Yeni dünya düzeninde “Avrupa yapısı” yok mu olacak?
Sarsılan endüstriyel temeller, stratejik özerklik, savunma, ittifaklar ve ekonomi. Yeni dünya düzeninde “Avrupa yapısı” yok mu olacak?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 26.02.2026 - 05:09
ABD merkezli önemli yayın organlarından Eurasia Review'de, yeniden şekillenen küresel düzende, Avrupa'nın içerisinde bulundupu sorunların ve stratejik çıkmazının değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
Avrupa'nın uzun süredir sarsılmaz gibi görünen bir güvenlik düzeni içerisinde yaşadığı küresel düzenin hızla değiştiğine dikkat çekilen analizde, ABD'nin Avrupa güvenliğinde eskisi kadar etkin rol almak istemediği, endüstriyel ve ekonomik olarak giderek daha büyük bir krizle yüzleştiği bir ortamda, Avrupa'nın stratejik özerkliğini devam ettiremeyebileceği belirtildi.
Analizde ayrıca; yeni küresel düzende Avrupa'nın ayakta kalmak için atması gerektiği adımlara dair değerlendirmelere yer verildi.
İşte Eurasia Review'de yayınlanan analiz:
Avrupa, uzun süredir sarsılmaz gibi görünen bir güvenlik düzeni altında yaşıyordu. ABD, NATO’nun temeli olarak bir kalkan işlevi görüyordu ve Atlantik ittifakı seçimlerden krizlere, ideolojik fırtınalara rağmen ayakta kaldı.
Ancak bu yapı hala mevcut olsa da, kalıcılık hissi sessizce eridi.
2026 Münih Güvenlik Konferansı’nda Avrupalı liderler, kırılmış bir transatlantik bağ için yas tutmak yerine artık ittifakın koşullara bağlı olduğunu kabul eden bir üslup benimsedi. “Yıkım Altında” teması, yalnızca Ukrayna’nın çektiği acıları değil, Avrupa’nın savaş sonrası stratejik öngörülerinin yavaş yavaş çözülmesini de yansıtıyordu.
Davos ve Grönland şoku
2026 Dünya Ekonomik Forumu’nda (19-23 Ocak, Davos) Trump, Grönland’ı ABD için stratejik bir güvenlik unsuru olarak yeniden gündeme getirdi.
Ada, Avrupa ile Kuzey Amerika arasında kritik bir konuma sahip ve Arktik gözetleme ve erken uyarı sistemlerini destekliyor. Trump’ın sözleri, Avrupa liderleri tarafından sadece müzakere taktiği olarak görülmedi; ittifakın normlarına yönelik sembolik bir kopuş olarak algılandı.
Grönland’ın stratejik önemi açıktır. GIUK (Grönland-İzlanda-Birleşik Krallık) deniz ve hava koridorunun batı ucunu güvence altına alıyor. Pituffik Uzay Üssü, ABD Savunma Bakanlığı’nın (şimdi Savaş Bakanlığı) kuzeydeki en uç tesislerinden biri olarak balistik füze erken uyarı ve uzay gözetleme sistemlerine veri sağlıyor.
Bu sistemler, Kuzey Atlantik’te caydırıcılık ve erken uyarı için hayati öneme sahip.
1951’den beri süregelen anlaşmalar çerçevesinde ABD, NATO müttefikleriyle kolektif savunma düzenlemeleri kapsamında Grönland’da askeri tesisler bulunduruyor. Trump’ın söylemi abartılı olsa da stratejik etkiler taşıyordu: ABD, müttefiklerini birer değişken olarak gördüğünde ittifakın psikolojik sağlamlığı garanti edilemez.
Stratejik kalıcılığın sona ermesi
Soğuk Savaş sonrası dönemde Avrupa güvenliği, Amerikan gücünün yapısal olarak Avrupa savunmasına entegre olduğu sessiz bir varsayıma dayanıyordu. NATO’nun 5. Maddesi sadece bir madde değil, psikolojik bir sabitti.
Ancak Trump yönetimi, yük paylaşımı, savunma harcamaları ve ekonomik karşılıklılık vurgusu ile ittifakı ölçülebilir bir çerçeveye oturttu. Grönland tartışması bu mantığı ittifak psikolojisine taşıdı. Avrupalı liderler mesajı aldı: dayanışma artık varsayılmayacak, değerlendirilecek.
