The Hill: ABD ve İsrail, İran'a nasıl boyun eğdirecek?
Sahadaki gerçeklikler, İran savaşının geleceğine dair hangi mesajları veriyor? ABD ve İsrail, “İran’ı boyun eğmeye zorlamada” gerçekte ne kadar başarılı?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 25.03.2026 - 02:28
ABD'nin önde gelen yayın organlarından The Hill'de, neredeyse birinci ayına girmek üzere olan İran savaşında, ABD ve İsrail'in İran'a neden boyun eğdiremediğine ve savaşın olacağı geleceğinde neler yaşanabileceğine dair değerlendirmelerin yapıldığı bir analiz yayınlandı.
ABD Başkanı Trump'ın sürekli olarak “programın çok ötesindeyiz” ifadelerini kullandığına dikkat çekilen analizde, sahada ise gerçeklerin böyle olmadığı ve İran'da görünen tüm askeri noktaların vurulmasına rağmen İran'a hala boyun eğdirelemediğine dikkat çekildi.
Analizde ayrıca; savaşın nasıl sonuçlanabileceğine dair değerlendirmelere yer verildi.
İşte The Hill'de yayınlanan analiz:
ABD Başkanı Donald Trump Amerikalılara “Operation Epic Fury” operasyonunun “programın çok ilerisinde” olduğunu söylemeye devam ediyor.
Peki; ABD ve İsrail İran’ı boyun eğmeye zorlamada gerçekte ne kadar başarılı?
Askeri olarak en dikkat gelişmelere bakıldığında, şimdiye kadar ABD’li yetkililer, saldırı uçaklarının havada yakıt ikmali için kritik önemdeki beş adet KC-135 tanker uçağının Suudi Arabistan’daki bir hava üssünde vurularak hasar gördüğünü doğruladı.
Bir tanker uçağı da düştü ve mürettebatı hayatını kaybetti. Ayrıca bir F-35’in hasar aldığı ancak üsse güvenli şekilde döndüğü bildirildi. Bunun yanı sıra, üç F-15’in dost ateşi sonucu Kuveyt tarafından düşürüldüğü ve 200’den fazla Amerikan askerinin İran füzeleri ve İHA’ları nedeniyle yaralandığı ya da öldüğü ifade ediliyor.
Dolayısıyla Trump’ın İran donanması ve hava kuvvetlerinin imha edildiği yönündeki açıklamalarına rağmen, Tahran Körfez’de ABD ve yerel müttefiklere karşı füze ve İHA saldırılarını sürdürüyor.
Asıl soru, İran’ın stratejisinin ne olduğu ve bunun işe yarayıp yaramadığı.
Bu aşamada ne buna ne de ABD ve İsrail’in askeri güç kullanımıyla siyasi hedeflerine ulaşıp ulaşamayacağına dair net bir cevap var. Trump’ın İran’ın gaz üretim tesislerine yönelik saldırılar nedeniyle İsrail’i uyardığı da biliniyor. Ancak burada klasik bir ironi söz konusu.
Çelişkili strateji
İran Hürmüz Boğazı’nı kapattı. Yönetim İran petrolüne yönelik yaptırımları kaldırmayı tartışırken, Trump Körfez’den enerji akışının açık tutulması gerektiğini vurguluyor. Zira ABD’de benzin fiyatları varil başına 4 doları aşmıi durumda.
Yani politika açıkça çelişkili. Trump’ın elindeki tek kaldıraç İran’ın enerji altyapısını tehdit etmek. Ancak bunu yapması, enerji maliyetlerini daha da artırarak Kasım seçimlerinde aleyhine dönebilecek bir sonuç yaratıyor.
ABD ve İsrail cephesinden bakıldığında, 7.000’den fazla saldırı gerçekleştirdikten sonra uygun hedef bulmak bir sorun haline gelmiş olmalı.
Enerji altyapısı hedef dışı bırakılmış gibi görünüyor ve İran’ın askeri kapasitesinin büyük bölümü ya yok edildi ya da derin yeraltına gömülü olduğu için erişilemez durumda.
