


Macron’un “NATO’nun beyin ölümü” sözü bugün kendi siyasi çöküşünü anlatıyor. V. Cumhuriyet’i sarsan Macron, Fransa’yı siyasi çıkmaza sürükledi; bu kriz Avrupa’da da değişimin habercisi olabilir.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 08 Ekim 2025 Çarşamba - 07:00 | GDH Haber
“Şu anda yaşadığımız NATO’nun beyin ölümüdür”. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, 7 Kasım 2019 günü Economist dergisinde yayımlanan röportajında sarf ettiği bu ifade ile büyük sansasyon yaratmıştı. Hatta bu ifadesinin devamını da şu vecizelerle süslemişti:
“ 5’inci madde yarın ne ifade edecek? Eğer Beşar Esad rejimi Türkiye’ye misilleme yapmaya kalkarsa buna dahil olacak mıyız? Trump’ın ülkesinin Suriye’deki Kürt müttefiklerini terk etmesi NATO’yu zayıflattı”.
Macron bu cümleleri sarf ettiğinde birinci cumhurbaşkanlığı döneminin ikinci yılını doldurmuştu. Uluslararası toplum henüz kendisini ciddiye almaktaydı ve vizyonsuzluğunun boyutu konusunda net bir fikir oluşmuş değildi.
Nitekim dönemin NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in yanısıra Avrupalı liderler, bu bakış açısının sakatlığına karşı Macron’a laf anlatmak için yarışa girmişlerdi.
Bugün benzer bir cümleyi sarf etse herhalde kimse devamını okumaya dahi gerek duymaz. Ayrıca, Beşar Esad rejimine karşı Türkiye’yi savunmayacağını ima eden Macron, 12 Gün Savaşı sırasında İsrail’i İran’a karşı savunmak için bölgedeki imkanlarını seferber etti. Bunu da hatırlatmış olalım.
ABD’DEN FRANSIZ SİYASETİNE ENJEKTE EDİLEN ÜRÜN
ABD’deki sermaye çevreleri tarafından önce Fransız Sosyalist Partisi’ne enjekte edilen daha sonra bir merkez parti ile yoluna devam eden Macron, 2022 yılındaki cumhurbaşkanı seçimini de Fransa’da uzun yıllardır devam eden bir tiyatro oyunu sayesinde kazandı.
Bu oyunun adı “Merkezdeki Memnuniyetsiz Seçmeni Aşırı Sağcı Öcü Aday ile Korkutmak”. Nitekim, 2008 küresel ekonomik krizinden bu yana Fransız halkına “reform” adı altında pazarlanan siyasetler 2022 yılındaki genel seçimlerde, bu tiyatro oyununun da iflasına yol açtı.
Bu tarihten itibaren Fransa parlamentosu azınlık hükümetlerinin esiri haline geldi. Bu esnada aşırı sağcı Ulusal Cephe de önemli bir taktik hamle yaptı. Genç seçmen kitlesinin partiye ısınması ve Le Pen ailesinin, Nazizm ile anılan isminin yarattığı alerjiyi ortadan kaldırmak amacıyla partinin başkanlığına 2022 yılında henüz 27 yaşındaki Jordan Bardella getirildi.
Macron kendisine karşı homurtular giderek artarken çareyi 2024 yılında parlamentoyu fesh ederek yeni bir seçime gitmekte buldu, kendi koltuğuna yönelik seçim çağrılarını ise kulak ardı etti.
2024 yılının Haziran ve Temmuz aylarındaki iki turlu seçim sürecine katılım yüzde 66 düzeyinde gerçekleşti. Sonucu ise yalnızca Macron’a siyasi hayatının bitmek üzere olduğunu göstermekle kalmadı.
MACRON V. CUMHURİYET İLE TASARLANAN MERKEZ SİYASETİ ÇÖKERTTİ
Macron’un hamleleri 1958 yılında, dönemin ideolojik çatışmalarından uzak durmak için Charles de Gaulle tarafından tasarlanan, merkezdeki siyasi partilere dayanan anayasal sistemi ve V. Cumhuriyeti de çökertti.
