
ABD yönetimi 21'inci yüzyılın ikinci çeyreğinin yol haritasını teşkil eden Ulusal Güvenlik ve Strateji Belgesi’nin ardından Ulusal Savunma Strateji Belgesi'ni de yayınladı. İkinci belgenin dili ilkine göre daha yumuşak olsa da ABD'nin niyetlerine dair şüpheleri artırıyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 28 Ocak 2026 Çarşamba - 00:00 | GDH Haber
Amerika Birleşik Devletleri yönetimi en azından 2050 yılına kadar ülkelerinin yol haritasını oluşturacağı anlaşılan ikinci önemli belgeyi de uluslararası kamuoyuna açıkladı. Ulusal Güvenlik ve Strateji Belgesi’nin ardından Ulusal Savunma Strateji Belgesi ile de geride bıraktığımız haftasonu itibarıyla tanışmış olduk. Son yayınlanan belgeyle ilgili olarak Dr. Hüseyin Korkmaz’ın X platformlarındaki paylaşımlarından ve NTV Brüksel Temsilcisi Güldener Sonumut’un 26 Ocak 2026 tarihinde Milliyet gazetesinde belgeye dair değerlendirmesinden faydalandığımı belirtmeliyim. İlgisi ve vakti olanlar bu iki kaynağı gözden geçirmelidir.
Bu haftaki yazımızın konusu olan Ulusal Savunma Strateji Belgesi’ne gelecek olursak, Amerika Birleşik Devletleri’nin Birinci Soğuk Savaş’ın bitimiyle başlatması gereken reorganizasyon programı için ideal bir plan olduğunu söyleyebiliriz. Hatta Çin Halk Cumhuriyeti başta olmak üzere her an bir ABD askeri müdahalesi tehdidi altında olduğunu düşünenlerin de içlerini rahatlatacak bir belge niteliği taşıdığı dahi iddia edilebilir. Bu belgenin dili görece olarak o denli olumlu ki Ulusal Güvenlik ve Strateji Belgesi’ni kaleme alan ekiple Ulusal Savunma Strateji Belgesi’ni yazanların şu an Beyaz Saray’ın politikalarını belirleyen ekipteki farklı kutuplar olduğu bile düşünülebilir. Özellikle sahadaki gerçeklere ve gelişmelere baktığımızda Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu kaçıranlarla, İran’da 8-9 Ocak tarihlerindeki sokak olayları esnasında “devlet kurumlarını ele geçirin” çağrısı yapanlarla, Gazze’deki soykırımı 1 yıl boyunca izleyip İsrail’i silah ve mühimmatla donatmaya devam edenlerle hatta ABD Savunma Bakanlığı’nın ismini “Savaş Bakanlığı” olarak değiştirenlerle bu Ulusal Savunma Strateji Belgesi’ni yazanların bambaşka dünyalardan olduğunu dahi iddia edebiliriz. Yani değerli gdh takipçileri, yazılıp çizilenlerle icraat arasında birbirine oturmayan bir şeyler var Amerikan Krallığında.
Savunma belgesinin Çin ve Avrupa’ya karşı makul dili gerçek mi?
Dili itibarıyla Ulusal Güvenlik ve Strateji Belgesi’ne göre daha az saldırgan olan Ulusal Savunma Strateji Belgesi yine de Washington’un küresel meselelere yaklaşımındaki rota değişikliğini açık bir şekilde ortaya koyuyor.
Özellikle belgenin Çin Halk Cumhuriyeti ve Avrupa’ya yaklaşımına değinmek lazım.
Avrupa ile angajmanı sürdürmeyi planlayan ABD’nin ölçülü bir duruş ve ilişki yürütmek istediği ifade edilmekte. Grönland konusunda karşılıklı ekonomik yaptırım kartlarının çekildiği bir ortamda Washington ile Brüksel arasında makul bir ilişkinin sürdürülebilirliği söz konusu mu? Mesela Davos Ekonomik Forumu’ndaki bir yemekte ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in Avrupa Birliği’ni küçümseyen ifadeler kullanması üzerine Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde ile çok sayıda konuğun ortamı terk ettiği bir ortamda “makul ve ölçülü” müttefiklik ilişkileri devam edebilir mi? Yoksa “müttefiklik ile dostluğu birbirlerine karıştırmamalı mıyız?” sorusu mu sorulmalı. Belgenin Çin Halk Cumhuriyeti kısmına bakacak olursak “Çin ile rekabet konusunda hakimiyet değil makul barış önerisi söz konusu. Belgede Çin’de bir rejim değişikliği arayışı olmadığı kaydedilirken, ABD’nin lehine “makul bir barış (decent peace)” ortamı hedeflendiği belirtiliyor.