Münih 2026: Farkındalık zamanı
Münih Güvenlik Konferansı, öfke sahnesi olmaktan çok paylaşılan bir hesaplaşma anı haline geldi. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Avrupa ve müttefiklerinin “güç ve büyük güç siyaseti ile karakterize bir döneme adım attığını” belirtti ve kurallara dayalı uluslararası düzenin “orijinal biçimde artık mevcut olmadığını” kabul etti.
Merz, Avrupa’nın kendi kapasitesini güçlendirirken transatlantik ortaklığı daha karşılıklı bir temelde yenilemesi gerektiğini savundu. Ayrıca nükleer caydırıcılık konusunda Fransa ile NATO içinde Avrupa bileşenini güçlendirme üzerine görüşmeler yürütüldüğünü açıkladı.
Olaf Scholz’dan Merz’e geçiş, yalnızca liderlik değişimi değil, stratejik bir hızlanmaydı. Merz, hava savunma sistemlerinin tedarikini hızlandırdı, mühimmat üretimini genişletti, NATO içinde hızlı askeri hareketliliğe öncelik verdi ve nükleer caydırıcılık konularında Avrupa boyutunu tartışmaya açtı.
Bu yaklaşım, Berlin’i kolektif savunmaya katkı sağlayan bir ülke olmaktan öte, Avrupa kabiliyet geliştirmesinin merkezi aktörü haline getirdi.
Sarsılan endüstriyel temel ve stratejik özerklik
Stratejik özerklik artık bir slogan değil, sanayi temelli bir gerçeklik olarak şekilleniyor. Ukrayna savaşı, Avrupa’nın savunma üretiminde eksikliklerini ortaya koydu.
Top mermileri fabrikaların kapasitesinden hızlı tüketildi, lojistik ve bakım eksiklikleri yaşandı ve tedarik zincirleri kırılgan kaldı. Avrupa’nın caydırıcılık için kilit alanlarda üretimi ölçeklendirmesi gerekiyor.
Arktik tartışması, uzayın stratejik önemini de gözler önüne serdi. Modern savunma için uzay tabanlı navigasyon, erken uyarı, güvenli iletişim ve füze izleme sistemleri hayati önemde. Avrupa’nın Galileo sistemi sivil hizmet sağlarken, askeri dayanıklılık için bağımsız, şifreli ve yedekli sistemlere ihtiyaç var. Bağımsız uzay erişimi olmadan stratejik özerklik hâlâ uzak bir hedef.
Doğu Avrupa ülkeleri için NATO garantileri hayati önemde. Avrupa’nın stratejik özerkliği, transatlantik caydırıcılığı desteklemeli, yerine geçmemeli. Ukrayna’daki mücadele, dayanışmanın tek başına caydırıcılığın yerini tutamayacağını gösterdi; kapasite yapısal olmalı.
Avrupa, güvenliğin artık otomatik olarak sağlanamayacağını, bilinçli tercih gerektirdiğini anlamış durumda. Postwar yıllar, Avrupa’ya tarihsel keskinliklerin yumuşadığını düşündürdü; gerçekte güç siyaseti geri döndü. ABD hâlâ en yakın ortak olabilir, ancak ittifak artık güvenlik ağı değil.
Güç olmadan idealler yalnızca baskıyı davet eder. Garantiler çağı sona erdi; sorumluluk çağı başladı.
Kaynak:
NewsweekİLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
Çin ve Almanya arasında güvenilir ortaklık çağrısı
İran’dan ABD’ye füze resti: Trump sahte haberlerin kurbanı oldu!
İsrailli silah firmalarının ambargoya karşı Avrupa'daki yan kuruluşları kullandığı iddia edildi
Newsweek: ABD Venezula'daki başarısını İran'da neden tekrarlayamaz?
DİĞER HABERLER
Newsweek: ABD Venezula'daki başarısını İran'da neden tekrarlayamaz?
Hudson Institute: Trump'ın “güç yoluyla barış” stratejisi İran'da neden çöktü?
The Realist Review: ABD'nin İran saldırısı neden kaçınılmaz?
Middle East Monitor: İsrail Türkiye'yi neden tehlike olarak görüyor?
Foreign Affairs: Trump ABD'nin gücünü nasıl otokrasiye dönüştürüyor?
Arab News: Türkiye'nin Afrika politikasında sert ve yumuşak güç
Middle East Eye: ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığı ve transferler
The New Arab: Oslo'dan günümüze İsrail Batı Şeria'daki ilhakı
The Wall Street Journal: Rejimin çökmesi İran'da nasıl bir tablo ortaya çıkarır?
Newsweek: ABD, İran'da nasıl bir askeri senaryo hazırladı?

