8°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Uzay

‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌

GDH, dünya gündemini yakından takip eden haber platformu.

Gizlilik politikamızı okuyun.

Ana SayfaCanlı GelişmelerHava DurumuGazete ManşetleriİnfografikPodcastGaleriGündemDünyaYerel Haberler
EkonomiSavunmaTeknolojiSporKültür & SanatTarihSağlıkYaşamEğitimYakın Plan
YazarlarCuma HutbeleriDeprem HaritasıBiyografiUzayPozitifTeknofestTelevizyonSeçim
Hakkımızdaİletişim BilgileriKünyeReklam ve İş BirliğiBize Haber GönderGizlilik PolitikasıKullanım KoşullarıÇerez PolitikasıSosyal MedyaKariyer
© 2026 gdh.digital
Bizi Takip Edin:
HEMEN İNDİR
App Store
HEMEN İNDİR
Google Play
8°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

text
text

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Uzay

  • GDH
  • Yakın Plan
  • The National Interest: İran savaşı Arap dünyasını nasıl değiştirecek?

The National Interest: İran savaşı Arap dünyasını nasıl değiştirecek?

ABD'nin Körfez'i koruyaman güvenlik şemsiyesi, ekonomik ilişkiler ve potansiyel ittifaklar. İran savaşı, Arap dünyasını nasıl değiştirecek?

0:00

--:--

Son Güncelleme: 26.03.2026 - 00:40

editor avatar
Adem Kılıç

Editör

Abone Ol

Google News Logo
NSosyal Logo
The National Interest: İran savaşı Arap dünyasını nasıl değiştirecek?

ABD'nin önde gelen yayın organlarından The National Interest'de, artık birinci ayına yaklaşan İran savaşının bölgeyi nasıl etkileyebileceğine dair değerlendirmelerin yapıldığı bir analiz yayınlandı.

Tahran açısından savaşın giderek daha fazla varoluşsal bir hale geldiğine dikkat çekilen analizde, İran'ın savaştan sağ çıksa bile Çin arabuluculuğunda Suudi Arabistan ile normalleşme dahil olmak üzere Arap dünyasıyla yürütülen yumuşama sürecinde ağır darbe alacağı ve bundan sonra bölgenin daha da kritik bir hal alacağı tespiti yapıldı.

Analizde ayrıca; Körfez ülkelerinin Washington ile ekonomik bağlarını riske atmak istememesine rağmen güvenlik konusunda yeni arayışlara girebileceğine dair değerlendirmelere ve öngörülere yer verildi.

İşte The National Interest'de yayınlanan analiz:

İran’ın Arap komşularına yönelik füze saldırıları, bu ülkeleri ABD’ye daha fazla yakınlaştırabileceği gibi Washington’dan uzaklaştırma potansiyeli de taşıyor.

10 Mart’ta Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran’ın Basra Körfezi’ndeki Arap komşularına yönelik İHA ve füze saldırılarıyla büyük bir hata yaptığını ileri sürdü. Hegseth’e göre İran bu saldırılarla gerçek yüzünü ortaya koyuyor ve Arap ülkelerinin Tahran’ı yatıştırarak güvenlik sağlayamayacağını gösteriyor.

Bu görüşe paralel olarak birçok analist de İran’ın saldırılarını stratejik bir hata olarak görüyor ve bunun Körfez ülkelerini ABD ve İsrail’e daha fazla yaklaştıracağını savunuyor.

Körfez’den gelen söylemler de bu algıyla örtüşüyor. 18 Mart’ta BAE Devlet Başkanı danışmanı Enver Gargaş’ın da aralarında bulunduğu üst düzey yetkililer, İran’ın saldırılarının kendilerini ABD ve İsrail’e daha fazla yakınlaştırdığını ifade ediyor.

Ancak bu açıklamanın gerçek bir değerlendirme mi yoksa İran’a verilmiş stratejik bir mesaj mı olduğu net değil.

Buna rağmen İran saldırılarını sürdürüyor. Savaş sonrası dönemde rejim ayakta kalırsa, bu saldırılar İran açısından ciddi stratejik maliyetler üretiyor. Çin arabuluculuğunda Suudi Arabistan ile normalleşme dahil olmak üzere Arap dünyasıyla yürütülen yumuşama süreci ağır darbe alıyor ve ilişkiler uzun süreli bir gerilim hattına giriyor.

