"Hastalarımın bana en çok sorduğu sorulardan biri şu oluyor: 'Hocam, ben kilo vermiştim ama geri aldım, hatta üzerine çıktım. Neden böyle oluyor?'"
Öncelikle şunu söylemek istiyorum; bu durumu yaşayan tek kişi siz değilsiniz. Hatta yapılan bilimsel çalışmalar, kilo veren bireylerin önemli bir kısmının birkaç yıl içerisinde verdikleri kiloların bir bölümünü ya da tamamını geri alabildiğini gösteriyor. Peki neden?
"Demek ki benim iradem zayıf?"
Hayır. İşte tam da burada önemli bir yanılgı var.
Kilo geri alımını yalnızca irade eksikliğiyle açıklamak doğru değil. Çünkü vücudumuz düşündüğümüzden çok daha akıllı çalışan bir sistem. Siz kilo vermeye başladığınızda sadece yağ dokunuz azalmaz; aynı zamanda metabolizmanız, hormonlarınız ve beyniniz de bu değişime uyum sağlamaya çalışır. Bu nedenle kilo vermek kadar verilen kiloyu koruyabilmek de ayrı bir süreçtir.
"Peki hocam, metabolizma gerçekten yavaşlıyor mu?"
Evet, belirli bir ölçüde yavaşlıyor. Kilo kaybı sonrasında bazal metabolizma hızında azalma meydana gelir. Çünkü artık vücudunuz daha hafiftir ve günlük yaşamda daha az enerji harcar. Bunun yanında bilim insanlarının "adaptif termojenez" adını verdiği bir mekanizma devreye girer. Yani vücut, beklenenden daha az kalori yakmaya başlar. Bu aslında insan vücudunun binlerce yıldır geliştirdiği bir savunma mekanizması. Geçmişte kıtlık dönemlerinde hayatta kalmayı sağlayan bu sistem, günümüzde kilo korumayı biraz daha zorlaştırabiliyor.
"Ben diyeti bıraktığım gün tekrar kilo almaya başladım."
İşte burada önemli bir noktaya geliyoruz. Çoğu kişi diyeti geçici bir dönem olarak görüyor.
"Diyet bitti." "Asıl hayat başladı."
Oysa sağlıklı beslenme geçici bir uygulama değil. Eğer eski beslenme alışkanlıklarına tamamen geri dönülürse, kilo alımı da çoğu zaman kaçınılmaz olur. Çünkü sizi kilolu hale getiren alışkanlıklar değişmediyse, sonuçların da değişmesini beklemek gerçekçi değildir. Bu nedenle ben hastalarıma her zaman şunu söylüyorum: Amaç diyet yapmak değil, yaşam tarzı oluşturabilmek.
"Hızlı kilo vermek neden daha fazla kilo aldırıyor?"
Çünkü çok düşük kalorili diyetler sürdürülebilir değildir. Kısa sürede verilen kilolar motivasyon sağlasa da çoğu zaman kas kaybı da yaşanır. Kas dokusu azaldıkça metabolizma hızı düşebilir. Diyet sona erdiğinde ise eski beslenme düzenine dönülür ve vücut kaybettiği enerjiyi yerine koymaya çalışır. Bunun sonucunda verilen kilolar geri gelebilir, hatta bazen başlangıç kilosunun da üzerine çıkılabilir.
Bu nedenle haftada ortalama 0,5-1 kilogram arasında ilerleyen kontrollü kilo kaybı bilimsel olarak daha güvenli ve sürdürülebilir kabul edilmektedir.
"Tartıda aynı kiloyu görünce moralim bozuluyor."
Bunu çok sık duyuyorum. Ancak unutmayın; Tartı her zaman bütün hikâyeyi anlatmaz. Vücudunuz yağ kaybedip kas kazanıyor olabilir. Ödem nedeniyle kilonuz geçici olarak artmış olabilir. Veya kadınlarda hormonal değişimler birkaç günlük kilo dalgalanmalarına neden olabilir.
Bu yüzden yalnızca tartıya odaklanmak yerine;
- Bel çevresi ölçümleri,
- Kıyafetlerin üzerinizde duruşu,
- Enerji seviyeniz,
- Kan tahlilleriniz,
- Uyku düzeniniz,
- Fiziksel performansınız gibi birçok göstergeyi birlikte değerlendirmek gerekir.
"Peki verilen kiloları korumak mümkün mü?"
Kesinlikle mümkün. Bilimsel araştırmalar, başarılı kilo koruyan bireylerin bazı ortak alışkanlıklara sahip olduğunu gösteriyor.
Bunlar;
- Acıktığında öğün yapmak
- Düzenli fiziksel aktivite yapmak
- Protein ve liften zengin beslenmek
- Haftalık kilo takibi yapmak
- Yeterli uyumak
- Eski alışkanlıklara tamamen dönmemek
- Gerçekçi hedefler belirlemek yer alıyor.
Yani başarı yalnızca kilo vermekte değil, yeni alışkanlıkları sürdürebilmekte.
Benim size önerilerim...
Eğer bugüne kadar defalarca kilo verip tekrar aldıysanız, lütfen bunu bir başarısızlık olarak görmeyin. Bunun yerine kendinize şu soruyu sorun: "Ben gerçekten yaşam tarzımı değiştirdim mi, yoksa sadece bir süre diyet mi yaptım?"
Unutmayın; sağlıklı beslenme birkaç haftalık bir proje değil. Bu, kendinize yaptığınız uzun vadeli bir yatırım. Kısa sürede mucize sonuçlar vaat eden yöntemlerin peşinden gitmek yerine, sürdürülebilir alışkanlıklar oluşturmanız. Kendinizi aç bırakmadan, sevdiğiniz besinlerden tamamen vazgeçmeden, düzenli hareket ederek ve sabırlı ilerleyerek hem kilo verebilir hem de verdiğiniz kiloları uzun yıllar koruyabilirsiniz.
Çünkü gerçek başarı, tartıda gördüğünüz en düşük rakam değil; yıllar sonra hâlâ sağlıklı kilonuzu koruyabiliyor olmanızdır. Unutmayın; bu bir yarış değil, hayat boyu sürecek sağlıklı bir yolculuk.





