
“Donald Trump, ‘anlaşma sanatı’nda usta olduğunu iddia ediyor. Ancak sabırlı müzakereler onun tarzı değil. İran Savaşı ve Hürmüz Boğazı meselesinin aşılmasının Trump’ın tarzıyla halledilmesinin güç olduğu ve ciddi yeteneklere ihtiyaç duyulacağı artık çok aşikar.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 15 Nisan 2026 Çarşamba - 08:11 | GDH Haber
ABD ve İsrail’in saldırısıyla başlayan İran Savaşında ikinci kez müzakere arası verildi. Müzakerelerde birçok konu olmakla beraber Körfez ülkelerinin ve bütün dünyanın odaklandığı konu, Hürmüz Boğazının açılması ve Hürmüz Boğazının geçiş rejiminin ne olacağı… Savaşın siyasi ve stratejik etkilerini bütün dünyaya taşıyan Hürmüz Boğazı meselesi oldu. Geçen hafta İrlanda’da yakıt fiyatlarının yükselmesine yönelik protestolar İrlanda’yı felç etti ve hükümet yolları ve limanları açabilmek için orduyu göreve çağırmak zorunda kaldı. İrlanda Hükümeti yakıta 505 milyon avroluk sübvansiyon desteği verileceğini ilan etti. İrlanda’daki durum bir ilk örnek ama arkası gelecektir ve her hükümet böyle bir desteği açıklayabilecek mali güce sahip değil. Fransa başta olmak üzere birçok ülkede benzeri siyasi istikrarı sarsacak eylemlerin kapıda olduğunu tahmin etmek zor değil.
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, İran Savaşı ve Hürmüz Boğazı dolayısıyla yaşanan problemin dünya petrol üretiminin beşte birini engelleyebileceğini, bunun da tarihteki en büyük enerji problemine yol açabileceği uyarısını yaptı. Tehlikenin 1970’lerdeki petrol krizinin yol açtığı enflasyon, durgunluk ve petrol sınırlamalarının ötesine geçebileceğini söyledi. 1970’lerde Ajda Pekkan’ın Eurovizyona katıldığı Petrol şarkısındaki sözler bir kere daha hükmünü icra edebilir: “Artık dizginlerim senin elinde petrol…” Bu yüzden Hürmüz Boğazı kapalı kaldıkça ve almak için yaşanacak çatışmanın petrol üretim tesislerine ve petrol boru hatlarına verebileceği yeni zararlar hesaba katılırsa bu durum; zamanın İran lehine, ABD’nin aleyhine işlemesi anlamına gelecektir.
Gideon Rachman Financial Times’da “Zaman Neden İran'ın Yanında?” başlıklı yazısında (14 Nisan 2026) enerji krizinin yol açacağı siyasi krizlere işaret ediyor: “Küresel enerji krizi daha yeni başlıyor. Ardından siyasi çalkantılar gelecek.”
ABD’nin diplomatik kabiliyetindeki sınırlara dünkü yazımızda değinmiştik. ABD Başkanı Trump’ın müzakere tarzı da, ABD’ni diplomatik kabiliyetine ayrıca zarar veriyor. Trump’ın Hürmüz’ü abluka altına alma kararının İran’ı ilerideki müzakerelerde daha da güçlendirmesi; enerjiyle başlayacak ekonomik ve siyasi krizler serisine yol açması ihtimal dahilinde…
“Donald Trump, ‘anlaşma sanatı’nda usta olduğunu iddia ediyor. Ancak sabırlı müzakereler onun tarzı değil. İran'la başarısızlıkla sonuçlanan barış görüşmelerinin ardından ABD, abluka ilan ederek gerilimi yeniden tırmandırmaya karar verdi. Bu son taktiğin ters tepeceği muhtemel. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatması, küresel enerji fiyatlarının fırlamasına neden oldu. Ancak Amerikan ablukası zaten petrol ve doğalgaz fiyatlarının daha da yükselmesine yol açıyor. Ayrıca İran'ın Körfez'deki enerji altyapısına saldırarak misilleme yapma riskini de artırıyor. İranlılar bu çatışmada zamanın kendi lehlerine olduğuna inanıyorlar ve muhtemelen haklılar. Hürmüz Boğazı ne kadar uzun süre kapalı kalırsa, ABD ve müttefikleri üzerindeki ekonomik ve siyasi baskı da o kadar artacaktır. Sonuç olarak, barış görüşmeleri yeniden başladığında İran'ın müzakere gücü muhtemelen daha güçlü olacaktır.”
Gideon Rachman İran Savaşı ve Hürmüz Boğazı meselesinin aşılmasının Trump’ın tarzıyla halledilmesinin güç olduğunu ve ciddi yeteneklere ihtiyaç duyulacağını şöyle ifade ediyor:
“Savaşı ve yol açtığı enerji krizini sona erdirmek için yapılacak müzakereler stratejik vizyon, sabır, uzlaşmaları anlama ve ittifaklar kurma yeteneği gerektirecektir.”
Batı dünyası ve ABD kamuoyu, Trump’da bu yeteneklerin olmadığından artık ciddi şekilde endişe ediyor…
Devamını Oku
14 Nisan 2026 Salı - 08:45
Devamını Oku
12 Nisan 2026 Pazar - 09:53
Devamını Oku
11 Nisan 2026 Cumartesi - 10:19