Körfez dengeleri ve stratejik ikilem

Bu maliyetler ortadayken İran neden saldırılarına devam ediyor?

Tahran açısından savaş hem varoluşsal hem de asimetrik bir karakter taşıyor. ABD ve İsrail ile doğrudan askerî rekabette dezavantajlı olan İran, ekonomik ve dolaylı araçlara yöneliyor. Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji akışını baskılamak ve Körfez ülkelerini hedef almak bu stratejinin merkezinde yer alıyor.

Bu yaklaşım; enerji piyasalarında şok, yabancı yatırımcı ve iş gücünün bölgeden çıkışı ve dolaylı olarak ABD’ye maliyet yüklenmesi gibi sonuçlar doğuruyor. Ancak bunun bedeli ağır oluyor: İran, Körfez ülkeleriyle yıllar içinde kurduğu diplomatik kazanımları hızla kaybediyor.

Bu noktada kritik soru şu: İran’ın bu saldırıları Arap ülkelerinin ABD ile ilişkilerini nasıl şekillendiriyor?

Birinci senaryoda mevcut düzen korunuyor hatta güçleniyor. İran tehdidinin artması, Körfez ülkelerini ABD güvenlik şemsiyesi altında daha sıkı hizalanmaya itiyor. ABD hâlâ bölgedeki en güçlü askerî aktör olarak caydırıcılık sağlıyor.

Ancak ikinci ve daha karmaşık bir senaryo da öne çıkıyor. Körfez ülkeleri, ABD ile siyasi ve ekonomik ilişkilerini korurken askerî bağımlılıklarını azaltma yoluna gidebiliyor.

Bu yaklaşım, Tahran’a “ABD’nin uzantısı değiliz” mesajı verme ve hedef olmaktan kaçınma arayışı taşıyor.

Bu tercih, İran’ın dolaylı hedefiyle örtüşüyor; ancak Körfez liderleri aynı zamanda ABD’nin kendi itirazlarına rağmen savaşı başlatmış olmasını da dikkate alıyor. Nitekim Katar, Umman, Suudi Arabistan ve Mısır savaş öncesinde Washington’u caydırmaya çalışıyor ancak başarılı olamıyor.

İran ise Körfez ülkelerini açık biçimde ABD-İsrail ekseninin uzantısı olarak görüyor ve hedef alıyor. Örneğin İsrail’in İran’daki Güney Pars sahasına saldırısına karşılık olarak Katar LNG tesislerinin vurulması, ülkenin ihracatının yaklaşık %17’sini kesintiye uğratıyor ve milyarlarca dolarlık kayıp riski doğuruyor.

Bu gelişmeler, Körfez ekonomilerinin temel dayanağı olan istikrar algısını zedeliyor. Dubai gibi merkezlerden yabancıların ayrılmaya başlaması, bazı kayıpların kalıcı olabileceğini gösteriyor.

Yeni güvenlik arayışları

Bu tabloda Körfez ülkeleri için temel soru netleşiyor: ABD ile askerî bağlar güvenlik mi sağlıyor yoksa risk mi üretiyor?

Bu soruya verilecek cevap, bölgenin gelecekteki güvenlik mimarisini belirliyor. Önlerinde üç ana alternatif bulunuyor.

İlk seçenek Çin ve Rusya’ya yönelmek. Ancak bu hem ABD’nin sert tepkisini çekiyor hem de bu ülkelerin askerî sistemlerine dair güven soru işaretleri barındırıyor. Ayrıca Körfez ülkeleri Washington ile ekonomik bağlarını riske atmak istemiyor.

İkinci seçenek, bölgesel iş birliğini derinleştirerek Körfez İşbirliği Konseyi’ni bir tür “Arap NATO’suna” dönüştürmek. Bu daha uygulanabilir bir yol gibi görünüyor ancak tek başına yeterli caydırıcılık sağlamıyor.

