
Öfke mi, devlet aklı mı? Erdoğan’ın İran mesajındaki derin şifreler: "Siyonist’ten darbe yiyen komşuya oh denmez!" Mezhep kavgasından jeopolitik zorunluluğa; fırtınalı denizde geminin kaptanına kulak verme vakti.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 04 Mart 2026 Çarşamba - 08:11 | GDH Haber
B. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünkü konuşmasını dinlememiş olanlar mutlaka dinlemeli. Erdoğan yaptığı konuşmada Türkiye’nin pozisyonunu açıkça ortaya koyuyor. Bu konuşmayı ve konuşmada verilen mesajları iyice sindirmek zaruridir. Bu kadar kesin beyan ediyoruz bu ihtiyacı; zira Hamaney’in öldürülmesi akabinde kamuoyunda, özellikle muhafazakar camia içinde başlayan tartışma tatsız bir noktaya varmış durumda.
Evet İran rejimi özellikle geçtiğimiz 15 yılda milyonun üzerinde masumun ölümünün ana sorumlusudur. Evet Hamaney’in elinde nice masumun kanı vardı. Evet bu konuda son derece haklı bir öfkemiz var. Evet hakiki mezhepçiliği yapan biz değiliz, bizzat İran rejimi. Lakin Erdoğan bir başka şeyden bahsediyor. Uluslararası hukukun ayaklar altına alındığı, sınır komşumuza karşı dünyanın baş belası tacizde, tecavüzde bulunuyor. Her ne kadar 1639’dan beri barış içinde yaşıyor olsak da İran’la, ülkemiz içinde nice karışıklıklara sebebiyet verdiklerini hatırlıyoruz. Suriye’de karşı karşıya geldiğimizi unutmadık. Fakat hatırladığımız bir diğer hakikat de şudur: Bölgede İsrail’i dengeleyecek bir İran olmazsa, o insanlık nedir bilmeyen devlet kısa zamanda bizim başımıza bela olacak. Ki bana sorarsanız İran rejiminin İsrail’i dengelemek gibi bir hedefi hiçbir zaman olmamıştır. Buna rağmen, rejiminden bağımsız olarak İran bu bölgede İsrail’e karşı durabilecek en ciddi potansiyele sahip ülkedir. Elbette bizden sonra…
Kendimiz için istediğimizi komşularımız için de istiyoruz derken Erdoğan İran halkını kastediyor. Hakikaten bahtsız bir halktır İran halkı. Bir yanda kabus gibi bir rejim, diğer yanda içinden çıkan hainlerin biteviye ihanetleri, 1979’dan beri sürekli devam eden gerilim ve çatışma ortamı, varlık içinde yokluk… Yetmezmiş gibi bir de Allahın belası İsrail. “Kendimiz için istediğimizi komşularımız için de isteriz” derken Erdoğan, terörden arınmış Türkiye’nin sokaklarında, köylerinde, mezralarında hüküm süren sükundan bir parça da İran halkının nasipdar olmasını temenni ediyor oluşumuzdan bahsediyor. Bunun birinci kuralı, İranlı mollalar gibi olmayıp, mezhebi sebebiyle siyonistten darbe yiyen komşuya “oh” dememektir.
Hakikaten kabak tadı verdi İsrail. Amerika’nın vurduğu her kim olursa olsun kabak tadı verdi. Gerçi İran da başka türlü kabak da verdi ama en önemli vazifemiz ehemmi mühime tercih etmek ise eğer, şu süreçte İran düşmanlığını yapmak yapmamamız gereken şeydir. Bana inanmıyorsanız Erdoğan’a kulak verin. Geminin kaptanı bu fırtınalı denizde yine hangi limana yanaşacaksak oraya yanaştıracak bu gemiyi. Kulak vermeli. Kulak vermeli.
Devamını Oku
28 Şubat 2026 Cumartesi - 08:44
Devamını Oku
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:09
Devamını Oku
12 Şubat 2026 Perşembe - 08:37