
19.yüzyılda Osmanlı İmparatorluğunda bir çok sorun yaşanmaktadır. Siyasetçi ve idarecilerimiz daha çok tarih okuması lazım, bilhassa da Ahmet Cevdet Paşayı… Eğer vaktiyle okunmuş ve bu dersler çıkarılmış olsa bugün birçok meselemiz çözülür, bir çoğu da bu kadar büyümezdi.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 21 Aralık 2025 Pazar - 08:00 | GDH Haber
Siyasetçi ve idarecilerimiz daha çok tarih okuması lazım, bilhassa da Ahmet Cevdet Paşayı…
19.yüzyılda Osmanlı İmparatorluğunda bir çok sorun yaşanmaktadır. Bu sorunlar, Bosna ve Hersek’de de yaşanmaktadır. Ahmet Cevdet Paşa, bu sorunları çözmek için Bosna islahına memur ediliyor. Cevdet Paşa, Bosna’ya gittiğinde Müslümanlarla gayrimüslimler arasında çatışmalara yol açan çiftlik arazileri meselesiyle karşı karşıya kalıyor... Bakın kendisi nasıl anlatıyor:
Nizamnameler Uygulanmıyor
“Rüşdü Paşa arasıra, Bosna’daki çiftlik meselesini Nizanname çıkararak hallettik, diye iftihar ederdi. Halbuki Hersek’e vardığımda evvela çiftlik gailesine düştük. Nizamnameden bahsettiğimde, gördüm ki, kimsenin nizamnameden haberi yok. Mutasarrıf Paşaya sordum, o hiç işitmemiş. Sordum soruşturdum kimsenin haberi yok. Sonunda muhasebe kaleminde çalışan bir ihtiyar memur, dört sene önce nizamnameler denklerle gelmişti ama o zaman Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa o zaman asayiş işleriyle uğraştığından, nizamnameler depoya kaldırılmış… Aradık, sonunda nizamnameleri bulduk ve görevlilere dağıttık. Böylece çiftlik işleri nizamname çerçevesinde çözülmeye başladı...”
Görüldüğü gibi, Osmanlı merkez bürokrasisi ile taşra bürokrasisi arasında bir iletişim kopukluğu vardır. Merkezden gelen bir nizamname, hiç açılmadan dört yıl depoda bekleyebilmektedir.
Bu kötü bürokrasi, Bosna’dan asker alınması meselesini de çözememiş, hatta bu yüzden isyanlar dahi çıkmıştır. Bakın Cevdet paşa bu meseleyi nasıl hallediyor.
Kavimlere Nasıl Davranılmalı
“Bir kavim ne kadar vahşi olsa ahlak u adabı iktizasınca elbette bir tutamak yeri vardır; oradan tutulup çekilirse gelir. Ters taraftan tutulursa ürküp kaçar. Boşnaklar eshab-ı sebat u metanetden olup onlardan asker alınmak için nice seneler beyhude uğraşılmış. Bu işe memur olanlar hep deveyi kuyruğundan çekmişler, yularından yeden olmamış”
Paşanın sözleri bugünkü idarecilere de yol gösterir mahiyette. Cevdet Paşa önce bölgenin din adamları ve büyüklerini ikna etmiş, daha sonra da gençleri ikna etmek için yollar aramaya başlamıştır. Boşnakların yeşil rengi çok sevdiğini farkeden Paşa, Boşnak askerler için Boşnak yeşilinde bir üniforma hazırlatmıştır. Boşnak gençlerinin düğün masraflarından çektiği sıkıntıları ortadan kaldırmak için düğün merasimlerini yasaklıyor. Böylece Boşnak kızlarının gönlünü fetheden Paşa, Boşnak kızlara Boşnak askerler için türkü yakmalarını sağladı. Bunlardan bir örnek aşağıdadır:
Boşnak Kızların Türküleri
“Hünkar, Müfettiş Efendiye emr etmiş demiş ki,
Paranın gittiğine bakma, altunlaru su gibi akıt
Kızları tezvic et, ta ki gazi yiğitler ve
yeşilli askerler doğursunlar”
Cevdet Paşa bununla da yetinmeyerek, Boşnak gençlerden oluşan bir askeri birliği İstanbul’a götürerek, bunlar içinden bir grubu Saraya muhafız olarak veriyor... Böylece bütün Boşnakların gönlünü fethediyor. Siyasetçi ve idarecilerimiz daha çok tarih okuması lazım, bilhassa da Ahmet Cevdet Paşayı… Eğer vaktiyle okunmuş ve bu dersler çıkarılmış olsa bugün birçok meselemiz çözülür, bir çoğu da bu kadar büyümezdi.
Devamını Oku
01 Nisan 2026 Çarşamba - 10:53
Devamını Oku
31 Mart 2026 Salı - 10:39
Devamını Oku
28 Mart 2026 Cumartesi - 11:42