
Trump'ın tüm diplomatik teamülleri alt üst eden üslubu ABD'yi güvenilmez ülke haline getirdi. Uluslararası toplum barış ihtimalinden ziyade İran'ın enerji tesislerinin 5 gün süreyle vurulmayacağına dair Trump'ın yaptığı açıklamanın arkasında hangi gerçeklerin olduğuna odaklandı.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 25 Mart 2026 Çarşamba - 08:26 | GDH Haber
Kurt saldırıları mevzu bahis olduğunda bütün köyün güvenini yitirmiş olan çobanın hikayesini burada uzun uzadıya hatırlatmama gerek yoktur. Trump’ın İran politikası ise artık tam olarak güven kaybına uğramış çobanla örtüşmektedir. 23 Mart günü İran’ın enerji tesislerine yönelik saldırı planlarını 5 gün ertelemesinin arkasında bir barış arayışından ziyade muhtelif bit yeniklerinin aranması bundandır. Trump’ın İran ile görüştüklerini açıklaması ile Tahran’dan bu açıklamaya gelen yalanlama arasında geçen yaklaşık yarım saatlik sürede ABD borsa endekslerinde yaşanan trilyonlarca dolarlık dalgalanma, General Yalancı Çoban’ın niyetlerine dair fikirleri somutlaştırmıştır. Trump’ın yalnızca enerji tesislerini kapsayan bir nevi ateşkes açıklamasının gerçek hedefleri şu şekilde sıralanabilir:
Bunlara inanmak için geçerli nedenlerimiz var. ABD daha önce iki defa müzakere süreçlerine ihanet etti. İsrail’in 9 Eylül 2025’te Katar’daki Hamas müzakere heyetini ortadan kaldırmak için saldırısına izin verdi. 17 Mart’ta ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent’in ifşa ettiği bilgilerden öğreniyoruz ki ABD, İran ile savaşmaya 2025 yılının Haziran ayında çoktan karar vermişti. Yine ABD basınına yansıyan haberlere göre ABD Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesine dair kararı yine 2025 yılının Kasım ayında almıştı. Yani ABD gerek Haziran ayındaki gerek Şubat ayındaki müzakereleri İran’a karşı kurduğu tuzağı olgunlaştırmak için kullanmış. Konunun ekonomik rant bölümüne bakacak olursak. ABD Başkanı Trump’ın 9 Mart günü CBS News’a verdiği röportajda yani savaşın onuncu gününde yaptığı “artık savaşın bittiğini düşünüyorum. İran’da pratik olarak vurulacak bir şey kalmadı” açıklaması varil fiyatı 110 doları aşan petrolün 80 dolar seviyesine gerilemesini sağlamıştı. Trump bu hamlesiyle yalnızca ara seçimler için risk unsuru olan artan petrol fiyatlarını dizginlemekle kalmamış, ailesinin ve yakın çevresinin de milyarlarca dolar kazandığına dair iddiaların konusu olmuştu. Trump ailesinin 2025 yılının Eylül ayında kurucusu oldukları kripto para birimi WLFI’nin halka arzının ardından bir günde 6 milyar dolar kar ettikleri hatırlanacak olursa, savaştan nemalanma ihtimalleri hiç de uzak görünmüyor. Trump’ın oğullarının yatırım yaptıkları savunma sanayi ve özellikle dron üreten şirketlerin İran savaşının başlamasıyla yükselen hisseleri de artık herkesin bildiği bir sır haline geldi.
ABD askeri operasyonu yeni bir aşamaya mı taşıyacak?
Şimdi bir de Trump’ın lütufta bulunuyormuş gibi “Pentagon’a İran’ın enerji tesislerine saldırıyı 5 gün erteleme talimatı verdim” açıklamasını yaptığı gün ABD ordusunun neler yaptığına bakalım. Malum, Trump Hürmüz Boğazı’nın 48 saat içerisinde istisnasız olarak deniz trafiğine açılması için İran’a ültimatom vermiş, bu ültimatomun etkisiyle 23 Mart Pazartesi sabahı Asya borsaları çökmüş, petrol fiyatı kontrolden çıkmıştı. Trump’ın bir nevi ateşkes gibi algılanan açıklaması sınırlı da olsa petrol fiyatlarında düşüşü sağlarken müzakere masasının kurulmasına dair ümitler canlanmıştı. Ancak, Trump’ın yüreklere bir miktar su serpen kararının İsrail nezdinde ne denli hükümsüz olduğunun ispatlanması uzun sürmedi.