Ayrıca ABD savaş gemilerinin denizde Tomahawk ve diğer füzelerle yeniden silahlandırılması mümkün değilken, bu gemilerin mühimmat ikmali nasıl sağlanacak?
USS Ford’da çıkan yangın sonrası geminin tamir için Girit’e dönmesi ve USS Nimitz’in onun yerini almasının zaman alacak olması da ayrı bir sorun.
ABD Körfez’e bir Deniz Piyadesi Sefer Birliği gönderiyor. Bu birlik en az üç gemiden oluşuyor ve iki çıkarma gemisi ile yaklaşık 2.500 denizci ve deniz piyadesi bulunuyor.
Bu kadar küçük bir gücün, Körfez’den sağlanabilecek hava desteğine rağmen, Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirebileceğini ya da Natanz’daki uranyumu ele geçirebileceğini düşünmek, 1993’te Somali’de bir savaş ağasını yakalama girişiminin 19 ABD askeri ölümü ve 79 yaralıyla sonuçlandığı Mogadişu fiyaskosunu hatırlatıyor.
İran’ın yaklaşımı ve tarihsel hatırlatma
İran’ın, kaybetmeyerek kazanma üzerine kurulu bir strateji izlediği; füze ve İHA kombinasyonuyla Körfez ülkelerini cezalandırırken Boğaz’ı kapatarak ABD üzerinde büyük ekonomik baskı kurduğu savunulabilir.
Ancak bu durumda şu soru ortaya çıkıyor: İran neden ABD ve İsrail’in konvansiyonel güçlerini yıkıcı biçimde hedef almasını engelleyemedi?
Eğer Trump’ın iddiası doğruysa, İran’ın nükleer hedeflerini “yok eden” bombardımanlara karşı tepki vermek için ayları vardı. Buna rağmen hava kuvvetlerini ve donanmasını korumak için aldatma ve örtme yöntemlerine başvurmadı.
Hatırlanacağı üzere, NATO’nun Afganistan’a ve 2003’te Irak’a yönelik ilk saldırıları son derece başarılıydı. Ancak bu operasyonların uzun vadeli sonuçları ABD için tam bir çıkmaz oldu.
Savaşa girmek bazen fazlasıyla kolaydır, ancak savaşları bitirmek oldukça zor.
ABD’nin Vietnam, Afganistan ve 2003 sonrası Irak’ta gördüğü gibi, savaşları bitirme süreçleri asla iyi sonuçlanmıyor ve şimdi Trump için asıl sorun, İran'dan ziyade bu savaşı nasıl bitireceği.
Kaynak:
The HillİLGİLİ HABERLER
The National Interest: Mucteba Hamaney neleri değiştirecek?
İran savaşı petrol piyasasını derinden sarstı
Newsweek: Trump İran savaşından bir çıkış yolu bulmak zorunda
Lübnan İran büyükelçisini istenmeyen kişi ilan etti
İsrail güçleri Batı Şeria’daki El-Halil kentinde evlere baskın düzenledi
Suudi Arabistan ve BAE savaşa katılmaya hazırlanıyor
DİĞER HABERLER
Newsweek: Trump İran savaşından bir çıkış yolu bulmak zorunda
TIME: Çin neden İran'a savaş sırasında destek vermedi?
The New Arab: İsrail'in Güney Lübnan'ı 'Gazzeleştirme' planı
Brussels Signal: Batı'nın yeni müttefiklik sınavı İran!
Arab Center DC: İran Savaşı ve Körfez ülkelerinin stratejik sabrı
Arab News: İran savaşının Türkiye-Güney Kafkasya ilişkilerine olası etkileri
The National Interest: Üçüncü Körfez Savaşı'nın sonuçları neleri değiştirecek?
Gulf State Analytics: Hürmüz krizinin küresel etkileri ne olacak?
The Spectator: İran'daki savaş Çin'i gerçekten zayıflatacak mı?
The Wall Street Journal: Hava gücüyle rejim değişikliği mümkün mü?


