
Emevîlerden bugüne babadan oğula geçen meşruiyet kavgası... İran halkını bir arada tutan o gizli güç: Rehber mi, Şah mı? Seküler bir cumhuriyetin dolduramayacağı boşluk ve haritanın parçalanma riski. Mezhepçiliği bir kenara bırakıp reel politiğe bakma vakti.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 11 Mart 2026 Çarşamba - 08:45 | GDH Haber
B. Hılafetin Muaviye’den oğlu Yezid’e geçmesine tepki olarak ortaya çıkan bir inanç, imamet adında babadan Oğla aktarılan bir meşruiyete iman etti. Mesele babadan oğula tevarüs sistemini prensip olarak reddetme meselesi değil, hangi babadan hangi oğula aktarılıp aktarılmadığı meselesidir.
Üzerinden 1400 yıl geçtikten sonra bu yaklaşımın halen aynı şekilde muhafaza edildiğini görüyoruz. Prensip olarak babadan oğula devretmeyi reddetmeyenler; hangi babadan hangi oğula neyin devredildiği ile ilgilenmeye devam ediyor. İran Şahının seciyesi bozuk evladı bir şekilde İran’ı babasından tevarüs eden hakla yönetmeye talip olduğunu ortaya koyuyor. Mukabilinde Hamaney’in oğlu Hamaney tahta çıkıyor. Gayet bilinçli şekilde tahta çıkmak diyoruz; zira kaydıhayat şartıyla gelinen böyle bir makamın sunduğu olanaklar pek çok monarşiden daha geniş, daha muktedir.
Siyasal kültür, yöneten-yönetilen ilişkilerinin bütün motiflerinin en önemli belirleyicisidir. İran’ın bir İslam cumhuriyeti olduğuna, teokrasi olduğuna, oligarşik bir düzene sahip olduğuna yönelik nice yoruma denk geldiğimiz şu günlerde İran’ın aslında binlerce yıldır hiç şaşmadan şâhını arayan insanların devleti olduğunu görmeliyiz. Bu İran’ın siyasal kültürüdür. Firdevsî’nin Şahname’sinde anlatılan Rüstem’in harikalığı, kahramanlığı, İran halkının en temel siyasi talebinin kahramanlığıyla ön plana çıkan bir Zaloğlu Rüstem izdüşümü olduğu hakikatini yansıtması bakımından önemlidir. Bu toplum, Siyasal organizasyon kabiliyetini de düşmana karşı direnme kabiliyetini de hep bu “bir figüre olan bağlılık” kültüründe bulur. Bu figürün sıfatı Şah olabilir, imam olabilir, rehber olabilir; fakat bir adı yoktur, anonim bir erktir ve bağlılık anonim şekilde liderliğedir. İran’ın en önemli dinamiği halkının bu anonim liderliğe olan düşkünlüğü ve bağımlılığıdır. Bu bakımdan İran şarklı kavimlerin belki de en şarklısıdır.
Şu günlerde henüz çok muhtemel bir netice gibi görünmese de İran rejiminin değişmesi planları İran’ın haritasının da değişmesi anlamına gelmektedir. Zira İslam inkılabı, anonim liderlik mahiyetinde bir mıknatıs olarak İran halklarının etrafında kümelendiği Şah’ın yerine rehberi koymuş ve İran’ın Siyasal kültürünün en temel talebi olan liderlik rehberde vücut bulmuştur. Yeniden şahlığın inşası mümkün görülmeyen İran’da kurulacak seküler bir cumhuriyet bu mıknatısı nasıl ve kim suretinde cisimleştirecektir? İşte asıl sorulması gereken soru budur. Azerbaycan Türklerinden Belucistan ahalisine, Ahvaz Araplarından Kürtlere irili ufaklı nice halkın etrafında kümelenenceği anonim bir çekim merkezini seküler bir cumhuriyet mümkün kılamaz. Zira motif ya milli yahut dini olmak zorundadır ki, milli bir motif bütün İran halklarını kuş atabilme kabiliyetine sahip olmayacaktır. Şu halde İran’ın önündeki yegane imkan dini liderlik tarafından oluşacak çekim gücüdür. Hele İran şiası gibi adeta milli bir dine sahip olunduğu gerçeği de hesaba katıldığında dini liderliğin olanaklarının olası alternatiflerin hiçbirisinin sunamayacağı bir iktidar alanına sahip olduğu görülür.
Peki böyle bir durumda rejim değişikliği talebi ne anlama gelmektedir? Cevap bence açıktır. Trump‘ın geçtiğimiz günlerde kısaca vurguladı ancak gerisini getirmediği şekilde İran haritasında yaşanacak bir değişim talep edilmektedir. Rejim değişikliği tartışmalarını takip ederken bir yandan sormamız gereken soru böylesi bir değişikliğin ve İran’ın parçalanmasının Türkiye’nin çıkarına olup olmayacağı sorusudur. Bu mesele mezhep taasubuyla anlaşılabilecek bir mesele değildir. Siyasetin icabı reel soruları reel cevaplarla karşılamaktır. Serinkanlı biçimde tespit etmemiz gereken hakikat, İran’da yaşanacak olası bir bölünmenin Türkiye’ye büyük zararlar vereceği hakikatidir.
Devamını Oku
04 Mart 2026 Çarşamba - 08:11
Devamını Oku
28 Şubat 2026 Cumartesi - 08:44
Devamını Oku
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:09