
Doğu Akdeniz’deki Türkiye aleyhtarı ittifak nihayet ete kemiğe bürünüyor. Netanyahu-Miçotakis-Hristodulidis üçlüsünün biraraya getiren ortak nokta ise Türkiye aleyhtarlığı.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 24 Aralık 2025 Çarşamba - 08:55 | GDH Haber
GDH’ın değerli takipçileri, bu yazı dizisinin ilk iki bölümünün yeterli olduğunu düşünmüştüm ama kendisini İsrail’in paryası hatta vasalı yapmaya hevesli Yunanistan’ın akıl dışı hamleleri son gelişmeler ışığında yeni bir bölüm yazmaya beni mecbur bıraktı.
2010 yılında EastMed Projesi çevresinde toplanıp, enerji alanında masum bir işbirliği kisvesine bürünen İsrail-Yunanistan-GKRY üçlüsü, 2022 yılında başlayan Ukrayna-Rusya Savaşı ile değişen dengeler nedeniyle arzu ettikleri daha kalabalık askeri ittifakı Türkiye’ye karşı örgütleme fırsatı bulamadılar. Bu esnada ABD’nin ekonomik açıdan mantıklı olmadığı gerekçesiyle EastMed Projesi’ni terk etmesiyle hayal kırıklığına uğradılar. Dahası, Birleşik Arap Emirlikleri’nin finansmanına rağmen Libya’yı ikiye bölemediler, Türkiye’nin desteklediği ve Birleşmiş Milletler tarafından tanınan meşru hükümeti de alaşağı edemediler. Suriye’de ise yıllanmış dostları Esad hanedanını kaybettiler. Üç kafadar şimdi Birleşik Arap Emirliklerinin örtülü desteğiyle açık bir şekilde askeri ittifaklarını masanın altından çıkarıyorlar. İsrail Hava Kuvvetleri ve özel kuvvetleri zaten uzun yıllardır Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde ve Yunanistan’da eğitim görmekte, Gazze’de yapacakları soykırıma hazırlanmaktaydılar. Her ne kadar GKRY ve Yunanistan 1963 yılında Akritas Planı ile Kıbrıs Adası’ndaki Türkleri yok etmeyi başaramamış olsalar da, sahip oldukları soykırım planlama tecrübesi ile İsrail’e onlardan daha iyi yardakçılar bulmak da mümkün olamazdı.
D. Akdeniz’deki Türkiye Aleyhtarı İttifak Nihayet Ete Kemiğe bürünüyor
22 Aralık günü herkesin bildiği sır nihayet ortaya döküldü. Yunanistan Başbakanı Miçotakis ve devlet dışı aktör GKRY’nin temsilcisi Nikos Hristodulidis, 12 Gün Savaşı sırasında sivil havacılık filosuna otoparkçılık yaptıkları Netanyahu’nun kollarına koştular. Çökmekte olan Avrupa Birliği’ni ve Trump yönetimindeki ABD’yi artık sömüremeyeceklerini anlayan, dahası Rus oligarkların kara paralarını aklama imkanları da kalmayan Yunanistan-GKRY ikilisinin yeni patronlarına bağlılık törenleri savunma ve enerji konuları üzerinde odaklandı. Türkiye’nin adını anmadan verdikleri, “bölgesel istikrarı bozmaya çalışan ülkeler var” mesajı bu buluşmanın ana fikriydi. Keza bu ziyaretle beraber bölgede Japonların Go oyununu andıran bir alan hakimiyeti mücadelesi de vuku buldu. Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler Suriye’nin başkenti Şam’daki temaslarını tamamladıktan hemen sonra Halep kentindeki PKK’nın uzantısı SDG/PYD/YPG terör örgütü anlaşmaları ihlal ederek merkezi hükümetin güvenlik güçlerine ve sivillere karşı saldırıya geçti. Ağır silahlarla hastaneler vuruldu. İsrail’de buluşan ekip ile Fırat’ın doğusundaki teröristlerin senkronize harekete geçmeleri yıllara dayanan işbirliklerinin ürünü. Bu teröristler GKRY’den temin ettikleri pasaportlarla dünyayı dolaşıp Atina çevresindeki kamplarda konaklayan, İsrail’den silah ve askeri eğitim alan unsurlar. İsrail’deki buluşmada taraflar Türkiye’ye karşı teşkil edileceği muhakkak olan Hızlı Müdahale Gücü kurulması konusunu telaffuz etmediler. Doğu Akdeniz’den Rodos Adası’na kadar olan bölgeyi kontrol altına alması planlanan 2 bin 500 kişilik bu güce, Yunanistan ve İsrail’in deniz ve hava unsurları ile destek vereceği basına yansımıştı. Her ne kadar konuya ilişkin resmi açıklama olmasa da, gidişat bu gücün oluşumu için çalışmaların yürürlükte olduğuna işaret ediyor. Netanyahu-Miçotakis-Hristodulidis üçlüsünün buluşmasından önceki günlerde tarafların askeri yetkililerin en az iki toplantı yaptıkları biliniyor. Bu toplantılardan biri İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı Tomer Bar’ın GKRY’ye yaptığı ziyarette gerçekleşti. İkinci toplantının yeri ve zamanına ilişkin ise henüz elimizde ayrıntılı bilgi yok.
İsrail’deki Zirve ve Netanyahu’nun İki Yardakçısından Beklentileri
İsrail’in iki yardakçısından başlıca iki beklentisi sözkonusu. Birincisi Avrupa’dan gelecek elektrik enerjisi hattının GKRY üzerinden İsrail’e ulaşmasının sağlanması. İkinci beklentileri ise Akdeniz’deki hava rotalarının Türkiye tarafından kilitlenmesi halinde 19’uncu yüzyıldan bu yana kendilerine finansman sağlayanlara uşaklık etmeyi meslek edinmiş bu iki toplumun İsrail’e destek sağlamaları. İsrail’in en büyük endişelerinden biri Türkiye’nin Suriye’de kuracağı üslere yerleştireceği radarlar ve hava savunma sistemleri ile İsrail’in bölgede hava kuvvetleri ile estirdiği teröre kısıtlama getirme ihtimali. Yunanistan ve GKRY’nin verecekleri hizmetin karşılığı öncelikle çeşitli tipteki hava savunma sistemleri ve Spike tipi füzelerle ödenecek. Yunanistan’ın “Aşil Kalkanı Projesi” ile İsrail’den edinmeyi planladığı 5 ayrı tipte füzenin toplam tutarı 3,5 milyar avro. Fransa ve İtalya tersanelerinde inşa edilen gemilerin maliyetleri, ABD’den alınan F-35 savaş uçakları ve yine Fransa’dan alınan Rafale savaş uçakları da listeye eklendiğinde, 2008 yılında küresel ekonomik krizin tsunamisine maruz kalmış olan, hiçbir hidrokarbon zenginliği ve endüstrisi de mevzubahis olmayan Yunanistan’ın bu faturayı herhalde turizm geliri ile ödemesi beklenemez. Muhtemeldir ki İsrail kimi sistemleri alacağı hizmet mukabilinde ücretsiz teslim ederken, Avrupa ve ABD’deki mali uzantıları aracılığıyla Yunanistan ile GKRY’nin diğer silah alım kalemlerinin de uygun kredi koşullarıyla finanse edilmesini sağlayacak.