Geride bıraktığımız haftasonu Çin Halk Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı, Merkezi Askeri Komite’nin en üst düzey iki generali Zhang Youxia ile Liu Zhenli’nin tutuklandıklarını duyurdu. Çin’deki rejimin en üst düzey yönetim organlarından biri olan Merkezi Askeri Komite’nin 3 yıl önceki kadrosunda bulunan 7 kişiden 6’sı böylece tasfiye edilmiş oldu. Komitenin 3 yıl önceki yapılanmasından geriye yalnızca Devlet Başkanı Şi kaldı. ABD’nin Pekin Büyükelçisi David Perdue’nün işaret ettiği üzere Zhang ile Şi uzun yıllara dayanan aile dostlarıydı. Bu nedenle yolsuzluk iddiasıyla Zhang’ın tutuklanması çok büyük bir olay.
Gelgelelim istihbarat çevrelerinden iyi haber aldığı bilinen Wall Street Journal’in iddiasına göre iki generalin tasfiyesi yalnızca yolsuzlukla bağlantılı değil. Zhang’ın ülkesinin sahip olduğu nükleer silahlara dair bilgileri ABD’ye aktardığı için tutuklandığı iddia edilmekte. Pekin’de yaşananlar bir yönüyle 1937 yılında Moskova’da yaşananları anımsatmakta. O yıl Stalin kendisine yönelik bir komplo içerisinde oldukları gerekçesiyle Kızılordu’nun 5 mareşalinden 3’ünü, 57 ordu komutanından 50’sini tutuklatmış ve bunları ya idam ettirmiş ya da çalışma kamplarına yollamıştı. Kızılordu komuta kademesini ortadan kaldıran bu operasyona dair sahte belgelerin Nazi Almanyası istihbarat servisleri tarafından üretildiği yıllar sonra ortaya çıkacaktı. Naziler, SSCB’ye yönelik işgal girişimine başlarken boş kaleye gol atacakları ortamı yaratmış, Stalin’in paranoyalarını da başarıyla kullanmışlardı. Pekin’de bu denli kaygan bir zemin söz konusuyken acaba “makul bir barış” ortamı nasıl sağlanır?
ABD’den mimar olur mu?
Yerimiz kısıtlı olduğu için Güldener Sonumut’un belgeye yönelik şu tespitiyle bu haftalık yazımızı tamamlayalım. “Yeni strateji, her çatışmayı önlemek yerine sistemik çöküşü engelleyecek bir küresel rekabet yönetimi hedefliyor. ABD, kendisini “varsayılan güvenlik sağlayıcısı” yerine, tırmanma risklerini yöneten bir “sistem mimarı” olarak konumlandırmakta.”
Bu sistem mimarından kast edilen Trump’ın şahsı ve bitirdiğini iddia ettiği ancak bitmeyen savaşlarsa, bizlere düşen jeopolitik deprem sigortası yaptırmak olabilir. Böyle bir mimarın inşa ettiği sisteme en fazla 6 Şubat 2023’te yerle bir olan binaları inşa edenlere ne kadar güvenilebilirse o kadar güvenebiliriz. Uzun lafın kısasına gelecek olursak; ABD ile ilişkilerini düzenleyenlerin Savunma Strateji Belgesi’ndeki nispeten entelektüel derinliği olan tatlı sözler yerine, Ulusal Güvenlik ve Strateji Belgesi’nin saldırgan dilini dikkate almaları kendi güvenlikleri için daha yerinde olacaktır.
/
Devamını Oku
21 Ocak 2026 Çarşamba - 08:41
Devamını Oku
14 Ocak 2026 Çarşamba - 00:00
Devamını Oku
08 Ocak 2026 Perşembe - 16:12