
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın istifasıyla başlayan süreç, bizzat Genel Başkan Özel’in karıştığı iddia edilen "hakaret ve küfür" tartışmalarıyla gündeme oturdu. Kurultaylarla aşıldığı sanılan yönetim krizinin, yerini siyasi bir nezaket ve strateji krizine bıraktı.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 09 Şubat 2026 Pazartesi - 08:42 | GDH Haber
CHP kriz bağımlısı bir parti… Parti içi krizi, kurultaylar serisiyle aştığı düşünülen CHP’nin Keçiören Belediye Başkanının partiden istifasıyla yeniden bir krize girdiği görülüyor… CHP, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın istifasını yönetemeyerek CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kamuoyuna mal olan hakaret ve küfürleriyle meseleyi bütün Türkiye’nin tartıştığı bir krize dönüştürdü. CHP aslında parti içi hiziplerin çatışması, altı partili ittifakın dağılması, parti içi sağa açılımın geleceği, ideolojik yenilenme, yönetim ve liderlik konularında çok ciddi bir tartışmadan yeni uzaklaşmıştı… Parti içi muhalefetin bastırılmasıyla CHP, bu konuları zamana yayarak çözebilecek bir fırsat yakalamıştı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Keçiören belediye başkanının istifa sürecini yönetemeyerek bu fırsatı heder edecek bir tartışma ve krizin kapılarını yeniden açtı.
Cumhurbaşkanlığı sisteminin getirdiği %50+1oyu yakalama mecburiyeti, bütün partileri bir ittifaka mecbur ediyor. CHP de ister istemez diğer partilerle ve siyasi görüşlerle bir ittifak kurmak ve uzlaşmak zorunda. Ancak CHP’nin kendi dışındaki parti, görüş ve toplumsal kesimlerle ittifak kurabilmesi, o çevrelere yönelik açılımlar gerçekleştirmesi çok zor… Çünkü CHP ideolojisi çok katı, parti teşkilatı ve sosyolojisinin de kendi dışındaki parti, görüş ve toplumsal kesimlere tahammül düzeyi veya hoşgörüsü çok düşük…
CHP’nin kendi dışındaki siyasi ve toplumsal kesimlerle ittifakı ise bir mecburiyet… Bunu gören CHP genel merkezi, diğer partilerle ittifak kurarak yahut diğer partilerden siyasetçileri aday göstererek kendi dışındaki kesimlere hitap etmeye çalışıyor. Fakat parti ideolojisi, teşkilatı ve parti tabanı bunu içine sindirmekte zorluklar yaşıyor. O yüzden her farklı görüş veya anlaşmazlık, bir anda partiye davet edilen siyasetçilere veya ittifak yapılan partilere yönelik bir nefret nöbetine veya siyasi lince dönüşebiliyor.
Bu sert siyasi kültür ve siyasi dil, sadece CHP dışındaki kesimlere değil, CHP içindeki hiziplere de yönelebiliyor. Son zamanlarda Meral Akşener, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Ümit Özdağ yahut DEM Parti’ye yönelik sert siyasi söylem hatta siyasi linçler müttefiklere yönelik saldırganlığın örnekleri olarak hafızlardaki tazeliğini koruyor… Diğer taraftan Muharrem İnce ve Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik ağır hakaretler de parti içi saldırganlığın örnekleri olarak hatırlanıyor... Ancak bu seferki durum, parti içindeki isimlerin veya trollerin değil, bizzat genel başkanın ağır hakaret ve küfürleriyle başka bir zemine taşındı. Keçiören Belediye Başkanı bu hakaret ve küfürlerin yazılı ve sesli kayıtlarını kamuoyuna takdim etmekten ve dava açmaktan bahsediyor. Buna karşılık CHP Genel Başkanı Özgür Özel bunları yalanlamak veya özür dilemek yerine, siyasette öfke ve hakaret de vardır diyerek tartışmanın odak noktasına yerleşti. Artık tartışma konusu olan Keçiören Belediye Başkanının parti tercihi değil, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in siyaset anlayışı, siyasi dili ve siyasi olgunluğu konuları olacaktır.
CHP yaşadığı her problemde siyasi dilini serleştirerek ve hakaret ederek aşabileceğini düşünen bir siyasi kültüre sahip… Ekrem İmamoğlu’na yönelik yolsuzluk soruşturması ve sonrasındaki parti içi mücadelede Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakına karşı kullandığı sert siyasi söylem hafızalardadır. Bu sertliğin aynı şekilde Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere parti içi muhalefete ve son seçimlerde CHP’nin müttefiki olan partilere de yöneldiği görülmüştü. CHP Keçiören’le sınırlı kalacak bir siyasi tartışmayı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in hakaret ve küfürleriyle Türkiye sathında CHP Genel Başkanının tartışılacağı bir zemine taşıdı… CHP Genel Başkanının bu üslubunun, CHP’nin mecbur olduğu sağa açılmak ve ittifak kurma konusunda partisini çok daha dar bir alana hapsedebilecek öngörülmeyen bir “stratejik hataya” dönüşmesi kuvvetle muhtemel... CHP, Genel Başkan Özgür Özel’in hakaret ve küfürleriyle kurultaylar serisiyle aşıldığı düşünülen yönetim ve liderlik kriziyle yeniden yüzleşmek zorunda kalabilir….
Devamını Oku
06 Şubat 2026 Cuma - 08:41
Devamını Oku
05 Şubat 2026 Perşembe - 08:50
Devamını Oku
04 Şubat 2026 Çarşamba - 08:55