Sol ve çevreci partiler seçimden ilk sırada çıkarken, Ulusal Cephe ilk turdaki üstünlüğünü ikinci turda gösterememesine rağmen parlamentoda üçüncü sırayı aldı.
Yine de 577 sandalyeli parlamentoda tek başına hükümet kuracak bir parti ya da blok ortaya çıkmadı. Macron bu noktada halkın taleplerine bir kez daha kulaklarını tıkayarak yola azınlık durumundaki merkez partilerden seçtiği başbakanlarla devam etmeyi tercih etti.
Seçtiği yolun ve ateşe attığı başbakanların pili de 2025 yılının Ekim ayı itibarıyla tükenmiş bulunuyor. 9 Eylül günü Macron’un son sadık adamı Sebastien Lecornu hükümeti kurmakla görevlendirildi. Lecornu ilk rekorunu, Beşinci Cumhuriyetin en uzun sürede hükümet kuran başbakanı olarak kayda geçirdi.
26 günün sonunda kurduğu hükümetin ömrü 24 saat bile sürmeyince 6 Ekim sabahı istifasını sunmak zorunda kaldı. Lecornu böylece en kısa süren hükümeti kurarak ikinci rekoru da ele geçirdi. Macron önce istifayı kabul etse de aynı gün saat 18’de Lecornu’yu tekrar Cumhurbaşkanlığı konutuna davet etti ve Çarşamba gecesine kadar, kendisi başbakan olarak yer almasa da bir hükümet kurmak için müzakereleri sürdürmesini istedi.
Bu garabet, Macron’un atadığı başbakanlar silsilesi içerisinde yer alan ve daha sonra onunla siyasetteki yollarını ayıran Gabriel Attal tarafından dahi eleştiri konusu oldu. 9 Ocak 2024 ile 5 Eylül 2024 arasında başbakanlık görevini yürüten Attal, Macron’un son hamlelerine anlam vermenin mümkün olmadığını söyledi.
Fransa’daki çeşitli medya kuruluşları ile kamuoyu araştırma şirketlerinin 6 Ekim günü gerçekleştirdiği anketlere göre seçmenlerin yüzde 51’i Macron’un Cumhurbaşkanlığı görevinden istifa etmesi gerektiği görüşünde.
Yüzde 75’i Lecornu’nun istifasını doğru karar olarak değerlendirirken, seçmenlerin yüzde 66’sı parlamentonun acilen feshedilerek seçime gidilmesini istiyor. Ancak Macron, XVI. Louis misali sokaktan gelen tüm mesajlara kulağını tıkamış vaziyette.
FRANSA’DAKİ İKTİDAR DEĞİŞİKLİĞİ AVRUPA ÇAPINDA KÖKLÜ DEĞİŞİMLERİ TETİKLEYEBİLİR
Fransa’da siyasetin geldiği nokta ve gerek parlamento gerek cumhurbaşkanlığı koltuğunda yaşanacak değişimler köklü yol ayrımlarını beraberinde getirebilir.
İktidarın her iki kanattaki olası adayları Avrupa Birliği’ne temkinli yaklaşan, Ukrayna-Rusya Savaşı’nda Ukrayna kayıtsız şartsız destek verilmesine şüpheyle bakan siyasi partiler ya da kişilikler.
Olası bir aşırı sağ zaferinin ardından, son Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Fransa’nın Filistin devletini tanıma kararının arkasında durulup durulmayacağı dahi tartışma konusu olabilir. Kesin olan bir şey varsa, NATO’nun beyin ölümünün gerçekleştiğini iddia eden Macron’un, Fransa siyasetinin hatta Avrupa Birliği’nin beyin ölümüne yol açabilecek bir pıhtıya dönüştüğü gerçeği.
Macron, geride kalan 8 yıldaki icraatlarıyla ulusal devlet yapılarını ortadan kaldırmak için renkli devrimlere ihtiyaç olmadığının da bir örneği. ABD’deki finans çevreleri tarafından yetiştirilmiş bir karakteri ülkenizin siyasetine transfer etmeniz, arzu edilen çöküşü gerçekleştirmeniz için yeterli.
Devamını Oku
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 08:35
Devamını Oku
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 07:50
Devamını Oku
29 Nisan 2026 Çarşamba - 07:00