
Suriye’de kumdan kaleler yıkılıyor, tünellere gömülen sahte devrimlerin maskesi düşüyor! Halkın petrolünü betona, çocuklarını cepheye gömen YPG için yolun sonu görünürken; bölgedeki büyük uyanışı görmezden gelen 'ayarı bozulmuş' odaklar, tarihin çöp sepetine giriyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 29 Ocak 2026 Perşembe - 08:33 | GDH Haber
Suriye sahasında kartlar sadece yeniden karılmıyor, masa bütünüyle yenileniyor. Yıllardır "demokrasi vahası" makyajıyla servis edilen, ancak arka planında çocukları cepheye süren, yer altı kaynaklarını tünellere gömen o yapı için yolun sonu göründü.
Suriye topraklarının üçte birini, arkasındaki küresel güçlerin lojistik ve siyasi kalkanıyla işgal altında tutan YPG için artık "film bitiyor". Şam yönetiminin tüm ülke sathında hakimiyet kurma kararlılığıyla yürüttüğü operasyonlar ve en önemlisi, bölge halkının bu zulüm düzenine karşı başlattığı büyük isyan, Suriye’nin kuzeyindeki dengeleri kökten değiştirdi. Dün "kantonlar" arası geçiş törenleri yapanlar, bugün Haseke ve Ayn el-Arab (Kobani) arasına sıkışmış durumda.
1. Maske düştü: "Özgürlük" sloganı altındaki çocuk zindanları
Uluslararası medyanın yıllarca parlatarak sunduğu o sözde "özgürlükçü" yapının altından çıkan manzara, insanlık onurunu yaralayan bir vahşet tablosudur. Bugün sahadan gelen bilgiler, sadece yetişkinlerin değil, 10 yaşındaki çocukların zindanlara atıldığı, oyun çağındaki evlatların zorla silahlandırılarak cepheye sürüldüğü bir trajediyi işaret ediyor.
Bölge halkı şartların ilk olgunlaştığı anda kendi çocuklarını bu terör aygıtına kurban vermemek için sokağa döküldü. YPG’nin "devrim" diye pazarladığı şeyin, aslında bölge insanını köleleştiren, demografik yapıyı zorla değiştiren ve muhalif her sesi demir yumrukla ezen bir diktatorya olduğu artık saklanamaz bir gerçek.
Bu konuda başta Batı medyası dahil herkesin itiraf niteliğinde haberler yaptığı bir döneme girdik.
2. Petrol ve gaz gelirleri tünellere gömüldü
Suriye’nin en zengin enerji yataklarını ve en bereketli tarım arazilerini 15 yıldır sömüren bu yapı, bu devasa geliri halkın refahı, okulu veya hastanesi için kullanmadı. Aksine, Suriye halkının rızkı olan petrol ve gaz gelirleri, kilometrelerce uzanan yer altı tünellerine ve beton mevzilere yatırıldı.
Halk ekmek kuyruklarında beklerken, terör örgütü yerin altına modern şehirler inşa ederek hayatta kalmaya çalıştı. Ancak tarih gösteriyor ki; halkın desteğini almayan, meşruiyetini yerin üstündeki insandan değil, yerin altındaki betondan alan hiçbir yapı kalıcı olamaz.Ekonomik sömürü düzeni, Arap aşiretlerinin ve bölgedeki kadim halkların isyanıyla birleşince, o "geçilmez" denilen tüneller birer terör kapanına dönüştü.
3. "DEAŞ gardiyanlığı" masalının sonu
YPG’nin uluslararası kamuoyunu ikna etmek için kullandığı en büyük koz, DEAŞ’lı tutukluların gardiyanlığını yapmaktı. "Eğer biz yoksak, bu canavarlar serbest kalır" tehdidiyle Batı’dan milyarlarca dolarlık yardım ve siyasi koruma devşirdiler. Ancak bu anakronik argüman artık alıcı bulmuyor.
Bir terör örgütünün bir diğerini dizginlemek için kullanılmasının yarattığı güvenlik zafiyeti, Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunan güçlerin ilerleyişiyle anlamsızlaştı. Dünya artık şu soruyu sormaya başladı: On yaşındaki çocukları zindana atan bir yapı, hangi "evrensel değerler" adına bir başka terör örgütüyle mücadele edebilir?
Gardiyanın kendisi mahkumundan daha zalimleştiğinde, o hapishane sisteminin çökmesi kaçınılmazdır.
4. Türkiye’deki körlük: Tarihin çöp sepeti bekliyor
Asıl acı olan ise, yanı başımızda bu vahşet ve çöküş yaşanırken Türkiye içinde hala "farklı senaryolar" peşinde koşanların olmasıdır. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve bölge halkının huzuru yerine, bu terör aparatına meşruiyet alanı açmaya çalışan siyasi figürler ve odaklar, büyük bir yanılgı içerisindeler.
Suriye’deki bu büyük dönüşümü, halkın iradesini ve terör örgütünün uğradığı hezimeti görmezden gelenler, sadece bugün yanılmıyorlar; aynı zamanda yarının Türkiye’sinde ve Ortadoğu’sunda hiçbir karşılıkları kalmayacak şekilde tarihin çöp sepetine doğru sürükleniyorlar.
Bölgenin gerçeklerine gözlerini kapayanlar, gerçekler kapılarını çaldığında kaçacak yer bulamayacaklar.
Devamını Oku
22 Ocak 2026 Perşembe - 08:49
Devamını Oku
08 Ocak 2026 Perşembe - 16:11
Devamını Oku
01 Ocak 2026 Perşembe - 08:48