Osmanlı’dan NATO’ya uzanan beş asırlık bir hikâye… Akdeniz’deki rekabetten diplomatik yakınlaşmaya, savaşlardan stratejik ortaklığa dönüşen Türkiye–İspanya ilişkilerinin tarihsel serüveni. Geçmişten bugüne iki ülkenin değişen ilişkilerini bu yazıda ele alıyoruz.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 11 Mart 2026 Çarşamba - 09:37 | GDH Haber
Osmanlı–İspanya ilişkilerinin başlangıcı, aslında doğrudan bir diplomatik yakınlaşmadan çok jeopolitik rekabete dayanır. 15. yüzyılın sonunda İspanya’da Reconquista’nın tamamlanması ve Granada Emirliği’nin 1492’de yıkılmasıyla birlikte İspanya, Akdeniz’de güçlü bir deniz devleti olarak ortaya çıktı. Aynı dönemde Osmanlı Devleti de Balkanlar ve Doğu Akdeniz’de genişleyerek büyük bir imparatorluğa dönüşüyordu.
Bu iki gücün çıkarları özellikle Batı Akdeniz’de çakıştı. Osmanlılar Kuzey Afrika’da hâkimiyet kurarken, İspanya Habsburg İmparatorluğu’nun parçası olarak Akdeniz’de etkinliğini artırmaya çalışıyordu. Barbaros Hayreddin Paşa’nın Osmanlı hizmetine girmesi ve Kuzey Afrika’daki Osmanlı varlığının güçlenmesi, İspanya ile rekabeti daha da keskinleştirdi.
Bu rekabetin sembolik zirvesi ise 1571’deki İnebahtı (Lepanto) Savaşı oldu. İspanya’nın da önemli bir rol oynadığı Kutsal İttifak donanması Osmanlı donanmasını büyük ölçüde imha etti. Ancak Osmanlılar kısa sürede yeni bir donanma kurarak Akdeniz’deki varlıklarını sürdürdüler. Bu dönem iki devlet arasındaki ilişkilerin büyük ölçüde askerî rekabet ve stratejik mücadele şeklinde geçtiğini gösterir.
17. ve 18. yüzyıllarda Osmanlı ile İspanya arasındaki doğrudan çatışmalar azaldı. Bunun başlıca nedeni Avrupa’daki güç dengelerinin değişmesi ve iki devletin farklı siyasi önceliklere yönelmesiydi. İspanya daha çok Avrupa’daki Habsburg rekabeti ve kolonileriyle ilgilenirken, Osmanlı Devleti de Balkanlar, İran ve Rusya ile mücadelelere yoğunlaşmıştı.
Bu dönemde iki devlet arasında sınırlı ticari temaslar olsa da diplomatik ilişkiler oldukça zayıftı. Ancak Akdeniz’deki ticaret ve korsanlık faaliyetleri zaman zaman iki tarafı müzakere masasına oturtuyordu.
Osmanlı Devleti ile İspanya arasında modern anlamda diplomatik ilişkilerin kurulması 1782 yılında gerçekleşti. Bu tarihte iki devlet karşılıklı diplomatik temsilcilikler açarak ilişkileri resmî bir zemine oturttu. Bu gelişme, Akdeniz’de ticaretin düzenlenmesi ve korsanlık faaliyetlerinin kontrol altına alınması açısından önemliydi.
18. yüzyılın sonlarında Avrupa’daki güç dengeleri değişirken Osmanlı Devleti de diplomasi alanında daha aktif bir politika izlemeye başlamıştı. İspanya ile kurulan bu ilişkiler, Osmanlı’nın Avrupa devletleriyle diplomatik ağını genişletmesinin bir parçasıydı.
1923’te Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte Ankara yönetimi Avrupa devletleriyle diplomatik ilişkilerini yeniden düzenledi. Türkiye ile İspanya arasında diplomatik ilişkiler 1924 yılında yeniden tesis edildi ve Madrid ile Ankara’da büyükelçilikler açıldı.
Ancak 20. yüzyılın ortasında İspanya’da General Franco’nun otoriter yönetimi altında geçen uzun dönem, iki ülke arasındaki ilişkilerin sınırlı kalmasına yol açtı. Buna rağmen diplomatik temaslar tamamen kesilmedi ve iki ülke arasında düşük yoğunluklu bir ilişki sürdü.
İspanya’nın 1975’te Franco rejiminin sona ermesiyle demokrasiye geçmesi, Türkiye–İspanya ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu. İspanya’nın Avrupa kurumlarıyla bütünleşmesi ve NATO’ya katılması, Türkiye ile ortak güvenlik çerçevesini güçlendirdi.
1980’lerden itibaren iki ülke arasındaki ekonomik ve diplomatik ilişkiler giderek gelişti. Ticaret hacmi arttı, karşılıklı ziyaretler sıklaştı ve Avrupa politikaları çerçevesinde daha yakın bir diyalog kuruldu.
Türkiye–İspanya ilişkileri özellikle 2000’li yıllarda önemli bir ivme kazandı. 2005 yılında Türkiye ve İspanya’nın ortak girişimiyle Birleşmiş Milletler çatısı altında başlatılan Medeniyetler İttifakı (Alliance of Civilizations) projesi, iki ülkenin uluslararası alanda birlikte yürüttüğü önemli girişimlerden biri oldu.
Ekonomik alanda da ilişkiler güçlendi. İspanyol şirketleri Türkiye’de önemli yatırımlar yaptı. Bankacılık sektöründe BBVA’nın Garanti Bankası’na ortak olması ve savunma sanayii alanında İspanyol Navantia şirketinin Türkiye’nin amfibi hücum gemisi projesinde yer alması, iki ülke arasındaki stratejik iş birliğinin örnekleri arasında sayılabilir.
Osmanlı İmparatorluğu ile İspanya arasındaki ilişkiler 16. yüzyılda Akdeniz’deki sert rekabetle başlamış, zaman içinde diplomatik temaslara ve modern dönemde stratejik ortaklığa dönüşmüştür. Bugün Türkiye ve İspanya, NATO müttefiki ve birçok uluslararası meselede iş birliği yapan iki ülkedir.
Beş asrı aşan bu tarih, Akdeniz’de rekabetten iş birliğine uzanan uzun bir dönüşümün hikâyesini anlatır. Osmanlı donanmalarının ve Habsburg filolarının karşı karşıya geldiği sularda bugün iki NATO müttefikinin ortak projeleri konuşulmaktadır. Bu da uluslararası ilişkilerde tarihsel rekabetlerin zamanla nasıl yeni ortaklıklara dönüşebileceğinin çarpıcı bir örneğidir.
Devamını Oku
08 Mart 2026 Pazar - 00:05
Devamını Oku
06 Mart 2026 Cuma - 09:32
Devamını Oku
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:04