Üçüncü seçenek ise daha dengeli bir hat izlemek: Avrupa ülkeleri, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi aktörlerle iş birliğini artırmak. Bu ülkeler askerî kapasite sunabiliyor ve İran ile tamamen karşıt bir pozisyonda olmadıkları için hedef olma riskini de azaltıyor.

En dikkat çekici model ise hibrit yaklaşım olarak öne çıkıyor. Körfez ülkeleri, ABD ile ekonomik ve siyasi ilişkilerini koruyor; askerî bağımlılığı kademeli olarak azaltıyor; bölgesel iş birliğini artırıyor ve üçüncü aktörleri denge unsuru olarak sisteme dahil ediyor.

Sonuç olarak İran savaşı, sadece bir askerî çatışma değil; Körfez’in güvenlik mimarisini yeniden şekillendiren bir kırılma anı oluşturuyor. Savaşın nasıl biteceği belirleyici olacak. Ancak savaş sisi dağıldığında Körfez ülkeleri ya ABD’ye daha fazla yaslanıyor ya da daha dengeli ve çok aktörlü bir güvenlik düzenine yöneliyor.

Kaynak:

The National Interest
Next

GDH Digital NSosyal hesabını takip edebilirsiniz.

Takip Et

etiketler

ABDİranİsrailSavaşİşgalKörfezSavunmaEkonomi

İLGİLİ HABERLER

The National Interest: İran'ın Körfez'e baskı stratejisi başarılı olacak mı?

The National Interest: İran'ın Körfez'e baskı stratejisi başarılı olacak mı?

ABD'de 11 yıl önce çalınan bir köpek ailesine geri döndü

ABD'de 11 yıl önce çalınan bir köpek ailesine geri döndü

ABD'de Trump'a duyulan kamuoyu güveni kritik düzeyde azaldı

ABD'de Trump'a duyulan kamuoyu güveni kritik düzeyde azaldı

Pezeşkiyan'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür

Pezeşkiyan'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür

Buşehr Nükleer Santrali ile ilgili kritik gelişme

Buşehr Nükleer Santrali ile ilgili kritik gelişme

ABD'de ara seçimlerde demokratlar kritik bir zafer elde etti

ABD'de ara seçimlerde demokratlar kritik bir zafer elde etti

ÖNE ÇIKAN KÖŞE YAZISI

Yazar
Taceddin Kutay
[email protected]

Mukayese edilemezlerin mukayesesi

DİĞER HABERLER

The Hill: ABD ve İsrail, İran'a nasıl boyun eğdirecek?

The Hill: ABD ve İsrail, İran'a nasıl boyun eğdirecek?

Newsweek: Trump İran savaşından bir çıkış yolu bulmak zorunda

Newsweek: Trump İran savaşından bir çıkış yolu bulmak zorunda

TIME: Çin neden İran'a savaş sırasında destek vermedi?

TIME: Çin neden İran'a savaş sırasında destek vermedi?

The New Arab: İsrail'in Güney Lübnan'ı 'Gazzeleştirme' planı

The New Arab: İsrail'in Güney Lübnan'ı 'Gazzeleştirme' planı

Brussels Signal: Batı'nın yeni müttefiklik sınavı İran!

Brussels Signal: Batı'nın yeni müttefiklik sınavı İran!

Arab Center DC: İran Savaşı ve Körfez ülkelerinin stratejik sabrı

Arab Center DC: İran Savaşı ve Körfez ülkelerinin stratejik sabrı

Arab News: İran savaşının Türkiye-Güney Kafkasya ilişkilerine olası etkileri

Arab News: İran savaşının Türkiye-Güney Kafkasya ilişkilerine olası etkileri

The National Interest: Üçüncü Körfez Savaşı'nın sonuçları neleri değiştirecek?

The National Interest: Üçüncü Körfez Savaşı'nın sonuçları neleri değiştirecek?

Gulf State Analytics: Hürmüz krizinin küresel etkileri ne olacak?

Gulf State Analytics: Hürmüz krizinin küresel etkileri ne olacak?

The Spectator: İran'daki savaş Çin'i gerçekten zayıflatacak mı?

The Spectator: İran'daki savaş Çin'i gerçekten zayıflatacak mı?

Download GDH App
Download GDH App
Loading Spinner