CHP’deki iç savaş hali devam ediyor… Arada kamuoyu önünde söylenen nezaket ifadelerinden bile artık giderek vazgeçiliyor. Taraflar birbirlerini adeta düşman olarak görüyor, birbirlerine hain, hırsız gibi ifadelerle hitap ediyorlar. Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel- Ekrem İmamoğlu hizipleri CHP’de kendileri dışında bir taraf ortaya çıkmasına izin vermeyecek ölçüde dominantlar ve aralarındaki çatışma arttıkça CHP’de kendilerinden farklı sesler çıkmasına izin vermeyecek bir hakimiyet kurmaya çalışıyorlar.
Tedbirli mutlak butlan kararıyla CHP genel başkanlığı ve CHP yönetimi değişirken, her aşamada ve her alanda taraflar arasındaki mesafenin ve çatışmanın arttığı görülüyor. İki hizbin de mücadeleyi çok kötü yönettikleri, karşı hizbe zarar vermeyi tek hedef haline getirdikleri anlaşılıyor. Bu bakış açısı ise iki hiziple beraber CHP’ye de bir bütün olarak zarar veriyor. Özgür Özel hizbi, CHP genel merkezinden ayrılma meselesini Kılıçdaroğlu ve AK Parti ile bir çatışmaya dönüştürerek, CHP kitlesini kendi etraflarında toplayacak bir hikaye haline getirmeye çalıştı. Bunu yaparken CHP genel merkezinin tahrip edilmesinin, Kılıçdaroğlu hizbiyle ve polisle çatışma görüntülerinin faturasını da Kılıçdaroğlu hizbine ve AK Partiye yıkmaya çalıştı…
Kılıçdaroğlu hizbiyse CHP genel merkezinin devralınmasında zamanlama ve usul bakımından ne yapacağını bilmez bir görüntü verdi… Pazar sabahı CHP genel merkezinde boy göstermek ve fiilen genel merkeze girmek gibi hatalı bir yolla işe başlayıp sonra da mahkeme kararının uygulanması için kolluk kuvvetlerinden yardım istemeye karar verdiler… Neticede CHP içindeki iç çatışma, medya üzerinden bütün Türkiye’nin canlı olarak seyrettiği bir üçüncü sayfa haberine dönüştü… Ancak sonuçta mahkeme kararı uygulandı ve Özel-İmamoğlu hizbi, CHP genel merkezinde ayrılmak zorunda kaldı. Özel-İmamoğlu hizbi meseleyi hukuki ve siyasi bir mücadeleye taşımak yerine; kavga dövüşle fiili bir mücadeleye taşımaları, CHP’deki olgunlaşmayan sert siyasi mücadele kültürünün yanında, CHP’yi ellerinde tutamazlarsa yeni bir parti kuruluşunu meşrulaştıracak gerekçeler üretme düşüncesinin de yıkıcı sonuçlarında biridir.
Mahkeme kararıyla psikolojik üstünlük yakalayan Kılıçdaroğlu hizbi ise iletişim stratejisinden, takvimden ve kurmay kadrodan mahrum bir görüntü veriyor. Kılıçdaroğlu hizbi intikam ve partiyi arınma konusuna yoğunlaşmakla beraber bunları nasıl, hangi sırayla ve hangi kadroyla yapacağını planlamış gibi görünmüyor…
CHP’de asıl iç savaşın ve partinin parçalanmasına giden sürecin, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel merkezini yönetmesi ve arınma sürecini başlatmasıyla hız kazanacağı anlaşılıyor. Görevden almalar, yeni görevlendirmeler, Özgür Özel yönetiminin yaptıklarının teşhir edilmesi, arınma için tedbirli ihraçlar, Kemal Kılıçdaroğlu’na ağır hakaretlere ilişkin disiplin soruşturmalarının başlaması ve her adıma karşı Özel-İmamoğlu hizbinin sert karşılıkları CHP’de beraber siyaset yapmanın imkansızlığını ortaya koyacaktır.
İki taraf da zaten birbirlerine güveni tamamen kaybetmiş durumdalar ve birbirlerinden açıkça nefret ediyorlar… Bundan sonra yaşanacak çatışmalar, çok daha yıkıcı ve kırıcı olacaktır. Kılıçdaroğlu hizbi Özel- İmamoğlu hizbini CHP’den tasfiye etmekte; Özel-İmamoğlu hizbi ise CHP’yi yeniden ele geçiremezlerse yeni bir parti kurmakta kararlı görünüyorlar. İki hizip de birbirleriyle uzlaşmamakta kararlı görünüyorlar. İki hizbin ayrılma sürecinin şiddetli geçimsizlik ve çok sert kavgalarla geçeceği anlaşılıyor. İki taraf da karşı tarafı, CHP kamuoyu nezdinde yerin dibine sokmak için ellerindeki bütün malzemeyi ortaya saçmaya kararlı görünüyor…






