12°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Haftalık

‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌

GDH, dünya gündemini yakından takip eden haber platformu.

Gizlilik politikamızı okuyun.

Ana SayfaCanlı GelişmelerHava DurumuGazete ManşetleriİnfografikPodcastGaleriGündemDünyaYerel Haberler
EkonomiSavunmaTeknolojiSporKültür & SanatTarihSağlıkYaşamEğitimYakın Plan
YazarlarCuma HutbeleriDeprem HaritasıBiyografiUzayPozitifTeknofestHaftalıkTelevizyonSeçim
Hakkımızdaİletişim BilgileriKünyeReklam ve İş BirliğiBize Haber GönderGizlilik PolitikasıKullanım KoşullarıÇerez PolitikasıSosyal MedyaKariyer
© 2026 gdh.digital
Bizi Takip Edin:
HEMEN İNDİR
App Store
HEMEN İNDİR
Google Play
12°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

text
text

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Haftalık

‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
  • GDH
  • Yazarlar
  • Yusuf Alabarda
  • Suriye’de kumdan kaleler yıkılırken ayarları bozulanlar
Yusuf Alabarda
Yusuf Alabarda

[email protected]

Sosyal Medya Hesapları:

Sosyal Medya Hesapları:

Suriye’de kumdan kaleler yıkılırken ayarları bozulanlar

Suriye’de kumdan kaleler yıkılıyor, tünellere gömülen sahte devrimlerin maskesi düşüyor! Halkın petrolünü betona, çocuklarını cepheye gömen YPG için yolun sonu görünürken; bölgedeki büyük uyanışı görmezden gelen 'ayarı bozulmuş' odaklar, tarihin çöp sepetine giriyor.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 29 Ocak 2026 Perşembe - 08:33 | GDH Haber

editor avatar
Yusuf Alabarda

Yazar

Abone Ol

Google News Logo
Paylaş

Suriye sahasında kartlar sadece yeniden karılmıyor, masa bütünüyle yenileniyor. Yıllardır "demokrasi vahası" makyajıyla servis edilen, ancak arka planında çocukları cepheye süren, yer altı kaynaklarını tünellere gömen o yapı için yolun sonu göründü.

Suriye topraklarının üçte birini, arkasındaki küresel güçlerin lojistik ve siyasi kalkanıyla işgal altında tutan YPG için artık "film bitiyor". Şam yönetiminin tüm ülke sathında hakimiyet kurma kararlılığıyla yürüttüğü operasyonlar ve en önemlisi, bölge halkının bu zulüm düzenine karşı başlattığı büyük isyan, Suriye’nin kuzeyindeki dengeleri kökten değiştirdi. Dün "kantonlar" arası geçiş törenleri yapanlar, bugün Haseke ve Ayn el-Arab (Kobani) arasına sıkışmış durumda.

1. Maske düştü: "Özgürlük" sloganı altındaki çocuk zindanları

Uluslararası medyanın yıllarca parlatarak sunduğu o sözde "özgürlükçü" yapının altından çıkan manzara, insanlık onurunu yaralayan bir vahşet tablosudur. Bugün sahadan gelen bilgiler, sadece yetişkinlerin değil, 10 yaşındaki çocukların zindanlara atıldığı, oyun çağındaki evlatların zorla silahlandırılarak cepheye sürüldüğü bir trajediyi işaret ediyor.

Bölge halkı şartların ilk olgunlaştığı anda kendi çocuklarını bu terör aygıtına kurban vermemek için sokağa döküldü. YPG’nin "devrim" diye pazarladığı şeyin, aslında bölge insanını köleleştiren, demografik yapıyı zorla değiştiren ve muhalif her sesi demir yumrukla ezen bir diktatorya olduğu artık saklanamaz bir gerçek.

Bu konuda başta Batı medyası dahil herkesin itiraf niteliğinde haberler yaptığı bir döneme girdik.

2. Petrol ve gaz gelirleri tünellere gömüldü

Suriye’nin en zengin enerji yataklarını ve en bereketli tarım arazilerini 15 yıldır sömüren bu yapı, bu devasa geliri halkın refahı, okulu veya hastanesi için kullanmadı. Aksine, Suriye halkının rızkı olan petrol ve gaz gelirleri, kilometrelerce uzanan yer altı tünellerine ve beton mevzilere yatırıldı.