İsrail Yunanistan’ın İlk Bahşişini Spike Füze Sistemleri ile Veriyor
Bu alışverişte özellikle Yunanistan’ın İsrail’den aldığı ve kısa süre içerisinde Meriç Nehri çevresi ile Ege Adaları’nda göreceğimiz Spike füze sistemleri üzerinde durmakta yarar var. Yaz aylarında operasyonel hale getirilmeleri beklenen bu füze sistemi Türk ordusunun Meriç Nehri’ni aşmak ya da adalara ulaşmak için yapacağı amfibi harekatları önlemek amacıyla kullanılacak. Türk ordusunun mekanize harekatlarını durdurmak için yararlanılması umulan Spike sistemlerini kullanacak Yunan askerleri Halkida şehrindeki piyade okulunda İsrailli uzmanların yoğun eğitiminden geçirilmekteler şu sıralarda. Spike füzeleri yalnızca savunma amaçlı kullanılan silahlar değil. İsrail, geride bıraktığımız Haziran ayında vuku bulan 12 Gün Savaşı’nda İran’a en fazla zararı, F-35 uçaklarından ziyade bu füzelerle verdi. Savaşın henüz başında, İsrail’in İran topraklarına sızdırdığı en az 100 kişilik ajan grubu, yerel işbirlikçileri ile buluşarak İran hava savunma tesisleri ve radarlarını uzaktan kumanda ile harekete geçirdikleri Spike sistemleri ile vurdular. Radar sistemleri devre dışı kalan İran’ın İsrail savaş uçakları karşısında eli kolu bağlandı. Dahası İran telekomünikasyon sistemlerine sızan İsrail, İran’ın üst düzey yetkililerine sahte sms mesajları göndererek onların yerlerini belirledi ya da aslında var olmayan acil toplantılar için onların belirle noktalarda biraraya gelmelerini sağladıktan sonra bu füzelerle imha etti.
Taraflar arasındaki işbirliği Kasım ayı sonu ile Aralık ayı başında Yunanistan’ın Kilkis şehrinde Yunan ordusunun 71’nci Hava İndirme Tugayı ile İsrail komandolarının buluşmasıyla da dikkat çekti. Taraflar burada meskun mahalde muharebe tatbikatları icra ettiler. Yunanistan ile İsrail arasında gelişen askeri işbirliğinin bir başka adımını muhtemelen 2026 yılının ilk ayında göreceğiz. Mart ayında gerçekleştirilmesi beklenen “Iniochos 2026” tatbikatına hangi ülkelerin katılacağı Ocak ayında açıklanacak. Mora Yarımadası’nın kuzey batısındaki Andravida Hava Üssü’nde icra edilecek bu tatbikata 2025 yılında İsrail de katılmıştı. Miçotakis-Netanyahu-Hristodulidis zirvesine paralel olarak üç ülkenin askeri yetkililerinin “Ortak Eylem Planı ve 2026 yılı için Yunanistan-İsrail Savunma İşbirliği Programı”nı imzalamış olmalarını dikkate alırsak, Mart ayında planlanan “Iniochos 2026 Tatbikatı”na İsrail’in katılımının boyutu, bu üçlü arasındaki işbirliğinin vardığı seviye açısından da bize fikir verecektir.
Miçotakis ile Dendias… Yok Aslında Birbirlerinden Farkları
Yazıya son noktayı koymadan önce artık bir yanılsama olduğu anlaşılan şu hususun da altını çizmek gerekiyor. Bugüne kadar Yunanistan Savunma Bakanı Dendias’ın Türkiye aleyhtarı söylemlerin tek sahibi olduğu izlenimi hakimdi. Hatta Dendias’ın Türkiye aleyhtarı söylemleri, Başbakan Miçotakis’e karşı parti içi mücadelede araç olarak kullanıldığı görüşü ileri sürülmekteydi. Ancak İsrail’deki zirve gösteriyor ki Miçotakis ile Dendias bir tür “İyi polis-kötü polis” tiyatrosu sergilemektelermiş. Yani “Etniki Tema” olarak adlandırılan, Türkiye aleyhtarlığından beslenen Yunan derin devletinin güdümündeki bu ikilinin birbirlerinden farkları olmadığı da gün yüzüne çıkmış oldu.
Devamını Oku
08 Ocak 2026 Perşembe - 16:12
Devamını Oku
31 Aralık 2025 Çarşamba - 08:32
Devamını Oku
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:10