
Ekrem İmamoğlu’nun tutukluğu uzun sürer ve Cumhurbaşkanı adayı olamayacağı kesinleşirse, bu durum CHP içindeki hem parti içi iktidar bloğu içinde hem de parti içi muhalefet bloğunda güç dengelerinin değişmesine yol açması kuvvetle muhtemeldir.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 01 Nisan 2025 Salı - 10:34 | GDH Haber
Ekrem İmamoğlu’nun yolsuzluk ve teröre destek iddialarıyla tutuklanmasından sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığından alınmasıyla başlayan hukuki ve siyasi tartışmalar devam ediyor. Bu yazıda, tartışmalara CHP içindeki taraflar açısından bakmaya çalışalım.
Bu konu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in genel başkanlık yetkisine dayanarak aldığı 6 Nisan 2025’deki CHP’nin Olağanüstü Kurultayı dolayısıyla CHP’nin parti içi dengeleri ve parti içi mücadelesi ehemmiyet kazanıyor.
14/28 Mayıs 2023 seçimlerini CHP ve 6’lı Masanın yenilmesiyle CHP ve muhalefet içinde bir hesaplaşma ve yeniden yapılanma süreci başladı. CHP’nin 38. Olağan Kurultayı CHP içindeki hesaplaşmanın zemini haline geldi.
Aslında 2010’dan bu yana Deniz Baykal’ın FETÖ’nün kaset komplosuyla tasfiye edilmesinden sonra kesintisiz 13 yıl genel başkanlık yapmış Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı kaybedeceğini pek de tahmin edilmiyordu.
Ancak 8 Ekim 2023’deki CHP İstanbul Kurultayını Kemal Kılıçdaroğlu hizbinin kaybetmesi, kamuoyunun dikkatinin 4 Kasım 2024’teki CHP Büyük Kurultayına yönelmesine yol açtı. Nitekim Kemal Kılıçdaroğlu bu kurultayı da kaybetti. Kurultayı İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun lojistik ve liderlik desteğiyle Özgür Özel kazandı.
Kemal Kılıçdaroğlu hizbi, Kurultaylar hakkında şaibe iddialarını dile getirmekle beraber, yaklaşan 31 Mart 2024 yerel seçimleri sebebiyle bu hesaplaşmayı ileri bir tarihe, 1 Nisan 2024 tarihine ertelediler.
Çünkü yeni yönetimin yerel seçimlerde başarılı olmayacağını hesap ediyorlardı. Ancak Özgür Özel’in yeni yönetimi, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde her türlü tahminin ötesinde başarılı oldu.
AK Parti seçmeninin sandığa gitmemesinin de etkisiyle CHP seçimlerden birinci parti olarak çıktı ve tahmin edilmeyen bir çok yerde belediyeleri kazandı. Bu CHP içindeki Kemal Kılıçdaroğlu hizbinin ve parti içi muhalefetin 1 Nisan 2024’te başlatmayı düşündüğü muhalefeti boşa düşürdü.
31 Mart seçimlerinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın %60 oy alarak Ekrem İmamoğlu karşısında Cumhurbaşkanlığı adaylığı bahsinde bir alternatif olarak ortaya çıktığı görüldü.
31 Mart yerel seçimlerinde CHP’nin büyük başarısı Özgür Özel’in önünü açtı, Özel bu seçimden sonra İmamoğlu’nun vekili olmanın ötesinde bir siyasi ağırlık kazandı. Özgür Özel seçimlerden sonra parti içi muhalefeti etkisiz hale getirmiş oldu.
Özel, seçim zaferinden istifade edecek bir siyasi hamle gerçekleştirdi ve “normalleşme” sürecini başlattı. Özgür Özel seçimin galibi olmasına rağmen, kaybedenleri gözeten ve karşı cepheden daha fazla oy almayı hedefleyen bir siyasi nezaket gösterdi. Özgür Özel bayram dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak bir normalleşme sürecini başlattı.
Özgür Özel, Erdoğan ve Bahçeli ile görüşerek siyasi ilişkilerde bir yumuşama sağladı. Bu sayede CHP için önemli olan 28 Şubat darbecilerinden mahkum olan bazı askerlerin Cumhurbaşkanı tarafından affedilmesinin önünü açtı. Özel bu şekilde kendisine CHP dışında bir “siyasi alan” meydana getirerek CHP içinde daha güçlü bir aktör haline geldi.
Bu arada Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP içi muhalefet kurultaylardaki yenilgi ve şaibeleri dile getirmeye devam ettiler. Hem onların katkısı hem de Ekrem İmamoğlu’nun lojistikle tatmin edemediği CHP’liler, belediyelerde yaşanan ihtilaflar, Ekrem İmamoğlu aleyhine iddiaların savcılıklara taşınmasına yol açtı.