Halk ekmek kuyruklarında beklerken, terör örgütü yerin altına modern şehirler inşa ederek hayatta kalmaya çalıştı. Ancak tarih gösteriyor ki; halkın desteğini almayan, meşruiyetini yerin üstündeki insandan değil, yerin altındaki betondan alan hiçbir yapı kalıcı olamaz.Ekonomik sömürü düzeni, Arap aşiretlerinin ve bölgedeki kadim halkların isyanıyla birleşince, o "geçilmez" denilen tüneller birer terör kapanına dönüştü.

3. "DEAŞ gardiyanlığı" masalının sonu

YPG’nin uluslararası kamuoyunu ikna etmek için kullandığı en büyük koz, DEAŞ’lı tutukluların gardiyanlığını yapmaktı. "Eğer biz yoksak, bu canavarlar serbest kalır" tehdidiyle Batı’dan milyarlarca dolarlık yardım ve siyasi koruma devşirdiler. Ancak bu anakronik argüman artık alıcı bulmuyor.

Bir terör örgütünün bir diğerini dizginlemek için kullanılmasının yarattığı güvenlik zafiyeti, Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunan güçlerin ilerleyişiyle anlamsızlaştı. Dünya artık şu soruyu sormaya başladı: On yaşındaki çocukları zindana atan bir yapı, hangi "evrensel değerler" adına bir başka terör örgütüyle mücadele edebilir?

Gardiyanın kendisi mahkumundan daha zalimleştiğinde, o hapishane sisteminin çökmesi kaçınılmazdır.

4. Türkiye’deki körlük: Tarihin çöp sepeti bekliyor

Asıl acı olan ise, yanı başımızda bu vahşet ve çöküş yaşanırken Türkiye içinde hala "farklı senaryolar" peşinde koşanların olmasıdır. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve bölge halkının huzuru yerine, bu terör aparatına meşruiyet alanı açmaya çalışan siyasi figürler ve odaklar, büyük bir yanılgı içerisindeler.

Suriye’deki bu büyük dönüşümü, halkın iradesini ve terör örgütünün uğradığı hezimeti görmezden gelenler, sadece bugün yanılmıyorlar; aynı zamanda yarının Türkiye’sinde ve Ortadoğu’sunda hiçbir karşılıkları kalmayacak şekilde tarihin çöp sepetine doğru sürükleniyorlar. 

Bölgenin gerçeklerine gözlerini kapayanlar, gerçekler kapılarını çaldığında kaçacak yer bulamayacaklar.


yazarın diğer yazıları

Üzerlerine far tutulmuşlar

Suriye'deki 48 saatlik fırtına sadece terör koridorunu değil, Ankara'daki "konforlu" ezberleri de yerle bir etti. Ancak asıl bozgun Şam’da değil, Ankara’nın siyasi kulislerinde yaşanıyor!

Devamını Oku

22 Ocak 2026 Perşembe - 08:49

Modern Kuşatmanın Anatomisi

İran ve Venezuela örnekleri gösteriyor ki; SWIFT sisteminden dijital botlara, fonlanan protestolardan siber sabotajlara kadar sivil yaşamın her alanı artık bir cephe! Peki, biz bu kuşatmanın neresindeyiz?

Devamını Oku

08 Ocak 2026 Perşembe - 16:11

Kızıldeniz’in Jeopolitik Kilidi: Somaliland, İsrail ve Pense Stratejisi

Kızıldeniz'in jeopolitik satranç tahtasında hamleler sertleşiyor! İsrail ve BAE'nin Somaliland üzerinden kurduğu 'Pense Stratejisi' ne anlama geliyor? Gazze'den Afrika Boynuzu'na uzanan karanlık bir sürgün senaryosu mu hazırlanıyor?

Devamını Oku

01 Ocak 2026 Perşembe - 08:48

Yazarın Tüm Yazıları

diğer yazarlar

Yazar
Fazıl Ergüt
[email protected]

Yazar
Mehmet Kancı
[email protected]

Yazar
Murat Yılmaz
[email protected]

Yazar
Yusuf Alabarda
[email protected]

Yazar
Hasan Basri Akdemir
[email protected]

Yazar
Taceddin Kutay
[email protected]