dolayısıyla diplomasının iptalinden sonra, yolsuzluk ve terör örgütü PKK/KCK ile işbirliği iddiasıyla 107 kişiyle beraber gözaltı kararı çıkmasıyla su yüzüne çıktı.
CHP’nin fiili lideri ve Cumhurbaşkanı adayı olarak öne çıkan Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ve İBB Başkanlığından alınmasıyla beraber, CHP’de güç denklemi ve seçim perspektifi bozuldu. Buna bir de yine bu yolsuzluk konularıyla beraber düşünülmesi gereken CHP’nin İstanbul ve Büyük kurultaylarındaki şaibe iddialarını ekleyerek krizin büyüklüğü anlaşılabilir.
CHP’de Ekrem İmamoğlu patronajındaki güç merkezi, bu krizi öncesinden görerek, bu krize karşı bir siyasi strateji hazırlamış gibi görünüyor. İmamoğlu hizbinin siyasi stratejisi Ekrem İmamoğlu etrafında kitlesel bir motivasyon meydana getirerek CHP’ni tam olarak kontrol etmek, hukuken direnemeyecekleri anlaşılan soruşturmalara bu CHP kitlesinin enerjisiyle siyasetle direnmek şeklinde özetlenebilir.
Bu şekilde İmamoğlu’nun CHP’nin üzerindeki vesayetini, hapishanede olsa dahi devam ettirmek hedefleniyor. Özgür Özel bu stratejiye şimdilik intibak etmekle beraber, bu krizi kendi siyasi özerkliğini genişletmek için ne kadar zorlayacağı önümüzdeki dönemin yönünü tayin edecek tercihlerden biri olacak.
CHP’de 6 Nisan olağanüstü kurultayından sonra zaman geçtikçe ve erken seçim geciktikçe, Ekrem İmamoğlu’nun tutukluğu devam ettikçe ve soruşturmalar ilerledikçe İmamoğlu’nun siyasi gücü giderek azalabilir. O yüzden İmamoğlu hizbinin krizi devam ettirmeye ve CHP kitlesinin gerginliği üzerinden vesayeti devam ettirmeye ihtiyacı var.
Özgür Özel ve yeni parti yönetimi ise bu kriz anını aşarak CHP’nin, belediyelerin ve cari siyasetin yönetimi gibi başka konuları da düşünmek zorunda kalacaktır. Bu bakımdan İmamoğlu hizbi ile Özgür Özel’in genel başkanlığındaki yeni parti yönetiminin öncelikleri, hedefleri ve zaman yönetimi kuvvetle muhtemelen birbirinden ayrışabilecektir.
Genel Başkanı Özgür Özel bu krizden çıkabilmek için genel başkanlık yetkisini kullanarak olağanüstü kurultay kararı aldı. 6 Nisan 2025 olağanüstü kurultayı, parti içi muhalefetin parti içinde mücadele etmesinin engellendiği kitlesel haletiruhiye içinde gerçekleşiyor. Bu, İmamoğlu ve Özel için bir başarı olacaktır.
CHP’de parti içi muhalefetin lideri olan CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu hava içerisinde 3.4.2025 tarihinde X üzerinden yayınladığı mesajda aday olmadığını açıkladı. Ancak mesajın devamındaki ifadelerin doğrudan Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel ikilisine ağır ithamlar içerdiği görülüyor.
Özellikle ‘’Ben çalmadım’’ ifadesinin doğrudan İmamoğlu’nu hedef aldığı açıktır. “Organize linç çeteleri” ve ”paranın tetikçileri” ifadelerinin de CHP’deki muhalefeti yıldırma amaçlı linç rejimi gayet yerinde resmettiğini tarih yazacaktır. CHP içindeki tarafların ancak böyle takiye yaparak ve dolaylı yollardan mesaj vermek zorunda kalmaları CHP içindeki siyasi iklimi ortaya çıkarıyor. Bu bakımdan Kılıçdaroğlu’nun mesajını tam olarak okumak faydalı olacaktır.
“Aday olmama kararımın nedeni;
‘Aday olursan yüzüne tükürürler.’ diyen siyasetçilerin tehditleri değildir çünkü çalanların yüzüne tükürülür ve ben çalmadım.
Aday olmama kararımın nedeni;
‘Aday olursan taşlarlar.’ söylemi ile organize edilmiş linç kampanyalarından korktuğum için değildir çünkü yürüdüğüm yolda ölüm dahil hiçbir korkuya yer vermedim, korkmam!
Aday olmama kararımın nedeni;
‘Hangi yüzle aday olacaksın!’ diyen, sözüm ona muhalif sanılan, müesses nizamın askerleri ve paranın tetikçileri olmuş medya mensuplarının iftiraları değildir çünkü ülkem ve partim için verdiğim mücadelem milletimin vicdanına emanettir.
Aday olmama kararımın nedeni;
Partimizi iç çekişmelere sevk etmemek, dikkatleri mücadele alanından başka alanlara çekmemek içindir.’’
CHP’deki siyasi iklimi tamamlayan başka bir X mesajı da CHP genel başkanlığına aday olacağını söyleyen sanatçı Berhan Şimşek’den geldi. Berhan Şimşek’in mesajı parti içi muhalefetin sınırlarını da gösteriyor.
“1)Önümüze olmazları koyanlara,
Olmayacak işlere girişenlere,
Normalleşip yumuşayanlara,
Zapt edilemez son kale olan Cumhuriyet Halk Partisi Belediyelerinin kapını kayyumlara açanlara,
2) Muhalif hiçbir sese tahammül edemeyenlere,
Parti kimliğimiz ve mücadelen ruhumuza halel getirenlere,
İncinen ama incitmeyenler olarak,
Cesurca ve mertçe söyleyecek sözümüz var.”
Görüldüğü üzere 6 Nisan 2025’daki CHP Olağanüstü Kurultayında olağanüstü gelişmeler yaşayan dünya ve Türkiye’nin etrafındaki bölgelere ilişkin jeopolitik, ideolojik yahut ekonomik bir fikir çerçevesi içermeyen en dar anlamda parti içi bir iktidar mücadelesi dahi gerçekleş(e)meyecek.
CHP genel merkezinin olağanüstü kurultay için elinin altında belediyeler üzerinden bir çok imkana sahipken, küçük bir salonu tercih etmesinin sebebi de bu olsa gerektir.
Yarın parti içi muhalefet, genel başkanlık için değil ama parti meclisinde boy göstermek ve bir takım günah keçilerini çizeceği bir çarşaf liste mücadelesi yaşanabilir. CHP olağanüstü kurultayı sonrası Özgür Özel’in kurultay salonu dışında kitlelere yapacağı konuşma, CHP’nin kurultay sonrasındaki siyasi stratejisinin ipuçlarını görmek bakımından önemli olacaktır.