23 Mart günü Besiç komutanlarından Muhammed Ali Atariye Tahran’da, İran Devrim Muhafızları Komutanlarından İbrahim Murtazavi ise Şiraz’da düzenlenen saldırılarda öldürüldü. 23 Mart gecesi İsfahan ve Hürremşehr’deki elektrik santrallerini besleyen doğalgaz sistemleri saldırıya uğradı. Wall Street Journal gazetesi ise Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolacağı 27 Mart Cuma günü 31’inci Deniz Piyade Sefer Birliği’nin 2 bin 200 askerini taşıyan USS Tripoli, USS New Orleans ve USS San Diego’dan oluşan görev grubunun bölgeye ulaşacağını duyuruyordu.
WSJ’nin haberine göre ayrıca Kaliforniya’da konuşlu USS Boxer amfibi hücum grubu da 11’inci Deniz Piyade Sefer Birliği ile yola çıkmak için hazırlıklarını yapmaya başlamıştı. 22-23 Mart günlerinde sosyal medyadaki açık kaynaklar, ABD’nin bölgeye yönelik yeni silah ve mühimmat sevkiyatının yalnızca denizden yapılmadığını ortaya koyuyordu. Bir kez daha Avrupa üzerinden ABD askeri nakliye uçaklarının Ortadoğu istikametinde yoğun bir trafik yürüttüğüne dair haritalar paylaşılmaktaydı. Ve yine pazartesi gününe döndüğümüzde bu defa New York Times gazetesine ABD Savunma Bakanlığı tarafından sızdırıldığı anlaşılan habere göre 82’inci Hava İndirme Tümeni’nin de bölgeye gönderileceği bildirilmekteydi. Acil Müdahale Gücü olarak kullanılan 3 bin askerden oluşan bu gücün en önemli özelliği 18 saat içerisinde dünyanın istenilen bir noktasına sevk edilebilme kabiliyeti. ABD basınına göre bu güç Hark Adası’nın işgali için kullanılacak. İran’ın petrol ihracatında şah damarı konumundaki bu adanın gele geçirilmesi Trump’a aradığı ve savaşı noktalaması için ihtiyaç duyduğu zaferi temin edebilir.
Trump, başlattığını sandığı savaşı bitirebilir mi?
Peki ya İsrail? Trump’ın aradığı zaferi bulması, savaşın başlangıcında rejim değişikliği ve İran’ın nükleer silah kapasitesinin ortadan kaldırılması dahil koyduğu başlıca hedeflerden vazgeçmesi Netanyahu’yu ve Trump’a ne tür bir şantaj yaptıkları henüz tam olarak bilinmeyen ABD siyasetindeki Siyonist lobiyi tatmin eder mi? Ya da İran cephesinden bakacak olursak, ABD’nin bir kez daha kendilerine saldırmayacağına dair garanti almadan Tahran’daki şu an kimlikleri muğlak karar vericiler, bir barış anlaşmasına razı olurlar mı?
Savaşın geldiği nokta itibarıyla tarafların tamamı İsrail’in arzu ettiği oyunu oynuyor. İsrail’in meseleyi getirdiği nokta itibarıyla İran’da rejim değişikliği istediğini söylemek dahi iyimser bir yaklaşım olur. Onlar, İran’da tam bir parçalanma ve Irak ile Suriye’de arzu ettikleri gibi bir daha üniter bir devlet yapısının teşkil edemeyeceği çapta parçalanma arzu ediyorlar.
Devamını Oku
18 Mart 2026 Çarşamba - 07:55
Devamını Oku
03 Mart 2026 Salı - 00:00
Devamını Oku
24 Şubat 2026 Salı - 08:25