Neticede 8 aydır yürüdüğü anlaşılan bir soruşturma neticesinde İmamoğlu ve yakın çalışma arkadaşlarının içine olduğu yolsuzlukta 100, teröre yardımda 7 kişinin gözaltı kararı çıktı.
Ekrem İmamoğlu ve CHP’nin bu soruşturma sürecini önceden haber alarak soruşturmalara karşı bir siyasi mücadeleyi tercih ettikleri bir strateji belirledikleri, CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun ifadesiyle anlaşıldı. Ekrem İmamoğlu soruşturmalara, parti içinde Kemal Kılıçdaroğlu’na ve Cumhurbaşkanlığında rakibi Mansur Yavaş’a karşı “CHP Cumhurbaşkanı adayı” sıfatını alarak mücadele edeceği bir kampanya stratejisi belirledi.
İmamoğlu’nun seçim kampanya danışmanı Necati Özkan, İmamoğlu’nu bir kampanya makinası olarak gördüğünü daha önce defalarca yazmıştı.
İmamoğlu CHP içerisinde adı “önseçim” olarak takdim edilen kampanyanın zemini olacak tek adaylı temayül yoklamasıyla Anadolu gezilerine başlamıştı. Bu kampanya İmamoğlu’na soruşturmaları engelleyemedi ancak İmamoğlu tutuklandıktan sonra sokak eylemleri, medya ve sosyal medya üzerinden de kampanya büyüyerek devam etti.
İmamoğlu’nun tutuklanması ve İBB Başkanlığından alınmasından sonra parti içindeki muhalefet ve Cumhurbaşkanı adayı Mansur Yavaş, şimdilik sindirildi. Bu anlamda İmamoğlu kampanyasının bu ayağı başarılı oldu.
Kampanyanın başarısına rağmen, Ekrem İmamoğlu’nun tutukluğu uzun sürer ve Cumhurbaşkanı adayı olamayacağı kesinleşirse, bu durum CHP içindeki hem parti içi iktidar bloğu içinde hem de parti içi muhalefet bloğunda güç dengelerinin değişmesine yol açması kuvvetle muhtemeldir…
Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla beraber Özgür Özel, 31 Mart seçimlerinden sonra başlattığı normalleşme sürecinin neredeyse 180 derece zıddı bir pozisyonla sertleşmeyi ve kutuplaşmayı esas alan bir siyasi stratejiyi hayata geçirdi.
Çok sert bir siyasi söylem ve CHP’lileri sokağa çağırmasıyla Özgür Özel, Erdoğan karşıtlığı üzerinden CHP tabanının motive edildiği bir radikalleşmeyle CHP tabanının soruşturma iddialarından etkilenmeden kendi etrafında Kurultaya gitmesini temin etmeye çalışıyor.
Bu siyasi iklimin parti içi muhalefet ve delegasyon üzerinde kuracağı baskıyla tek adaylı Cumhurbaşkanı adaylığı için temayül yoklamasına benzer bir “tek genel başkan adaylı kurultay” dizaynı gerçekleştirmek amaçlanıyor. 6 Nisan tarihinde yapılacağı ilan edilen CHP olağanüstü kurultayın bu şartlar altında tamamen Özgür Özel’in ve genel merkezin kontrolünde gerçekleşmesi beklenebilir.
Kurultayın hukuki sebeplerle iptal edilmesi dışında Kemal Kılıçdaroğlu hizbinin alternatif bir aday çıkarması zor görünüyor. Parti meclisi seçimlerinde genel merkezin listesi delinmeye çalışılacaktır.
Parti içi muhalefetin genel başkanlık ve Cumhurbaşkanlığı konusunda Ekrem İmamoğlu’nun olmadığı seçenekleri dile getirmesi dahi zaman alacaktır. Bu ihtimalin konuşulması durumunda ise, artık avantajlı olan genel başkanlık makamındaki Özgür Özel ve onun oluşturduğu genel merkez yönetimi olacaktır.
Kemal Kılıçdaroğlu ile beraber Cumhurbaşkanı adayı olarak görülen Mansur Yavaş da 6 Nisan Kurultayının kaybedenlerinden biri olacaktır. Özgür Özel’in partiye hakim olmasıyla beraber önümüzdeki 3 yıl içinde CHP siyaset stratejisinin yeniden değişmesi hiç de şaşırtıcı olmayacaktır.
Devamını Oku
10 Mart 2026 Salı - 08:28
Devamını Oku
09 Mart 2026 Pazartesi - 10:20
Devamını Oku
07 Mart 2026 Cumartesi - 11:47