


Bahçeli, sürecin akamete uğramaması için idari mekanizmaya adeta bir operasyon planı sundu. PKK’nın kendisini feshetme kararının ardından uygulama aşamasında yaşanan patinaj, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin tarihi 18 Mayıs doktriniyle aşılıyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 19 Mayıs 2026 Salı - 08:34 | GDH Haber
“Terörsüz Türkiye” çok önemli aşamalar katetti ama uygulama aşamasında bir tür patinaj yapıyor… Terörsüz Türkiye formülünü ortaya koyan ve tıkandığı anlarda formülü muhafaza ederek uygulanması için siyasi hamleler yapan MHP Genel Başkanı Dr Devlet Bahçeli, 18 Mayıs 2026 tarihinde Türkgün gazetesindeki teknik ve iyi çalışılmış bir açıklama yaptı. Bahçeli son açıklamasında bir kez daha Terörsüz Türkiye formülünün uygulanması için siyasi bir irade, uygulama için de teknik bir yol teklif etti…
Önce Terörsüz Türkiye projesinde Devlet Bahçeli tarafından ifade edilen sade formülü hatırlayalım. DEM Partililer aracılığıyla PKK kurucu ismi Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla PKK’nın kongresini toplayarak kendini feshetmesi kararı alması... Fesih kararının uygulanmasıyla PKK’nın tasfiye edilmesi, devlete ve topluma entegrasyonun temin edilmesi. Bütün bunların herhangi bir üçüncü aktörün dahil olmadığı milli bir zeminde gerçekleşmesi, herhangi bir dış müdahaleye izin verilmemesi de Terörsüz Türkiye formülünün şartlarından biri olarak ortaya konuldu. Sürecin ilk aşaması gerçekleşti. PKK kurucu ismi 27 Şubat 2025’de PKK’nın kendini feshetmesi kararı alması, etnik taleplerden vazgeçmesi yönünde bir çağrı yaptı… PKK Mayıs ayında kongresini toplayarak bu fesih kararı aldı. Temmuz ayı içerisinde 30 PKK’lı silah bırakarak silah bırakma sürecinin başladığını açıkladılar… TBMM’de bu konu üzerinde faaliyet yürüten bir komisyon kuruldu, çalıştı ve rapor hazırladı. Ancak uygulama aşamasında PKK’nın silah bırakma ve tasfiye süreci tamamlanamadı. Bu arada sürece ilişkin bazı olumsuz açıklamalar gelmeye başladı. Bu sürecin uzamasının beraberinde getirebileceği riskler, Bahçeli’nin 18 Mayıs 2026 açıklamasında ifade ediliyor. Türkiye’nin etrafında İran başta olmak üzere Irak ve Suriye’de yaşanan ve yaşanabilecek gelişmeler, feshedilmiş PKK yapısı üzerinde süreci bozacak gelişmeleri tetikleyebilir. Dış müdahale yanında, Öcalan’ın örgüt üzerindeki kontrolü kaybetmesi, PKK’nın tasfiyesine karşı çıkan örgüt içinden aktörlerin örgütün bölünmesi, yeni bir örgüt kurulması, liderlik tartışmalarına yol açması ve silahlı mücadeleye dönme ihtimalleri süreci akamete uğratabilecektir. Bu tür örgütlerde ve örgütlerin tasfiye sürecinde liderlik fevkalade önemlidir. Bu yüzden başlangıçta ortaya konulan formüle riayet edilmeli ve örgütün tasfiyesinde PKK’nın kurucu ismi Öcalan’ın rolü devam etmelidir. Bu dış müdahale, örgüt içi bölünme ihtimallerini de ortadan kaldıracaktır. PKK kendini feshettiğine göre, Öcalan’a tasfiye sürecindeki rolünü ifa edebilmesi için bir statü verilmelidir. Bahçeli, bu statünün adını Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü olarak tanımlıyor. Bu koordinatörlük sadece örgütle ve örgütün tasfiye süreciyle sınırlıdır. Bu süreç bittiğinde koordinatörlük de sona erecektir. Bu koordinatörlük Kürtlerin lider ve temsilcisi, etnik ve kategorik hakların savunuculuğu gibi bir boyutu yoktur.
Diğer taraftan Bahçeli bu sürecin fiilen işleyebilmesi için idarenin de yeni bir kurumsal yapı oluşturması gerektiğini ifade ediyor. Tasfiye ve Düzenleme Sürecini Yönlendirme ve Milli Birlik Komisyonu ve bu komisyon içerisinde rutin işleri takip ve icra için Terörle Mücadele Devlet Koordinasyon Merkezi kurulmalıdır. Komisyon ve Merkez, Koordinatörlüğün tasfiye sürecini gerçekleştirebilmesi için gereken izin, lojistik, bunların takip, değerlendirmesi, raporlanması ve bütün sürecin icap ettirdiği idari ve mevzuat çerçevesini takip edecektir. Komisyon Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında ilgili bazı bakanlıklar ve kurumlardan oluşmalıdır.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli dünya ve Türkiye örneklerinden hareketle PKK’nın kurucu isminin dış müdahale ve etnik tezlerin tedavüle girmesini engelleyecek Türkiye perspektifiyle PKK’nın tasfiye sürecini hızla, örgütün bütün bileşenlerini kapsayacak şekilde tamamlayabilmesi için, örgütü ve idareyi içine alacak bir uygulama planı ve yapılanması öneriyor. Bu önerilerin Terörsüz Türkiye projesinin patinajını, uygulanma problemlerini aşabilecek, dış müdahale, örgütün parçalanması, yeniden silahlı mücadeleye başlaması, etnik taleplerle Türkiye kamuoyunun tahrik edilmesinin önüne geçmeye matuf olduğu ifade ediliyor. Bahçeli 18 Mayıs 2026 açıklamasıyla adeta bir buzkıran gibi bir defa daha sürecin önünü açacak ve tamamlanmasını mümkün kılacak bir siyasi irade ve teknik çözüm teklifinde bulunuyor…
Devamını Oku
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:22
Devamını Oku
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:04
Devamını Oku
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:29